Erva'nın cep telefonu çaldığında telefondaki endişeli ses gözyaşları içerisinde "Durumunuz nasıl?" diye soruyor. Erva, "iyiyiz anneciğim" diyor. Anne endişeyle feryat ediyor: "Nasıl iyi olursunuz, patlamalar sizden sadece birkaç adım ötede meydana geliyor?"
Erva, Gazze ile ilgili haberleri, Suudi Arabistan'daki annesinden ya da Batı Yaka'da bulunan akrabalarından alıyor. Elektrikler kesik olduğundan ne televizyonları izleyebiliyorlar ne de diğer iletişim araçlarından yararlanabiliyorlar. Tek iletişim araçları cep telefonları. Telefonun şarjının bitmesi durumunda ondan da mahrum kalıyorlar. Bakkallarda satılan küçük radyolardan almak istiyorlar ancak savaş korkusuyla bakkallar açık olmadığı için onu da alamıyorlar.
Titreyen bir ses tonuyla Erva, şunları söylüyor: "Suudi Arabistan'dan arayan annem, bizi gelişmelerden haberdar ediyor. Burada patlama seslerinden başka bir şey duyamıyoruz. Duyduğumuz tek ses şarapnel parçalarının ve patlayan camların parçalanma sesleri." Acıyla sözlerini sürdürüyor: "Bizden birkaç metre uzakta meydana gelen bombardımanın ayrıntılarını bile annemden öğreniyoruz."
Erva, Gazze'deki olayları Suudi Arabistan'dan öğrenirken Amine ise Ukrayna'daki kardeşinden bilgi alıyor. Biraz da şaşkınlıkla, "Bize dakika başı telefon geliyor, herkes nasıl olduğumuzu öğrenmek istiyor. Bütün iletişim araçları kesik. Haberlerimizi dışardan alıyoruz." sözleri dökülüveriyor ağzından.
PSİKOLOJİK SAVAŞ
İletişim araçlarının olmaması Ebu Halid es-Saka'yı rahatsız ediyor. El-Aksa kanalını ya da el-Cezire televizyonunu izlemeyi çok istiyor.
Hüda ise Mısırlı. Sürekli zamanını evde, televizyonun başında geçiriyor. Bunu ise Gazze'de yaşamakta olan amcası için yapıyor. Her yarım saatte bir amcasını arayarak bilgilendiriyor.
Amr'ın annesi Hammade ise "Elektriği bilinçli olara kesiyorlar, amaçları halkı korkutmak, askeri olarak teslim almadan önce psikolojik olarak yıkıma uğratmak." şeklinde konuşuyor.
Genç Ahmet de "Gazzelilerin Filistin direnişinin zafer haberlerini öğrenmelerini istemiyorlar. Sabaha karşın direnişin başarılı operasyonlar gerçekleştirdiğini duydum ama bunun ayrıntılarını maalesef izleyemedim." diyor.
Şarjı bitmek üzere olan Ebu Sumeyh Hamdan ise direnişin haberlerini öğrenebilmek için kapı kapı dolaşıyor, bilgileri komşularından almaya çalışıyor.
Ümmü Enes radyosuna pil almak için dışarıya çıkmaya çekinen Gazzelilerden….Titrek bir ses tonuyla, "Füze şarapnelleri çocuklarımı korkutuyor. Gazze'nin dışından haberlerin gelmesini bekliyorum. Ancak açıkçası şu durumdan endişe ediyorum. Bir haftadır ne elektrik var ne de haber alabiliyoruz." diyor.
Gazze'de hiçbir canlı varlık hatta cansız varlıklar arasında bile ayrım yapmayan korkutucu füzeler ve ölüm uçakları katliamlarını sürdürürken Ebu Sumeyr ailesi ise gecelerini bütünüyle namaz ve duaya ayırıyor, direnişe zafer nasip etmesi için Allah'a yalvarıp yakarıyorlar. Ailenin reisi "Uçaklar, kimseyi uyutmuyor, direnişçiler de zaten sürekli nöbette, uyku nedir bilmiyorlar. Elektriklerin kesik olmasını değerlendirerek bütün zamanımızı dua ve ibadetle geçiriyoruz." şeklinde konuşuyor.
Elektriklerin kesilmesi suyun da kesilmesi anlamına geliyor çünkü bir çok ev ya da apartman, elektrikli pompalarla suyu elde ediyorlar.
TELEFONLAR DA KESİLECEK
Öte yandan Gazze'de bulunan gazeteciler, bazen mobil bilgisayarlarını ve cep telefonlarını şarj edecek yer bulamıyorlar. Telefon hizmeti veren şirket yetkilileri şebeke olmaması nedeniyle hem sabit telefonların hem de cep telefonlarının yakında kesilebileceğini duyurdu. Kesintinin sebebi ise elektriğin olmaması.
İsrail işgal güçlerinin sürekli olarak dağıtım şebekelerine ve altyapı tesislerine saldırması nedeniyle elektrikler bir haftadan beri kesik durumda. İsrail işgal güçleri, kara harekatı sırasında ısıyla çalışan gece görüş dürbünlerine sahip olduğu için bunu direniş güçleri karşısında bir üstünlük aracı haline getirmek istiyor.
