İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0507:3808:2312:5315:3817:5719:25
Kabe

AB’den Bor oyunu

AB’den Bor oyunu
Güncel
|

AB, Türkiye'nin itirazlarına rağmen, boru ''üremeye olumsuz etkili toksik madde'' listesine aldı.

Avrupa Birliği (AB), dünya bor rezervlerinin yüzde 70'inden fazlasına sahip olan Türkiye'nin itirazlarına rağmen, boru ''üremeye olumsuz etkili toksik madde'' listesine aldı.
 
Türkiye, AB'ye bor ihracatının yüzde 70'ini olumsuz etkileyecek kararla ilgili Dünya Ticaret Örgütü'nde (DTÖ) dava açmaya hazırlanıyor. Daha önce 2 kez DTÖ yaptırımlarına maruz kalan Türkiye, ilk kez DTÖ'ye şikayette bulunurken, bunun AB aleyhine olması da ayrıca önem taşıyor. AB'nin söz konusu kararı nedeniyle, Türkiye'nin AB dışındaki ülkelere ihracatının olumsuz etkilenebileceği belirtiliyor. Türkiye’nin işbirliği tekliflerine olumlu yaklaşmayan AB komisyonu, "üremeye olumsuz etkili toksik madde" olduğu gerekçesiyle 2 sayılı listede yer almasına ilişkin direktifi, 9 Haziran 2008’de kabul etti. AB’nin söz konusu kararı, 15 Eylül’de Topluluk Resmi Gazetesi’nde, 20 gün sonra yürürlükte olmak üzere yayımlandı.

AB istedi sakıncalı listeye girdi

Avrupa Birliği B, 67/548/ECC sayılı AB Komisyonu direktifi doğrultusunda, tehlikeli maddelerin sınıflandırılması, ambalajlanması ve etiketlenmesine yönelik çalışmalar yapılıyor. Direktif uyarınca, kimyasal maddeler, insan sağlığı yönünden risk durumlarına göre 3 listede toplanıyor. İnsan üzerinde yapılan deneylere göre sağlık üzerinde olumsuz etkileri belirlenen ürünler ilk listede yer alırken, hayvanlar üzerinde yapılan deneylere göre insanları da olumsuz etkileyebileceği öngörülen ürünler ''2 sayılı liste''de sınıflandırılıyor. Şüphelenilen ve az riskli bulunan ürünler ise 3 sayılı listede bulunuyor.  Belirli aralıklarla yenilenen bu listelerdeki ürünler, ticaret sırasında önemli kısıtlayıcı uygulamalara maruz kalıyorlar. Söz gelimi riskli bulunan ürünler ihraç edilirken, ambalajlarının üzerine çok tehlikeli olduğunu gösteren ''kuru kafa'' ya da çarpı şeklinde ''kemik'' logosu kullanılıyor. Ayrıca AB'nin diğer mevzuatları kapsamında otomatik olarak ticareti kısıtlayıcı etkileri oluyor.

Bor nedir?

Periyodik tabloda B simgesiyle gösterilen, atom numarası 5, atom ağırlığı 10.81, yoğunluğu 2.84 gr/cm3, ergime noktası 2300 derece ve kaynama noktası 2550 derece olan, metalle ametal arası yarı iletken özelliklere sahip bir elementtir. Genellikle doğada başka elementlerle bileşikler halinde bulunur. Tabiatta yaklaşık 230 çeşit bor minerali var.

Nerelerde kullanılır?

*Piyade tüfeği, tabanca, top, tank üretiminde.
*Zırhlı araçların zırhlarını güçlendirici seramik plaklarda.
*BNCT kanser tedavisinde.
*ABD ordusu tarafından kullanılan hayalet uçaklarda.
*Kobra helikopterlerinin koltuklarında.
*Plastiklerde ve sanayi elyafı üretiminde.
*Nükleer enerji santrallerinde.
*Roket yakıtlarında.
*Otomobil yakıtı olarak.
*Bazı kozmetik ürünlerinde.
*Dünya rezervinin yüzde 72’si Türkiye’de
*Dünyada 4 milyar ton Bor rezervi var, bunun yüzde 72’si Türkiye’de. Ama Türkiye dahil yıllık tüketim 4 milyon ton. Bor kimyasallarının yüzde 95’i cam, seramik ve deterjan sektörüne satılıyor. Bu yıl, 500-600 milyon dolar düzeyinde gerçekleşmesi beklenen bor ihracatının 130-140 milyon doları AB’ye yönelik olacak.

İtirazlar sonuç vermedi

AB Komisyonu, 2000 yılında, Bor’u söz konusu direktif kapsamında incelemeye aldı. Teknik İlerleme Komitesi, 16 Şubat 2007'de, borik asit ve sodyum boratların, ''üremeye olumsuz etkili toksik madde'' olarak sınıflandırılmasını öngören bir tavsiye kararı kabul etti.  Komisyon çalışmalarını sürekli takip eden Türkiye, bor konusundaki hassasiyetini, hem Gümrük Birliği Ortak Komitesi'ne hem de ikili görüşmelerinde sürekli iletti.  Ancak söz konusu girişimler tavsiye kararının alınmasını engellemezken, AB, söz konusu tavsiye kararını, DTÖ Ticarette Teknik Engeller Anlaşması'ndan kaynaklanan yükümlülükleri çerçevesinde, 4 Mayıs 2007'de ilgili komiteye bildirdi.  Türkiye'nin işbirliği tekliflerine olumlu yaklaşmayan AB komisyonu, ''üremeye olumsuz etkili toksik madde'' olduğu gerekçesiyle 2 sayılı listede yer almasına ilişkin direktifi, 9 Haziran 2008'de kabul etti.

