Türkiye'nin dış ticaret açığında da hidrokarbon ithalatının önemli bir yer tuttuğuna dikkati çeken Tüzmen, "Bu nedenle, petrolün varil fiyatının son dönemlerde 140 dolardan 100 dolara kadar düşmesi olumlu bir gelişme. Ancak petroldeki fiyat düşüşü Türk müteahhitlik hizmetlerine talebi frenledi" dedi.
Tüzmen, yüksek fiyatlı petrol satıldığı dönemde petrol zengini ülkelerde altyapı ve üst yapı faaliyetlerinde oluşan talebi dikkate alarak dezavantajları avantaja çevirmeyi öğrendiklerini ifade ederek, "Yani tehdit unsurunu fırsat unsuru yaptık. Geliri yükselen ülkelerin Türkiye'den aldıkları mal ve hizmetler arttı. Bu ülkelerde Türk müteahhitlik sektörü önemli oranda iş yaptı. Ancak, son dönemlerde Türk müteahhitlik sektörüne talepte, düşen petrol fiyatlarına paralel daralma gözleniyor. Petrol fiyatlarındaki bu tür hareketlere göre dezavantajları avantaja çevirmeye devam edeceğiz" diye konuştu.
Dünyadaki gelişmeler
Tüzmen, sektörel büyümelere bakıldığında dünya istatistiklerinde ve Avrupa Birliği ülkeleri ile ABD'de büyük bir gerileme gözlendiğini belirterek, "Daha krizin dörtte birini geçtik, dalga dalga geliyor, dört üçü geride. Büyüme hızı dünyada düşerken Türkiye'yi de etkiledi. Sanayi büyüme endeksinde de büyüme hızı geçmişe göre düşük. Yüzde 7'lerden yüzde 4,5'lardan indi. Geçiş döneminde bunların yaşanması normal" dedi.
Tüzmen, Bankalar Birliği Başkanı ve İş Bankası Genel Müdürü Ersin Özince'nin vergi yüküyle ilgili sözlerini değerlendirirken de, "Vergi indirimleri gerçekten önemli, ciddi bir destek sağlar ancak, burada ülkenin gelir gider dengelerine iyi bakmak lazım. Denk bütçeyi oluştururken biz bunları dikkate alıyoruz. Şu ana kadar epeyce çalışma yapıldı ancak, öyle kolay değil vergi indirimleri. Söylemesi kolay ancak yapması zor" şeklinde konuştu.