Gazze'deki bu insani kriz ve tüyler ürpertici durum karşısında İnsan hakları dernekleri ve sivil toplum kuruluşları uluslararası toplumu acilen Gazze'ye müdahaleye çağırıyor.
GAZZE'YE DESTEK İÇİN DÜNYANIN DÖRT BİR KÖŞESİNDEN SMS YAĞIYOR
Arap ülkelerindeki Müslümanlar, birbirlerine Gazze'deki kardeşlerine yardımcı olmalarını hatırlatmak ve Gazze ile dayanışma içerisinde olduklarını göstermek için insanları cep telefonlarından sms yağmuruna tutuyorlar. Gönderdiği mesajlarla Cezayirli, Mısırlıdan Gazze'deki kardeşlerine dua etmesini isterken, Yemenli Suriyeliye namazda Gazze için dua etmesini, Iraklı Faslıya geceleyin kalkarak Gazze'deki Müslümanlar için iki rekat namaz kılmasını istiyor. Cep telefonundan sms göndererek Gazze'ye yardımcı olmak, başka insanları yardıma teşvik etmek veya doğrudan ayni ya da nakdi teberruda bulunmak için son dönemde oldukça yaygınlaşan bir yöntem.
GAZZE YARDIM BEKLİYOR
Gönderilen mesajların içeriği ise şöyle: "Gazze yardım istiyor..Hastalarına şifa, yaralılarına deva olun..", "Gazze'de direnenlere bağışlarınla katkıda bulun", "Siz bol bol yiyip içerken Gazze'deki kardeşleriniz kefen parası bile bulamıyor.", "Gazze halkı yıkımla karşı karşıya ve kuşatma altında..Neredesin ey Salahaddin..", "Şehitler, yaralılar ve dullar.. Gazze dualarınızla, bağışlarınızla ve desteğinizle inşallah teslim olmayacak."
Cezayir'de Hamas hareketinin (Toplumsal Barış Partisi) lideri Ebu Curra Sultani, Geçtiğimiz gece insanların vicdanını harekete geçirmek için parti kadrolarına, çevredeki insanlara telefon etme talimatı verdi. Böylece insanların Gazze'ye karşı duyarsız kalmaması sağlanmaya, vicdanları uyandırılmaya ve Gazze'nin işgalciler için birer mezara dönüşmesi sağlanmaya çalışılıyor.
Aynı destek e-maillerle de yapılıyor, bir çok insan birbirlerine mailler göndererek ibadetlerini ve dualarını Gazze'de direnişçileri için artırmalarını istiyor.
GAZZE'Yİ ARA
Bu iletişim trafiği içerisinde en ilginç olanı ise doğrudan Gazzelilerin moral vermek amacıyla aranması. Email'le çevresindekilere Gazzelilere ait bazı telefon numarasını gönderen aktivistler, İslam dünyasının dört bir yanından insanların onları telefonla arayarak mazlum Gazze halkına yardım etmelerini sağlamayı planlıyor. Rafah'ta, Han Yunus'ta veya Zeytun mahallesindeki Gazzelileri arayan Müslümanlar onların dertlerine ortak oluyor, onlara moral veriyor ve kalplerinin onlarla birlikte attığını söylüyorlar. Gönderilen maillerde, telefona bir çocuğun ya da yaşlı bir insanın çıkabileceğini belirterek onları nereden aradıklarını söylemelerini ve direnişlerini desteklediklerini aktarmalarını istiyor. İnternette en çok dolaşan dua ise şu: "Allah'ım mücahitlerin ayaklarını sabit kıl, attıklarında isabet ettirmelerini sağla! Sekinetini onların üzerine indir, onlara güç ve savaşma şevki ver! Onları, katından askerlerle destekle, bizi de onlara destekçi kıl! Onlara yardımını esirgeme, düşmanlarının gözlerini körelt, hainlerin basiretini yok et ki hiçbir şekilde mücahitlere bir şey yapamasınlar.!"
TEHECCÜD NAMAZINDA ALLAH'A YAKARIŞ
İslam dünyasındaki aktivistlerin tek desteği e-maillerle yapılmıyor. Aynı zamanda Mısır'da cami hoparlörlerinden halk sürekli Gazze için duaya ve desteğe çağrılıyor. Geceleyin kılınan teheccüt namazlarında halk, Allah'tan (c.c.) , Gazze'de mücahitlere yardım etmesini istiyor. Hatta bazı camilerde "Ey Allah'ım! Olmert'in benim Hamas'a karşı vurduğum darbeleri destekliyorlar dediği Arap rejimlerinin yöneticilerinden intikam al" şeklinde dua ediyorlar.
Cezayir'deki Toplumsal Barış Hareketi lideri, partilileri internet sitesinde yar alan duayı sürekli okumaya, Aşura münasebetiyle üç gün oruç tutmaya ve Gazzelilerin üzerinden belayı defetmesi için sadaka vermeye çağırıyor.
DÜNYA BÜLTENİ - 06 OCAK 2009 SALI







