Genellikle pirinç pilavı ile birlikte yenen milli yemeğimiz “kuru fasulye”nin fiyatı ise geçen yılın Nisan ayına göre yüzde 97 artış gösterdi. Kuru fasulyenin bir yıl önce 1.65 YTL olan fiyatı şimdi 3.25 YTL. “Aşurelik buğday”ın fiyatı yüzde 84, “barbunya”nın fiyatı yüzde 70, “şehriye”nin fiyatı yüzde 52, kuru fasulye gibi milli yemeklerimiz arasında bulunan “nohut”un fiyatı yüzde 50 zamlandı.
Zam şampiyonluğunda kerevizi yüzde 250 ile “can eriği” ve yüzde 180 ile “limon” izledi. Geçen yıl filesi 1 YTL olan limon, şimdi 2.8 YTL’den satılıyor. Fiyatı bir yılda 1.2 YTL’den 3 YTL’ye çıkan “ayva”daki enflasyon ise yüzde 150... Geçtiğimiz yıl Nisan ayında kilosu 1.5 YTL’den satılan “dolmalık biber”in fiyatı 2008 Nisan ayında 3.7 YTL oldu. Artış oranı yüzde 147.
“Domates” son bir yılda yüzde 115, ıspanak, pırasa ve turp yüzde 100, kabak yüzde 88, beyaz lahana yüzde 71, taze fasulye ve elma yüzde 67, pazı, patates ve çilek yüzde 50, soğan yüzde 44, semizotu yüzde 43, kivi yüzde 34 oranında zamlandı.
Kahvaltının alternatifi olan “simit” de bir yılda yüzde 25 oranında zamlandı. Simit fiyatlarının daha da artması bekleniyor.
Türk ailesinin temel gıda maddelerinin başında gelen ekmeğe de kısa bir süre sonra zam gelmesi bekleniyor.
Yağ fiyatlarındaki artışlar da resmi enfasyon rakamlarını geride bıraktı. Nisan 2007-Nisan 2008 döneminde, ayçiçek yağı yüzde 115, mısırözü yağı yüzde 110, margarin yüzde 72, tereyağı yüzde 46 zam gördü. Aynı dönemde “tuz”un fiyatı yüzde 95, “salça“nın fiyatı yüzde 35 arttı. “Un” fiyatları yüzde 53 artarken, “yoğurt” fiyatındaki artış oranı ise yüzde 25 oldu.
Bir yılda elektriğin birim fiyatı yüzde 27, suyun birim fiyatı yüzde 12, kömür yüzde 18 oranında zamlandı. Elektriğin birim fiyatı Nisan 2007’de 2.16 YTL iken Nisan 2008’de 2.75 YTL’ye, aynı dönemde suyun birim fiyatı 4.79 YTL’den 5.35 YTL’ye çıktı.
Tarımda üretimin gerilediğini, tarım arazilerinin boş kaldığını belirten Aygün, şöyle dedi:
“IMF’nin ve Dünya Bankası’nın isteğiyle tarımda destekleme kaldırıldı. Desteklenen ürün sayısı miktarı azaltıldı. Arazisini eksin ekmesin çiftçiye doğrudan gelir desteği ödemesi yapıldı. Ucuz kredi desteği kaldırıldı. Gübre ve diğer girdilerde destek azaltıldı. Bu politikalar yüzünden Türkiye gıda krizi yaşıyor. Anadolu artık kendini besleyemez hale geldi.”
Gıda krizi nedeniyle fiyatların arttığını, bundan da en çok dar gelirlilerin etkilendiğini belirten Aygün, “Enflasyon canavarı, fakirin sofrasından kalkmıyor” dedi.






