Direnişi desteklemek vazifemiz
Bu sebeplerden dolayı direniş hareketlerini medyasal, siyasi yönden desteklemeyi Iraklı Müslüman Alimler Heyeti olarak kendilerine bir borç ve vazife bildiklerini kaydeden Fayda, bu tavırlarından dolayı da ağır bedeller ödediklerini belirtti.
Direniş grupları üzerine heyetin olumlu etkisi olduğunu vurgulayan Fayda, heyetin bazı direniş gruplarının ölçüsüzce davranışlarda bulunmaları halinde uyarı ve nasihat görevini de ifa ederek önemli hizmetlerde bulunduklarını belirtti.
ABD’nin çekilmesi değil, varlığı krize neden olur
El-Kaide ile aralarında irtibatın olduğu yönünde gayretlerin boşa çıktığını, çünkü böyle bir irtibatın olmadığını kaydeden Fayda, “El-Kaide ile bizleri irtibatlandırmakla aslında direnişi ve direnişi destekleyen Irak halkı ‘terör’ kategorisine koymak isteniyor. Böylelikle direnişe insafsızca baskılar ve kıyımları yapabilecekler, amaçları bu. El-Kaide, orada burada küçük gruplar halinde dünyanın her yerinde var. Bunlar genel teâmüle karşı çıkan Hariciler gibi bir tavır sergiliyorlar. Bunları engelleyemesek de aynı tavırda da birleşmiyoruz.”
Direnişin işgale uğrayan halkların kanuni hakları olduğu gibi Iraklıların da en tabii hakkı olduğunu söyleyen Fayda, ancak bu haklarını kullanma isteklerinin kendilerine işgalciler tarafından çok ağır şekilde ödetildiğinin altını çizdi. Fayda, heyet mensuplarının da birçoklarının da tutuklanma gibi en basitinden en şiddetlisine kadar çeşitli baskılara maruz kaldıklarını söyledi.
ABD’nin çekilmesi halinde İran’ın Irak’ı karıştıracağı beklentisini taşıyanların çok olduğunu söyledikten sonra Fayda, İran’ın da Irak’ın içişlerine müdahale ederek Amerika’nın yaptığının benzeri bir yol takip etmemesi gerektiğinin altını çizdi.
Fayda direnişin terör eylemi olmadığını ve heyet olarak da ne terörü beslemelerinin ne de teşvik etmelerinin söz konusu olmadığını belirterek, yaşanan bu son dönemde El-Kaide ilişkisi uydurma bahanesiyle Irak direnişine son verilmek istendiğine dikkat çekti.






