İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0607:3908:2412:5315:3717:5619:24
Kabe

‘İslami Finans’la işbirliği çağrısı

‘İslami Finans’la işbirliği çağrısı
Ekonomi
|

Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz, Türkiye ve Arap dünyası arasındaki fırsatların paylaşılabileceğini ve bunun için somut platformlar üzerinden bir işbirliği yürütülmesi gerektiğini söyledi.

Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz, Türkiye ve Arap dünyası arasındaki fırsatların paylaşılabileceğini ve bunun için somut platformlar üzerinden bir işbirliği yürütülmesi gerektiğini söyledi.

İstanbul’da düzenlenen Uluslararası Arap Bankacılık Zirvesi’nin ikinci gününde yaptığı konuşmada, kriz sonrasındaki mali yapının ekonomik işbirliğinin ve koordinasyonun önemini artırdığını belirten Durmuş Yılmaz, “İslami finans kurumları bölgede potansiyel fırsatlar sunacak. Özellikle bölge dahilinde ilişkileri güçlendirecek bu fırsatları değerlendirmek için islami bankalar geliştirilmeli. Bu vizyon bölgeyi ekonomik istikrara götürür” dedi.

Bölge ülkeleri olarak ortak bir kaderi paylaştıklarını dile getiren Yılmaz, şöyle devam etti: “Ülkeler ve ekonomiler arası bir işbirliğinini sağlanması gerekiyor. Şimdi bu ortak geçmişi, koordinasyon işbirliği yönünde geliştirmeliyiz, ortak çıkarlarımızı gelecekte de korumaya devam etmeliyiz. Birbirimizden hoşlanmasak da ekonomik kazançlarda işbirliğini elden bırakmamalıyız.”

Türkiye ile Orta Doğu arasındaki ilişkilerin geçen yıllarda ivme kazandığını belirten Yılmaz, şunları söyledi: “Global kriz bölgeyi en yüksek potansiyeli olan bölgelerden biri haline getirdi, dolayısıyla işbirliğinin de önemi arttı. Ürdün, Lübnan, Suriye ve Türkiye arasında gerçekleştirilen serbest ticaret bölgesi girişimi bu işbirliğinin en güzel örneklerinden biri. Bu tür serbest ticaret ilişkileri sadece ticari değil yatırım fırsatları da doğuruyor.”

Küresel kriz sonrasında en büyük zorluğun, istikrarı sağlamak olduğunu vurgulayan Durmuş Yılmaz, “İstikrarı sağlamak yıllar sürecek bir eylem olabilir” dedi. Kriz sonrası düzelmenin, bu yılın ilk yarısında hızla gerçekleşmeye başladığına, bir düzelme yaşansa da büyük riskler ve büyük zorluklarla karşı karşıya bulunulduğuna dikkat çeken Yılmaz, “Birçok ülke mali sistemi tekrar canlandırmak için yeni önlemler almak zorunda. Düzelme eğrisinin çok hassas olduğunu unutmamak gerekir” diye konuştu.

Türkiye’nin 2001 yılında yaşanan bankacılık krizinin benzerlerinin yaşanmasını önlemek için yeni reformlar gerçekleştirdiğini anımsatan Durmuş Yılmaz, şöyle konuştu: “Bunlarla bugünkü noktaya gelindi. Türkiye mali sistemi, esnek ve etkin likidite yönetimi ile birlikte geleneksel para birimi politikalarının yanı sıra geçmişteki deneyimlerden esinlenerek şekillendi. Böylelikle krizleri atlatabilecek bir sistem oluşturuldu. Şimdi düzelme aşamasındayız. Büyümeyi ve mali bilançoyu 2010 yılında ve sonrasında güçlendirmeyi amaçlamaktayız.”

DURMUŞ Yılmaz, toparlanma sürecinde özellikle farklı ekonomilere zarar verecek politikaları uygulamaktan kaçınmak gerektiğini vurgulayarak, şunları söyledi: “Eğer diğer ekonomiler desteklemiyorsa o zaman bu politikalar sürdürülebilir olmayacaktır. Her ülkenin kendi sistemini oluşturarak üzerinde karar verdiği standartları uygulanmasından yanayız. Bütün kurallar global yükü eşit düzeyde paylaşır nitelikte olmalı. Gelişmekte olan pazarların global büyümenin arkasındaki tetikleyici güçler olduğu ortada. Her bir ülkenin kapasitesine paralel olarak katkı sağlaması gerekli. Böylelikle global talebin canlanması sağlanmalı.”

HÜRRİYET/ 19 HAZİRAN 2010

AKRA