Krizle birlikte kapitalizm rüyasının çöküşü en çok eski Sovyetler Birliği ülkelerinde hissediliyor. Litvanya, Letonya ve Bulgaristan’daki binlerce işçi hükümeti istifaya çağırdı.
Litvanya, Letonya ve Bulgaristan’daki binlerce gösterici hükümet binalarına saldırdı ve işsizliğin artmasından dolayı hükümete istifa çağrısında bulundu.
Bu ülkelerdeki hayat standartları, Batı’dan her zaman daha aşağıda bulunuyordu. Fakat SSCB ve sosyalist blok zamanlarında, bu ülkelerdeki işçiler iş güvencesi, eğitim garantisi, sağlık sigortası ve emeklilik ayrıcalıklarından faydalanıyordu.
13 Ocak’ta polis, başkent Riga’da bulunan Letonya Parlamento binası önündeki göstericilere saldırdı. Uzmanlar, Batı Avrupa ve ABD’de unutulup giden göçmenler için iş imkânlarında hiçbir rahatlama olmadığı takdirde, 15 milyonluk işsizin önümüzdeki aylarda 18 milyona ulaşacağı öngörüsünde bulunuyor. Londra’daki Capital Economics dergisinde yazan Neil Shearing “Baltık ülkelerindeki İşsizlik yüzde 15ten fazla tırmanabilir. Sanayi, Batı Avrupa ve ABD’de daralan talepten dolayı çökmüştür. Durgunluk bölgedeki bütün ekonomileri girdaba sürükleyecek.” diye konuştu.
Kapitalizm’in çöküşü
Kapitalist dünya ekonomisi çöküyor. 1990ların başından beri bu ülkeleri yöneten kapitalist sağcı rejimler sosyal güvenlik ağı programlarını devam ettirebilmek için ağır kesintiler uyguluyorlar. Bunun bir sonucu olarak işçiler protestolar düzenleyerek ayaklanıyorlar.
16 Ocak’ta 10,000’den fazla kişi Riga’daki 13. yüzyılda inşa edilen katedralde toplandı ve Litvanya hükümetinin ekonomik programını protesto etmek için parlamentoya doğru yürüyüşe geçti. Letonya Merkez Bankası Genel Müdürü ise ekonominin resmen öldüğünü ilan etti.Daha sonraki günlerde Litvanya’nın başkenti Vilnius’ta aynı manzaralar vardı. Çileden çıkmış binlerce kişilik kalabalıklar “Hırsızlar, hırsızlar!” diye slogan atarak parlamentonun dış kısmına girdiler (World Press, 30 Ocak). Kalabalığın öfkesi, doğrudan, IMF tarafından belirlenen “Pazar reformlarını” parlamentodan geçiren hükümete yönelikti. Bu ise rüşvet, hükümetin sosyal hizmetlere yaptığı harcamalarda etkili kesintiler, enflasyon, vergi artırımları ve işsizlikte çok büyük sıçramalar ile sonuçlandı.
Gençler hükümet binalarına ve dükkân vitrinlerine kaldırım taşı fırlatırken, doktorlar, polis, çiftçiler ve işçiler de yetersiz ödemeleri ve hükümetin azla yetinme politikalarını protesto etti.
18 Ocak’ta, Bulgaristan’ın başkenti Sofya’da öğrenciler, öğretmenler, doktorlar ve devlet memurları Bulgaristan parlamentosu binasının dışında ekonomik haklar ve yolsuzluğa son verilmesi talebiyle bir araya geldiler.
Business Week Dergisi’sinin 29 Ocak sayısına göre, Estonya ve Macaristan da benzer ayaklanmaların kıyısında duruyor. Macaristan’da, endüstriyel üretim 16 yıldan beri en düşük seviyesinde bulunuyor. Budapeşte hükümeti harcamalarda daha fazla kesinti yapacağını ilan ederken, ülkedeki para biriminin Euro’ya karşı değerinin azaldığı kaydedildi. (The Age, 1 Şubat). Ukrayna ekonomisi de aynı durumda.
22 Ocak’taki bir BBC röportajında, Uluslar arası Para Fonu Başkanı Dominique Strauss-Kahn hemen hemen her yerde gerçekleşecek bir çalkantı döneminin geleceğini öngörmüştü. Ve önümüzdeki aylarda daha da kötüye gideceğini söylemişti.
Reuters’in Kapsamlı Analizler birimi Avrasya masası Başkan Yardımcısı Joanna Gorska Eski Sovyet cumhuriyetleri ve Doğu Avrupa’nın “hem ekonomik, hem de politik olarak birkaç ay öncesinden çok daha hassas durumda” olduğunu söyledi.
Eski sosyalist –sözde Yeni Avrupa- ülkeleri neden böyle ekonomik tahribat ve buna eşlik eden kütlesel bir yükselişle mi yüz yüze geliyor?
TİMETURK - 12 ŞUBAT 2009 PERŞEMBE
Doğu Avrupa’da işçi isyanları artıyor


Krizle birlikte kapitalizm rüyasının çöküşü en çok eski Sovyetler Birliği ülkelerinde hissediliyor. Litvanya, Letonya ve Bulgaristan’daki binlerce işçi hükümeti istifaya çağırdı






