Türkasya Stratejik Araştırmalar Merkezi (TASAM) Başkanı Süleyman Şensoy, Devlet Planlama Teşkilatı projeksiyonlarına göre 2008-2009 yılında enerji krizinin kapıda göründüğünü bildirdi.
TASAM tarafından düzenlenen Uluslararası Nükleer Enerji Kongresinin açılışında konuşan Şensoy, Türkiye'nin; enerjide yüzde 80'in üzerinde dışa bağımlılığı, enerji dağılımında yapılan stratejik hatalar, küresel ısınma, bölgedeki sıcak çatışmalar, klasik enerji kaynağı arzındaki azalma, güvenlik problemleri, dışa bağımlılığın getirdiği kırılganlıklar gibi nedenlerin, alternatif enerji kaynaklarını hayata geçirmesini zorunlu kıldığını söyledi.
“Devlet Planlama Teşkilatı projeksiyonlarına göre 2008-2009 yılında enerji krizi kapıda görünüyor” diyen Şensoy, bu yüzden nükleer enerji de dahil olmak üzere alternatif enerji kaynaklarının hayati öneme sahip olduğunu vurguladı. Şensoy, bu dönemde karar vericilerin ve politikacıların çok hızlı hareket etmek zorunda olduklarına işaret ederek, bir an önce bu çeşitliliğe gidilmesi ve 1956'da başlayan nükleer enerji sürecinin gecikmeden başarıya ulaştırılması gerektiğini dile getirdi.
Nükleer enerji ifadesinin tek başına santral kurmak olarak algılanmasının çok “sığ” kaldığını, bu yüzden nükleer teknoloji ifadesinin kullanılması gerektiğini kaydeden Şensoy, “Çünkü nükleer teknoloji, devrede olduğu ülkelerde sınıf değişimine neden olmuştur. Fransa gibi gelişmiş bir ülkenin elektrik üretiminin yüzde 78'i bu teknoloji kullanılarak sağlanmaktadır” dedi.
Tartışmaların seviyesi yükseltilmeli
Şensoy, Çernobil ve nükleer kaza gibi nükleer enerji karşıtı söylemlerin de artık değişmesi gerektiğine işaret ederek, tartışmaların seviyesinin yükseltilmesi gerektiğini, dünyada hiçbir enerji kaynağının sıfır hatayla üretilmediğini ifade etti. Nükleer teknoloji konusunda kamunun yanında özel sektörün de önemine değinen Şensoy, “Özel sektör bu konuda (nükleer enerji) çok aktif davranmıyor, devlet ihale açsın, biz de yerimizi alırız diyorlar. Ama daha aktif davranmalılar, kamuoyundaki aydınlanmaları sağlamak için sivil toplum kuruluşları ve kamu ile birlikte sürecin içinde olmalı ve destek vermeliler” şeklinde konuştu.
Şensoy, Güney Kore'de nükleer teknolojiye geçişin ülke kalkınmasındaki ve kişi başına düşen milli gelirin 22 bin doların üzerine çıkmasındaki etkisinin açık olduğunu söyledi.
Şensoy, Türkiye'nin bu alandaki birikim ve potansiyelini, ideolojik ayrımlardan kaçınıp, milli menfaat haline getirmesi gerektiğine işaret etti.
MİLLİ GAZETE -12 NİSAN 2007 PERŞEMBE







