Londra'daki G-20 zirvesi dünya ekonomisinin canlandırılması için 1 trilyon dolar tahsis edilmesi gibi önemli başarılar elde etti. Bunun 250 milyarı iki yıl için ekonominin canlandırılması, teşvik edilmesi ve mali sektör üzerindeki kontrol araçlarının güçlendirilmesi amacıyla uluslararası ticareti desteklemek için harcanacak. Yani mali sektör sorgulama ve muhasebe üzerine kurulu bir yolla reform edilecek.
Peki Dünya Bankası 1 trilyon doları nasıl toplayacak ve bu parayı nasıl verimli sonuç alacak şekilde kullanacak? Zengin Batılı ülkelerin yanı sıra, bu tutarın bulunmasına destek vermeleri için dikkatlerin Çin, Suudi Arabistan ve diğer Körfez ülkelerini de çevrildiği kesin. Zirveye katılan tek Arap ülkesi olan Suudi Arabistan IMF'ye para verme taahhüdünde bulunmadı, ancak fonu destekleme seçeneklerinin üzerinde çalıştığını da belirtti. Zira büyük bir mali imkâna sahip. Hükümeti finans krizinden etkilenmedi. Suudi Arabistan'ın zengin ülkeler kulübünün toplantısına katılmaya çağrılmasının sebebi parasal desteğini artırmasını sağlamaktı. Zira Riyad Arap bölgesinin en güçlüsü ve en büyük petrol ihracatçısı. Zirvenin dünya ekonomisini kurtarmak açısından sonuçlarına dair hızlı kararlar vermek zor, ancak dünya borsalarını ve para piyasalarını saran umut havası bu bağlamda önemli bir işaret.
Zirvenin son çöküşlerin tekrarlanmaması için bazı kuralların belirlenmesiyle birlikte zenginleri ve sermaye sahiplerini kurtarmaya yoğunlaştığı, ancak dünya nüfusunun ezici çoğunluğu olan yoksulları ihmal ettiği söylenebilir. ABD Başkanı Barack Obama'nın açıkladığı üzere, ABD'nin yoksul ülkelere gıda yardımlarının 1 milyar dolara çıkmasını kararlaştırdığı doğru, ancak bu rakam bazı milyarderlerin 20 milyar dolardan fazla zarar ettiğini dikkate aldığımızda mütevazı kaçıyor.
Dünya nüfusunun ezici çoğunluğunun istediği reformlar kaynakların adil dağıtımını garanti eder ve yoksul ülkelerin vatandaşlarına temel hizmetler ve işler yaratır. Zira kapitalist sistemde çöküşün bedelini bu ülkeler ödüyor. 1 trilyon doların dörtte birinin dünya ticaretini canlandırmak için harcanması, mallarına geniş alanlar açacağı için gelişmişmiş ülkelere yararlı olacaktır. Fakat bundan en fazla kârlı çıkan da dünya ekonomisine hükmeden Batılı ülkeler olacaktır. (Londra'da Arapça yayımlanan Kuds ül Arabi gazetesi, başyazı, 3 Nisan 2009)
RADİKAL - 06 NİSAN 2009 PAZARTESİ
G20, yoksul ülkelerin gözünü boyadı


Londra'daki G-20 zirvesi dünya ekonomisinin canlandırılması için 1 trilyon dolar tahsis edilmesi gibi önemli başarılar elde etti. Bunun 250 milyarı iki yıl için ekonominin canlandırılması, teşvik edilmesi ve mali sektör üzerindeki kontrol araçlarının güçlendirilmesi amacıyla uluslararası ticareti desteklemek için harcanacak. Yani mali sektör sorgulama ve muhasebe üzerine kurulu bir yolla reform edilecek