Bilimsel dayanağı yok

Türkiye, AB’nin kararını, "bilimsel temellere dayanmadığı ve ticarette teknik engel oluşturmaya yönelik olduğu" gerekçesi ile DTÖ nezdinde dava etmeye hazırlanıyor. Bir avukatlık firması ile anlaşmalar tamamlanmak üzere. AB’nin bu kararı alırken, fareler üzerinde yapılan deneylere dayandığı, farelere doğrudan Bor enjekte edildiği belirtilirken, Bor’un doğrudan tüketime sunulan bir madde olmadığına dikkat çekiliyor. Yoğun olarak deterjan, cam, seramik gibi sektörlerde, az miktarda da enerji sektöründe kullanılan ve kullanım alanları giderek genişleyen borun, söz konusu ürünler aracılığı ile insana bulaşmasının mümkün olmadığı vurgulanırken, AB’nin, "üye ülkelerde üretilmediği için" söz konusu sınıflandırmayı çok rahatlıkla yapabildiği kaydedildi.

7 ülke yanımızda

DTM koordinasyonunda Dışişleri Bakanlığı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Eti Maden İşletmeleri ile ilgili diğer kurum ve kuruluşların katılımı ile toplantılar yapılarak, bundan sonra Türkiye’nin izleyeceği yol ve yöntemler tartışıldı. Toplantılarda, DTÖ üyelerinin bilgi ve yorumuna sunulan taslak direktife ilişkin "Türkiye’nin Yorumu"nun oluşturularak AB Komisyonu’na iletilmesi, ayrıca DTÖ Ticarette Teknik Engeller Komitesi’nde "Önemli Ticari Sorunlar" başlığı altında gündeme getirilmesi kararlaştırıldı. Türkiye, Komite’nin geçen yıl temmuz ve kasım, bu yıl mart aylarında yapılan toplantılarında, sınıflandırma kararına ilişkin itiraz ve çekincelerini defalarca vurguladı. Türkiye’nin yanı sıra, ABD, Malezya, Avustralya, Arjantin, Şili, Japonya ve Çin de sınıflandırma aleyhinde görüş bildirdi.
Borlu ürünün üzerine  kurukafa işareti koyulacak
AB’nin kararı nedeniyle, bor ihracat pazarının yüzde 50 olumsuz etkilenmesi ve en az yıllık 50 milyon dolar ihracatta kayıp yaşanmasının söz konusu olduğu belirtilirken, AB’nin kararının "ikincil ve psikolojik etkilerinin" daha fazla olacağına işaret ediliyor. Buna göre, ülkelerin AB direktifini ulusal mevzuatlarına yansıtmasına bağlı olarak bu etkiler görülecek.  Direktif uyarınca, bor ve türevleri, içeriğinde yüzde 5.5’ten fazla bor ve türevleri bulunan ürünlerin ihracatında ambalajın üzerinde "üreme sağlığı üzerinde etkili toksik madde" ibaresi, kurukafa ve çapraz kemik işaretleri, belli semboller bulunacak. Ayrıca, kozmetik gibi ürünlerde de içeriğinde yüzde 5.5’ten fazla bor türevi kullanımı yasaklanıyor. Uzmanlar, bu işaretleri koymanın ilk aşamada ihracatı doğrudan olumsuz etkilemese bile, tüketici tercihlerini olumsuz etkileyebileceğine dikkat çekiliyor.  Bu işaretler nedeniyle tüketicilerin, içinde bor ve türevleri bulunan ürünleri almaktan imtina edebileceğini, bunun da sanayicilerin tercihini, dolayısıyla da Türkiye’nin ihracatını olumsuz etkileyebileceğini anlatan yetkililer, AB’nin özellikle çevre ve insan sağlığı konusunda aldığı kararların diğer ülkeler tarafından da örnek alındığını belirterek, söz konusu kararın etkisinin çok daha geniş çaplı olacağını vurguladılar.

Prof. Dr. Yalçın Duydu:

En kötü senaryolara göre araştırma yapılıyor
ETİ Madencilik'in başlattığı araştırma projesinde görev alan Ankara Üniversitesi (AÜ) Eczacılık Fakültesi Farmasötik Toksikoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yalçın Duydu da AB'nin yaklaşımını haksız olarak nitelendirirken, AB'nin Türkiye'de yapılan bilimsel çalışmaları dikkate almadığını söyledi. Prof. Dr. Duydu, Türkiye'de bununla ilgili yeterli düzeyde çalışma bulunduğunu ve AB'nin bunları görmezden gelerek hayvan deneylerini baz aldığını, ''hayvan deneylerini baz alınca da iddialarında haklı duruma geldiklerini'' belirtti.
MİLLİ GAZETE - 8 KASIM 2008 CUMARTESİ
AKRA