İran İslam Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Ramin Mihmanperest, İran, Türkiye ve Brezilya arasında imzalanan uranyum takası anlaşmasına ilişkin, ''Biz bu deklarasyonun imzalanmasını çok büyük bir başarı olarak görüyoruz'' dedi.
Mihmanperest, İran'ın İstanbul Başkonsolosluğunda düzenlediği basın toplantısında, ülkesindeki nükleer faaliyet ve takas anlaşmasından sonra İran'ın beklentilerine ilişkin bilgi verdi.
Bağımsız ve özgürlüğü inanan tüm ülkelerin nükleer silahlardan arınmış bir dünyaya inanmalarına ve bu yöndeki taahhütlere karşın ABD, Rusya ve bir takım batılı ülkelerin yaklaşık 20 bin nükleer başlığı kendi ülkelerinde bulundurmalarının endişe yarattığını dile getiren Mihmanperest, ABD'nin de kendi başına 9 bin tane nükleer başlığa sahip olduğunu, ancak Pentagon'un 5 bin 130 nükleer silaha sahip olduğunu açıkladığını, bunun da dünya yüzeyini 5 kez dağıtmaya yeteceğini kaydetti.
Mihmanperest, bugünkü dünyanın kitle imha ve nükleer silahlardan bıktığını, tüm bağımsız ülkelerin bu silahların kaldırılması ve diğer ülkelere tehdit unsuru olarak kullanmalarından vazgeçmeleri yönünde istekleri olduğunu, buna karşın yapılan anlaşmalara uymayan ülkelerin nükleer silah ve teçhizatı İsrail'e de verdiklerini vurguladı.
İsrail'in 200 nükleer başlıkla birlikte bölgenin emniyetini tehdit altına aldığını savunan Mihmanperest, nükleer ve kitle imha silahlarından tüm dünyanın arındırılması yönündeki isteklerin yanında, nükleer bilimden barışçıl amaçlarla faydalanmanın bir ihtiyaç olduğunu da vurguladı.
Mihmanperest, nükleer enerjinin temiz ve alternatif bir enerji kaynağı olduğunu savunarak, ''Neden bir takım ülkeler nükleer bilime sahipler, neden bir takım ülkelerin bunu elde etmesine engel yaratıyorlar. Oysa nükleer bilimi barışçıl amaçlarla kullanmak isteyen ülkeler var ve bunu hem ülkelerin ilerlemesi, hem de halkın refah ve konforu için istiyorlar'' dedi.
İran'ın nükleer faaliyetinin de barışçıl olduğunu UAEK'nun kuşkularını içeren 6 konuya ilişkin gerekli yanıtları verdiklerini ve kurumun da hazırladığı 21 raporda ülkesinin nükleer çalışmalarında bir sapma görülmediğini açıkladığını anlatan Mihmanperest, buna karşın ülkelerine yönelik olumsuz bir propaganda yapıldığını bildirdi.
Mihmanperest, Tahran'da faaliyette olan araştırma reaktörünün yakıtı bitmek üzereyken UAEK'ya müracaat ederek yakıt talebinde bulunduklarını ve onların da Amerika, Fransa ve Rusya'nın bu yakıtı temine hazır olduğunu bildirdiklerini ve bunun üzerine 3 ülke ile Viyana'da yaptıkları oturumda, İran''a yüzde 20 yakıt verme karşılığında yüzde 3.5 oranında uranyum almayı önerdiklerini kaydetti.
Barış ve insani amaçla kullanılacak nükleer enerji için bu öneriyi doğru koşul olarak görmemelerine rağmen güven ve işbirliği için bu anlaşmayı kabul ettiklerini, ancak ayrıntılar gündeme gelmeden bu ülkelerin ''İran'a net cevap vermedik ve 1 yıl nükleer silah üretimini geciktirdik'' yönünde açıklamalar yaptıklarını hatırlatan Mihmanperest, bu çıkmaz karşısında değişik ülkelerin bir yol bulunması için öneriler getirdiklerini ve bu kapsamda Türkiye ve Brezilya ile büyük emek harcanarak takası öngören 10 maddelik deklarasyonun 3 ülkenin Dışişleri Bakanları tarafından imzalandığını bildirdi.
HABER7 / 25 MAYIS 2010






