Çanakcı, sadece son altı yıldaki pozitif gelişmelere bakarak, 'global krizden etkilenmeyiz' demenin ise mümkün olmadığını, bir aracı sürekli geri aynasına bakarak kullanmanın da mümkün bulunmadığını, ileriye bakmak gerektiğini söyledi.
Global gelişmelere bağlı olarak enerji ve gıda fiyatlarındaki artışların, kısa dönemli enflasyon görünümünü bozduğunu belirten Çanakcı, "Yıl sonu itibarıyla enflasyon beklentisi yüzde 8'e yükseldi. Ancak 12 ay ve 24 aya ilişkin enflasyon beklentileri halen düşük trendi içinde olacağını gösteriyor" diye konuştu.
Çanakcı, enerji fiyatlarındaki artışın, büyümedeki yavaşlamanın cari açığa getireceği katkıyı sınırladığını, bu yıl cari işlemler açığının yüzde 6-6,5 aralığında gerçekleşeceğini öngördüklerini, geçen yıl ise bu rakamın yüzde 5,7 olduğunu açıkladı.
Önümüzdeki iki yılda global büyümenin önemli ölçüde trendin altında kalacağı, emtia fiyatlarının yüksek seyredeceği ve sermaye hareketlerinin daralmaya devam edeceği varsayımı altında orta vadeli politika çerçevelerini şekillendirdiklerini söyleyen Çanakcı, "Bu üç gelişme beraberinde ciddi bir belirsizlik ve aşağı yönlü riskleri de getiriyor. Baktığımızda risk unsurlarının tamamında kötüleşme söz konusu ve riskler aşağı yönlü" diye konuştu.
Bu durumun, Türkiye'yi ticaret, sermaye hareketleri, petrol ve diğer emtia fiyatları kanallarından etkilediğini ifade eden Çanakçı, ilk dört ayda ticaret kanalının çok fazla etkilenmediğini ancak etkilenmeyeceği anlamına gelmediğini söyledi.
Özellikle ABD'deki yavaşlamanın AB bölgesine gecikmeli yansıdığını dikkate aldıklarında, önümüzdeki dönem ticaret kanalında bir miktar olumsuz etkilenme yaşamalarının muhtemel olduğunu belirten Çanakcı, "Bu arada özellikle tahvil ihraçlarında bir miktar daralma bekliyoruz. Kredi piyasasında ise daralma daha keskin olacaktır" dedi.
İbrahim Çanakcı, Türkiye'nin hem 2008'de, hem de izleyen yıllarda global sermayeyi, portföy, doğrudan yatırım ve kredi anlamında cezbetmeye devam edeceğini ifade ederek, konuşmasını şöyle sürdürdü: "2008 yılında şu ana kadarki gelişmelere baktığımızda ise ocak-şubat döneminde özel sektörün tüm tıkanıklıklara rağmen dış piyasalardan borçlanmasını önemli ölçüde artırabildiğini görüyoruz. Bunun da önemli ve olumlu bir gelişme olduğunun altını çizmek istiyorum.
Petrol, gıda fiyatları ise Türkiye'yi olumsuz yönde etkiliyor. Kısa dönemde yani 2008 yılında global gelişmelerin Türkiye'de büyümeyi, trendin bir miktar altına itmesi muhtemel gözüküyor. Bu yıl için bizim yılbaşındaki büyüme beklentimiz yüzde 5,5 civarı. Ancak mevcut bilgiler çerçevesinde bunun yüzde 4,5'lar civarına kadar gerileyeceği düşünülüyor, öngörülüyor" diye konuştu.
RADİKAL - 25 NİSAN 2008 CUMA






