Ramazan ayında iftara yetişme telaşı ve sahur sonrasında trafiğe çıkan sürücülerin oluşturduğu yoğunluk, özellikle büyük şehirlerde dikkat çekici şekilde artış gösteriyor.
Özellikle akşam saatlerinde iftara yetişme isteğinin oluşturduğu acelecilik ve gün boyu süren açlık ile susuzluğun neden olduğu dalgınlık, trafik kazalarına zemin hazırlayabiliyor. Uzmanlara göre bu saat dilimlerinde sürücülerin refleksleri zayıflayabiliyor, odaklanma süresi kısalabiliyor ve risk algısı düşebiliyor.
İleri Sürüş Uzmanı Ramazan Ceylan, açlık ve susuzluğa bağlı olarak kan şekerinde düşüş yaşanabileceğine dikkat çekerek, bunun sürüş performansını doğrudan etkileyebileceğini vurguladı. Ceylan, bu süreçte sürücülerin daha temkinli, kontrollü ve bilinçli hareket etmeleri gerektiğini belirtti.
Sürücülere öncelikli tavsiyelerinin sabırlı olmak olduğunu ifade eden Ceylan, trafikte karşılıklı saygı ve anlayışın önemine dikkat çekti. Cep telefonu kullanımından kaçınılması, hız sınırlarına uyulması ve trafik işaret ile kurallarına titizlikle riayet edilmesi gerektiğini hatırlatan Ceylan, özellikle iftar saatine yakın zamanlarda daha sakin ve planlı hareket edilmesinin olası kazaların önüne geçebileceğini kaydetti.
Uzmanlar, Ramazan ayında trafikte güvenliğin sağlanabilmesi için bireysel sorumluluk bilinciyle hareket edilmesi gerektiğini vurguluyor.







