Ahtisaari'nin 26 Mart'ta BMGK'ya sunduğu, Kosova'nın "AB gözetimi altında bağımsız bir ülke olmasını" öneren rapor doğrultusunda Güvenlik Konseyi'nden karar alınması için ABD'nin başını çektiği Batı ülkeleri girişimlerini yoğunlaştırırken, veto yetkisine sahip Rusya ve Çin ise öneriye şidetle karşı çıkan Sırbistan'ın yanında yer alıyor.
Son olarak ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı Nicholas Burns, önceki gün yaptığı açıklamada Kosova'nın bağımsızlığı yönünde karar alınması için dünyanın acilen harekete geçmesini istemişti. Burns'ün çağrısının iki temel adresinin BMGK karar tasarısına karşı çıkan Rusya ve Çin olduğunu belirten Türk Dışişleri kaynakları, Türkiye'nin temel arzusunun Kosova'da "yeni gerginliklere yol açmayacak adil ve sürdürülebilir bir çözüm" olduğunu belirttiler. Türkiye'nin uluslararası toplumun bu yönde alacağı kararı benimsemeye hazır olduğunu belirten kaynaklar, bu çerçevede Ahtisaari'nin raporunun da 30 Mart tarihli Dışişleri Bakanlığı açıklamasıyla desteklendiğini anımsattı.
Dışişleri Bakanlığı'nın bu açıklamasında şu ifadeler kullanılmıştı: "Türkiye, başından beri Kosova'nın nihai statüsünün belirlenmesi sürecinde uluslararası toplumla birlikte hareket etmiş ve bu çerçevede Ahtisaari'nin çabalarını ve raporunu desteklemiştir. Türkiye, Kosova sorununa ileride bölgede yeni gerginlik ve çatışmalara yol açmayacak şekilde adil ve sürdürebilir bir çözüm bulunması yönündeki görüşünü korumaktadır. Gelinen aşamada, BM Güvenlik Konseyi'nin, 1244 sayılı BMGK kararının yerini alacak yeni bir karar almasının, Kosova'da ve bölgede istikrarın temini açısından yegâne yolu teşkil ettiğine inanılmaktadır."
MİLLİYET -19 NİSAN 2007 PERŞEMBE






