İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0507:3808:2312:5315:3817:5719:25
Kabe

İsrail'in ipliği pazara çıkıyor

İsrail'in ipliği pazara çıkıyor
Dünya
|

Ortadoğu'nun tek nükleer silahlı gücü İsrail'in 1975'lerde ırkçı Güney Afrika rejimine nükleer silah satma girişiminin belgeleri ortaya saçıldı. Olayın ABD, nükleer programı yüzünden İran'ı 'güvenilmez' ilan etmişken patlaması dikkatleri İsrail'e çevirdi

Ortadoğu'nun tek nükleer silahlı gücü İsrail'in 1975'lerde ırkçı Güney Afrika rejimine nükleer silah satma girişiminin belgeleri ortaya saçıldı. Olayın ABD, nükleer programı yüzünden İran'ı 'güvenilmez' ilan etmişken patlaması dikkatleri İsrail'e çevirdi

ABD yönetimi dünyanın ilgisini İran’ın nükleer programına toplamaya çalışırken, Ortadoğu’nun tek nükleer silahlı gücü olup da kimsenin hesap sormadığı İsrail etrafındaki nükleer tartışma alevleneceğe benzer. Washington, İran’ın nükleer programını ‘sorumlu bir ülke olmadığı için’ sorgularken, dün dünya medyasının gündemine İsrail’i sorgulatan bir haber düştü. Guardian gazetesi İsrail’in 1975’te Güney Afrika’daki Apartheid (ırkçı) rejimine nükleer silah satmayı teklif ettiğine dair belgeler yayımladı. İsrail Cumhurbaşkanı Şimon Peres haberi derhal yalanlasa da gazetenin bastığı bir belgede dönemin Güney Afrika Savunma Bakanı PW Botha ile İsrail Savunma Bakanı Peres’in imzaları net şekilde gözüküyor. Buna göre iki ülke arasındaki çok gizli görüşmelerde İsrail’den nükleer füze isteyen Botha, Peres’den olumlu yanıt almış. Botha ile Peres’in imzaladığı geniş çaplı askeri işbirliği anlaşması da, nükleer silah anlaşmasının varlığının gizli kalmasına yönelik madde içeriyormuş.

NPT’ye taraf bile değiller

Amerikalı akademisyen Sasha Polakow-Suransky, bu hafta yayımlanan İsrail ile Apartheid rejimi arasındaki gizli ittifakı konu alan kitabı için yürüttüğü araştırmalarda gizli belgelere ulaştı. Bu, tam da BM’de Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Anlaşması’nın (NPT) gözden geçirildiği ve dikkatlerin NPT’ye taraf olmayı reddederek nükleer programını tümüyle denetim dışı tutan İsrail’e çevrildiği döneme denk geldi. Polakow-Suransky, belgeleri talep etmesi üzerine, İsrail savunma bakanlığının Güney Afrika’nın bugünkü demokratik yönetiminin belgelerin gizliliğini, özellikle de imza ve tarih konusunda, kaldırmasını durdurmaya çalıştığını, ancak Güney Afrikalıların baskıyı umursamayıp sadece birkaç satırı çizerek belgeleri kendisine verdiğini anlattı.

Nükleer silah konusunda ‘muğlaklık politikası’ güden İsrail, diğer ülkelerle ikili ilişkilerinde “Nükleer silah sahibi olsam bile, sorumlu bir gücüm, silahları kötüye kullanmam. Ama İran gibi ülkelere güven olmaz” savını ortaya sürüyor. Gelgelelim Guardian’ın haberi, İsrail’in nükleer silah sahibi olduğunu kanıtlayan ilk resmi belgeyi sunarken, gelmiş geçmiş en kanlı rejimlerden birine nükleer silah teslim etmeye kalkıştığını da gözler önüne seriyor.

Polakow-Suransky’nin ‘The Unspoken Alliance: İsrail’s secret alliance with Aparteid South Africa’ (Gizli İttifak) kitabı, belgelere dayanarak, süreci şöyle aktarıyor: Apartheid ordusu nükleer füzeleri komşu ülkelere karşı caydırıcılık ve olası saldırı için istemiş. İki taraf 31 Mart 1975’de buluşmuş. İsrailli yetkililer, 500 km. menzilli, nükleer kapasiteli balistik füze Eriha 1’i Güney Afrika’ya satmayı resmen önermiş. Görüşmede hazır bulunan Güney Afrika Genelkurmay Başkanı RF Armstrong, nükleer savaş başlığı donanımlı olmaları halinde Erihaları almanın ülke çıkarına olacağına dair derhal çok gizli iç yazışmada bulunmuş. Ancak Güney Afrika o sırada nükleer silah üretecek teknolojiye sahip olmadığından, 4 Haziran’daki görüşmede Botha ‘doğru taşıma kapasitesi’ talep etmiş, Peres de konvansiyonel, kimyasal ve nükleer savaş başlıklarına atıfla ‘üç boyutta’ vermeyi vaat etmiş. Botha, teşekkür edip danışmalarda bulunacağını söylemiş.

İsrail yardımıyla nükleerleştiler

Güney Afrika konvansiyonel ve kimyasal başlık üretebildiğinden sadece nükleer başlığa ihtiyaç duyuyordu. Ancak hem nükleer başlıklar çok pahalıya geldiğinden hem de anlaşmaya İsrail Başbakanı İzak Rabin’in onayı garanti olmadığından, Botha pazarlıklarda daha ileri gitmedi. Sonuçta İsrail’in de yardımıyla Güney Afrika kendi nükleer silahlarını geliştirdi ve İsrail’e nükleer silah için gerekli olan ‘sarı pasta’ lakaplı katı uranyumu sağladı. İsrail’in Güney Afrika’ya nükleer başlıklı sekiz Eriha füzesi satmasına yönelik bir anlaşmayı, 1983’te Sovyetlere casusluktan hapse atılmış eski Güney Afrika donanma komutanı Dieter Gerhardt da doğruluyor. İsrail’in nükleer silah programı ilk kez 1986’da Dimona nükleer tesisinde çalışan teknisyen Mordehay Vanunu tarafından Sunday Times’a ifşa edilmişti.

Peres’in sözcüsü, haberi ‘temelsiz’ diye niteleyip, böyle görüşmelerin hiç yapılmadığını savundu ve Guardian’ın Peres’in görüşünü almamasını eleştirdi.

RADİKAL / 25 MAYIS 2010

AKRA