Türkiye ’nin önümüzdeki dönemde yenilenebilir enerji, ulaşımda toplu taşımacılık ve sürdürülebilir atık yönetimi gibi konularda önemli adımlar atmasını öngeren Kyoto Protokolü’nün TBMM’de kabul edilmesi, bir anlamda Türkiye’nin 20 milyar doları aşkın bir dönüşüm projesinin altına imza atması anlamına geliyor.
Kyoto Protokolü ile devreye girecek önlemler, pahalı yatırımları da beraberinde getiriyor. Hükümetin imzalama kararı aldığı Kyoto Protokolü, enerji, otomotiv, lojistik ve havacılık gibi pek çok alanda yeni yatırımların yapılmasını zorunlu kılacak.
İmzalanması kabul edilen protokol 2012 yılı sonuna kadar Türkiye’ye herhangi bir sera gazı azaltım yükümlülüğü getirmiyor olsa da bu tarihten sonra yapılacak sözleşmeyle Türkiye’nin yükümlülükleri ortaya çıkacak.
Bu arada Türkiye, 2013 tarihine kadar protokolün kapsadığı birçok konuda çalışma yürütmeye devam edecek.
İşin maliyet tarafında ise konuyla ilgili somut rakamlar ortaya konulamıyor olsa da, başta bakanlık olmak üzere birçok çevrenin tahminleri bulunuyor.
Kyoto Protokolü ne anlama geliyor?
Kyoto Protokolu, sera gazı emisyonlarının azaltılmasını hedefliyor. Protokol, imzalayan ülkelerin atmosfere saldıkları karbon ve karbondioksit, metan, nitrous oksit, sülfür heksaflorid, HFC ’ler ve PFC’leri içeren 6 sera gazı miktarının, iklimi tehlikeye atmayacak seviyelerde dengede tutmasını öngörüyor.
Bu protokole göre, sanayileşmiş ülkeler ile piyasa ekonomisine geçiş sürecindeki ülkeler atmosfere saldıkları sera gazı miktarlarında indirime gitmeyi kabul ediyorlar.
Protokol, taraf olan sanayileşmiş ülkelere, 2008-2012 yılları arasında 1990 seviyesine göre belirli bir sera gazı indirim hedefine ulaşmayı şart koştu. Ortalama yüzde 5.2 olan bu indirim hedefi ülkelere göre değişiyor. En yüksek hedefe sahip Avrupa Birliği yüzde 8’lik sera gazı indirim hedefini kabul etmiş durumda.
MİLLİYET - 07 ŞUBAT 2009 CUMARTESİ







