Bardakoğlu, ekonomik krizle ilgili ilahi bir çözüm olasılığı olup olmadığını sorması üzerine, ekonomik krizin çözümünün yine kendi alanında aranması ve bulunması gerektiğini söyledi. “Biz ahlak ve maneviyatın gelişmesiyle dünyanın bütün sorunlarının çözüleceği gibi bir iddiaya sahip değiliz” diyen Bardakoğlu, bir yerde ekonomik kriz, bir yerde şehirleşme, bir yerde siyasal katılımın olmayışı varsa; bunların kendi alanlarında çözülmesi gerektiğini söyledi. Bardakoğlu, şunları kaydetti: “Ancak bir din insanı, dindar biri ve din bilgini olarak şunu söyleyebilirim; Allah dünyayı üzerinde yürümemiz, üzerinde olmamız için yarattı. Ama insanoğlu, dünyayı iyi algılayamazsa, madde ve dünya peşinde koşmayı yaratılışın tek amacı olarak görmeye başlarsa dünyanın üzerinde olmaz, dünyanın altında kalır. Bu itibarla, büyük sermaye şirketlerinin, uluslararası şirketlerin, gökdelenlerde oturup, yolda yürüyenleri karınca gibi görüp, bütün dünyaya hükmeden sermayenin çok karlı olması, karını ikiye katlaması da, zarar içinde olması da bizim değerlendirmelerimizi değiştirmez. Gönlümüz ister ki, insanlık biraz da Allah’ın seçkin bir varlık olarak yaratmasını algılayıp, maddeyi ve dünyayı aşan daha yüce hedeflere doğru yürümelidir. Bunu bir ilahi ceza olarak algılamak yerine, insanoğlunun kurduğu maddi unsurlar ve aşırı dünyevileşme üzerine kurduğu sistemin zaman zaman kendini cezalandırması olarak, yani insanın kendi eliyle ürettiklerinin kendine dönmesi olarak görebiliriz. Bizim görevimiz, insanoğluna yaşadığı dünyada maddi çıkar, hırs, bencillik, ihtiras gibi küçük hedefler yerine insanın büyük hedefleri olduğunu sürekli hatırlatmak ve büyük hedeflere koşabildiği sürece elindekini paylaşabildiği sürece, ‘ne pahasına olursa olsun benim olsun, daha çok olsun’ demek yerine, sahip olduğu şeyleri diğerleriyle paylaştığı sürece bu sorunlar belli bir ölçüde azalacaktır. Bu alandaki sorunlar kendi alanı içinde çözülecektir. Ama biz insanlığa sürekli dini manevi, ahlaki uyarıyı yapmak zorundayız. Kur’an-ı Kerim’in bir sorusu vardır. ‘Nereye koşuyorsunuz?’ insanlar nereye koştuğunu ve yaratılışlarının gerçek amacının ne olduğunu zaman zaman durup sorgulamak ve doğru cevabı aramak ve bulmak zorundadır. Bunu yapmaz da önündeki küçük menfaatler peşinde koşmaya başlarsa kurduğu sistem her zaman ayağına pranga olacaktır”.
MİLLİ GAZETE 14 EKİM 2008 SALI






