2026-2035 dönemini kapsayan “Aile ve Nüfus On Yılı” Genelgesi, yayımlanarak yürürlüğe girdi. Genelgede, aile kurumunun güçlendirilmesi ve Türkiye’nin nüfus yapısının korunmasına yönelik uzun vadeli politikaların hayata geçirileceği belirtildi.
Aile: Toplumun İlk Temeli
Ailenin insan için en korunaklı çatı ve ilk eğitim yeri olduğu; merhamet, şefkat, empati, sevgi ve kardeşliğin ilk olarak ailede öğrenildiği dile getirildi. Aile güçlü olduğunda birey ve toplumun da güçlü olacağı; zayıfladığında ise toplumun zarar göreceği ifade edildi.
Aileye verilen önemin bireyi değersizleştirdiği yönündeki eleştirilerin gerçeği yansıtmadığı; aileyi koruma ve güçlendirme çalışmalarının doğruluğunun zamanla daha iyi anlaşılacağı belirtildi.
Evlilik yaşının yükseldiği, boşanma oranlarının arttığı ve buna bağlı olarak doğurganlık hızının düştüğü; verilerin dikkat çekici olduğu ifade edildi.
Veriler alarm veriyor
Doğurganlık hızının 2017 den itibaren nüfusun yenilenme seviyesi olan 2,1'in altına düştüğü, yaşlı nüfus oranının 2025 itibarıyla yüzde 11,1'e yükseldiği ve kırsalda yaşlı nüfusun çocuk nüfusu geçtigi bilgisi paylaşıldı.
Vizyon belgesi kapsamında kamu kurum ve kuruluşlarının aileyi koruyucu ve nüfus politikalarını destekleyici yaklaşımlarla hareket etmesi öngörülüyor. Evliliğin teşvik edilmesi, çok çocuklu aile yapısının desteklenmesi, gençlerin evliliğe yönlendirilmesi ve kuşaklar arası dayanışmayı artıracak sosyal politikaların geliştirilmesi hedefleniyor.
Ayrıca her yıl mayıs ayının son haftasının “Milli Aile Haftası” olarak kutlanacağı ifade edilirken; dijital bağımlılıklar, aile yapısını olumsuz etkileyen unsurlar ve demografik değişimlere karşı bütüncül politikaların uygulanacağı vurgulandı.







