İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0507:3808:2312:5315:3817:5719:25
Kabe

Başörtüsü hukuken SERBEST!

Güncel
|

Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’in “Başörtüsünün kamusal alanda serbest bırakılması imkansızdır” şeklindeki açıklamasına tepkiler sürüyor.

Anayasa Hukuku Profesörü Prof. Dr. Mustafa Kamalak, şu anda hukuki olarak başörtüsünü yasaklayan bir maddenin bulunmadığını ifade ederek, “Bugün başörtüsünü yasaklayan bir madde yok. Cumhurbaşkanı Sezer de Anayasa Mahkemesi üyesi iken bunu açıkça ifade etmiştir” dedi. SEZER’DEN BÜYÜK ÇELİŞKİ Anayasa Hukukçusu Prof. Dr. Mustafa Kamalak, Sezer’in düştüğü çelişkiyi şu ifadelerle açıkladı: “Kılık kıyafet serbesttir hükmünü içeren ek 17. Madde; 2547. Sayılı Kanuna 3670 Sayılı Kanunla 25 Ekim 1990 tarihinde eklenmiştir. Dönemin anamuhalefet partisi SHP Anayasa Mahkemesi’ne dava açarak başörtüsünü serbest bırakan ek 17. Maddenin iptalini istediğinde, SHP’nin bu talebi Anayasa Mahkemesi tarafından reddedilmiştir. O dönemde Anayasa Mahkemesi üyesi olan Ahmet Necdet Sezer, itiraz şerhi koyarak, “Eğer bu madde Anayasa Mahkemesi tarafından reddedilmez ise üniversitelere başörtülü, hatta çarşaflı olarak dahi girilebilecektir. Dolayısı ile ek 17. Madde iptal edilmelidir” demiştir.” POLEMİK YERİNE HUKUK Yargıtay eski Başkanı Doç. Dr. Sami Selçuk da, mahkemelerin yorumundan çok verdiği kararın önemli olduğunu belirterek, Anayasa Mahkemesi’nin verdiği kararı hatırlattı. Selçuk, “Bu çok basit çözülecek konu bu kadar abartılmamalı. Bu konuda Cumhurbaşkanı ile polemik yerine hukuki boyuta bakmak gerekiyor” diye konuştu. ATATÜRK diyor ki; Takvimden, Medeni Kanuna, şapka inkılabından medreselerin kapatılmasına kadar pekçok konuda devrim yapan Mustafa Kemal’in başörtüsünü yasaklayan hiçbir girişimde bulunmaması ise yasağın kaynağına gerekçe gösterilen Atatürkçülük kılıfında tutarsızlık gösteriyor. Mustafa Kemal, 21 Mart 1923 tarihinde Konya’da bakın ne diyor; “Eğer kadınlarımız şeriatın tavsiye, dinin emrettiği bir kıyafetle faziletin gerektirdiği bir hareketle cemiyete katılırlarsa bu hali emin olunuz milletin en mutaassıbı (tutucusu) bile takdir etmekten kendini alamaz. Hiçbir millet aynen diğer bir milletin taklitçisi olmamalıdır. Bunun sonucu sadece hüsrandır” MİLLİ GAZETE - 26.11.2002
AKRA