Kahire'deki ateşkes görüşmelerini yürüten ve Gazze Konferansı için İstanbul'da bulunan Hamas'ın önde gelen liderlerinden Muhammed Nazzal, bölgedeki son gelişmelerle ilgili önemli bilgiler verdi. Nazzal şunları söyledi:
HAMAS GAZZE'DE ZAFER KAZANDI
"İsrail ordusu Gazze Şeridi'nden çekilmek zorunda kalmıştır. Eğer Filistin direnişi cephede mücadele etmeseydi, kahramanca çarpışmasaydı böyle bir şey olmazdı. Düşman, önce saldırılarını durdurmuş sonra askerlerini çekmiştir. Biz şimdi kuşatmanın kaldırılmasını ve tüm sınır kapılarının açılması için çalışıyoruz.
AMBARGO SALDIRININ SON HALKASIDIR
"Nitekim bu ambargo, halkımıza yönelik saldırının halkalarından biridir ve biz bu halkayı da kırmak istiyoruz. Saldırı bu kuşatmayla başladı, sonra silahlı saldırı boyutuna ulaştı, şimdi ateş durdu, ambargo da kalkmalı. Ambargo da saldırının bir türüdür. Şu anki savaşımız Filistin halkına yönelik ambargonun kaldırılmasıdır."
FİLİSTİN DİRENİŞİ İÇİN YENİ BİR ÇATI
"Birileri Mücahid kardeşimiz Halid Meşal'in sözlerini çarpıtmaya çalışmaktadır. Onca açıklamadan sonra propaganda yapmayı sürdürüyorlar. Nitekim Halid Meşal kardeşimizin kalabalık bir toplantıdaki açıklamasını fırsat bilmektedirler. Kazanılan zaferin görüntüsünü değiştirmek için bu sözleri istedikleri noktaya çekmeye çalıştılar.
Her halükarda, biz Filistin direniş güçleri için ulusal bir otorite oluşturulmasından yanayız. Bunun illa FKÖ çatısı altında olması da gerekmez."
TÜRKİYE'NİN TAVRI HERŞEYDEN ÖNCE İNSANİ VE AHLAKİDİR
"Biz Türkiye'nin tavrının halen olumlu olduğu kanaatindeyiz. Türkiye, tavrını birçok vesileyle göstermiştir. Belki de bunlardan sonuncusu Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Davos'taki oturumda gösterdiği tavırdır. Kendisi, Peres'e çok net ve güçlü bir dille yanıt vermiş ve oturumun yönetilme yöntemini protesto ederek çekilmiştir.
Erdoğan'ın bu tavrının yanı sıra Türk halkının sergilediği tutum, Türkiye'nin siyasi olarak Filistin konusunda ayrıcalıklı bir konumda olduğunu göstermektedir. Tüm bunlar tamamen insani ve ahlakî hassasiyetlerden kaynaklanan tavırlardır, diye düşünüyorum."
GAZZE'DE ULUSLARARASI GÜCE KARŞIYIZ
"Hamas, ilkesel olarak Filistin toprakları içerisinde çok uluslu güç istememektedir. Bu uluslar arası güç arasında Türkiye de olsa aynı durum geçerlidir.
Bunun anlamı bizim Türkiye'ye güvencimiz olmaması değildir. Asıl neden, bu bağlamdaki plan çerçevesinde Gazze'ye girecek olan askeri gücün İsrail'le Filistinliler arasına girecektir.
Bizim gönlümüz Türkiye'nin Siyonist işgalciyi koruyan polis gücüne dönüşmesine razı olmaz. Uluslar arası güç gönderilen birçok yerde bu güçlerin misyonu sözünü ettiğim şekilde olmaktadır. Bu nedenle de biz uluslar arası güce izin veremeyiz."
DİRENİŞİ YOLUNDAN KAYDIRAMAYACAKLAR
Gazze'de direniş sürecektir. Direnişi durdurma, yolundan kaydırma konusundaki tüm çabalar başarısız olacaktır. İşgal var olduğu sürece direniş de devam edecektir. Direniş, ancak işgalin sona ermesiyle biter.
TÜRKİYE FİLİSTİN DOSYASINDA ETKİN OLMALI
Biz Türkiye'nin iç uzlaşma konusundaki çabalarını destekliyoruz. Türkiye, Filistin konusundaki birçok dosyada siyasi hareket etmektedir. Biz Türkiye'nin Filistin konusundaki tavrını değiştirmemesini istiyoruz.
Türkiye'nin bu saldırıları kınamasındaki çıkış noktası halen devam etmektedir. Bu nedenle Türkiye'nin Filistin dosyasında etkin olmasını ümit ediyoruz. Türk halkının da Filistin halkıyla duygudaşlığı da sürmelidir."
DÜNYA BÜLTENİ - 13 ŞUBAT 2009 CUMA







