Talat ve Hristofyas'ın, BM Genel Sekreterinin Kıbrıs Özel Temsilcisi Michael Möller'in ara bölgedeki ikametgahında yaptığı görüşme sona erdi.
Liderlerin görüşmesi 3 saat 10 dakika sürdü. Görüşmenin sonunda ortak açıklamayı Möller yaptı, liderler de gazetecilerin sorularını yanıtladı. Liderler görüşmede Lokmacı kapısının teknik olarak hazır olması halinde en kısa sürede açılması konusunda da anlaştı.
Liderler bir sonraki görüşmelerinde, başka kapıların açılmasını da ele alacak. Talat, daha önceki açıklamalarında, çözümün en geç 2008 sonu olması gerektiğini söylediğini, şimdi en kısa zamanda dediğini belirterek, en kısa sürede kapsamlı çözümü hedeflediklerini kaydetti.
Hristofyas da "Umarız iki eski dost olarak bu görüşmelerin sonunda iki düşman haline gelmeyiz" dedi.
Bu arada, 8 Temmuz anlaşmasında öngörüldüğü gibi teknik komiteler ve çalışma gruplarının oluşturulacağını kaydeden Möller, liderlerin gerekirse yeniden bir araya geleceğini ifade etti.
Taraflar bu sabah bir araya geldi
Taraflar, bu sabah BM Genel Sekreteri Kıbrıs Özel Temsilci Michael Möller'in Lefkoşa ara bölgedeki evinde saat 10.00'da bir araya geldi.
Liderler görüşmeye başlamadan önce bir Türk gazetecinin, "İçeride 8 Temmuz Annan planı karışımı bir kahve mi, yoksa Brezilya kahvesi mi içeceksiniz" diye sorması üzerine Hristofyas, "İçeride Kıbrıs kahvesi içeceklerini" söyledi.
Görüşmede, KKTC Cumhurbaşkanı Talat'a BM ve AB ile Müzakerelerden Sorumlu Özel Temsilcisi Özdil Nami, Hristofyas'a başkanlık komiseri Yorgos Yakovu eşlik etti.
8 Temmuz Anlaşması
KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat ve dönemin Rum yönetimi lideri Tasos Papadopulos, BM Genel Sekreteri'nin eski yardımcısı İbrahim Gambari'nin başkanlığında 8 Temmuz 2006'da Lefkoşa ara bölgede yaptıkları görüşmede, "kararlar" ve "ilkeler" anlaşması yapmıştı.
8 Temmuz Anlaşması veya "Gambari Süreci" olarak da bilinen anlaşma, iki taraf arasındaki gündelik sorunların görüşülerek halledilmesi için teknik komiteler kurulmasını, Kıbrıs sorununun özüne ilişkin konuların ele alınması için de çalışma grupları oluşturulmasını öngörüyordu.
Papadopulos'un, Kıbrıs sorununun çözümünü zamana yayma taktiği nedeniyle 8 Temmuz Anlaşması uygulamaya geçirilmedi.
Görüşmeler 4 yıldır tıkalı
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ve Rum kesimi tarafları "bu kez çözüm şart" dese de Talat-Hristofyas buluşmasının 4 yıldır tıkanan görüşmeleri yeni bir döneme taşıyacağını söylemek zor. Zira, Kıbrıs adı neredeyse çözümsüzlükle eşanlamlı.
Kıbrıs, Rumların 1960 Anayasası'nı ihlalleri ve 1974'teki barış harekatından bu yana çözülemeyen bir sorun.
Ada'daki son barış girişimi Birleşmiş Milletler sponsorluğunda 2002'de başlamış, 24 Nisan 2004'teki referandumda Rumların Annan Planı'na "hayır" demesiyle son bulmuştu.
Eski Birleşmeş Milletler Genel Sekreteri Kofi Annan'ın 'Birleşik Kıbrıs Cumhuriyeti' kurulmasını öngören planının ana hatları şöyleydi:
* İki kurucu devlet ortak bir devlet oluşturacak
* Tek bayrak, tek milli marş ve tek yurttaşlık olacak
* Sembolik dönüşümlü devlet başkanlığı olacak
* Ada büyük ölçüde silahsızlandırılacak
* Garantör devletler olarak Ada'da bulunan Yunanistan ve Türkiye'nin askeri güçleri minimum seviyeye indirilecek
Rumlar planı reddetmişti
Plana Kıbrıslı Türkler yüzde 64 oranında "evet" demiş, Rumların yüzde 75'i ise planı reddetmişti. Böylece tıkanan çözüm sürecini Rum tarafının 1 Mayıs 2004'te Avrupa Birliği'ne katılımı izledi.
Plana "evet" diyen Türk tarafına ise izolasyonların kaldırılacağı sözü verildi. Ancak bu sözler tutulmadı, artık AB üyesi olan Kıbrıs Rum kesimi Türkiye'nin AB üyeliği önüne de bir engel olarak çıktı.
Ada'da, referandumdan sonra donan süreci canlandırmak için girişimler de sonuçsuz kaldı. En dikkat çekici adım BM Özel Temsilcisi İbrahim Gambari'nin girişimi oldu.
8 Temmuz 2006'da yapılan Talat-Papadopulos görüşmesinde iki lider "Kıbrıs sorunu bu şekilde devam edemez" dedi.
Zirvede Türk tarafının talebi olarak, "kaçak göç ve kuş gribi gibi gündelik konularda işbirliğini kolaylaştıracak komiteler kurulması", Rum tarafının talebi olarak ise "Kıbrıs sorununu ilgilendiren konuların ele alınacağı teknik komiteler oluşturulması" kararları alındı.
Ancak 8 Temmuz belgesi de hayata geçirilemedi. Talat ve Papadopulos bir daha masaya oturmadı.






