Ancak AB’nin G-20 reformlarını gerçekleştirme isteği İngiltere engeline takıldı. Bankacılık sektörünün denetim gücünün ulusal otoriteler yerine başta Avrupa Merkez Bankası (ECB) olmak üzere Birlikteki düzenleyici kurumlara devredilmesini talep eden AB, dünyanın önde gelen finans merkezlerinden İngiltere’nin direnişiyle karşılaştı.
2.8 trilyon Euro’luk risk
İngiltere, üye ülkelerdeki bankacılık ve sigorta sektörlerini denetim ve gözetim gücünün AB kurumlarına devredilmesinin yanısıra 27 üyeli Birlikteki ekonomik risklerin tespiti ve erken uyarım mekanizmasının ECB tarafından kurulmasına da karşı çıktı. Şimdiye kadar küresel mali krizde bankalara 2.5 trilyon Euro garanti sağlayan ve 300 milyar Euro sermaye aktaran AB, toplamda 2.8 trilyon Euro’luk risk almış oldu. Dolayısıyla AB, G-20 kararları kapsamında mali sistemdeki denetimi sıkılaştırarak, tek bir elde toplamak istiyor.
Şeytan ayrıntıda gizli
Çek Cumhuriyeti Maliye Bakanı Miroslav Kalousek de, İngiltere’nin tutumunu, "Şeytan ayrıntıda gizlidir" diyerek, imalı bir şekilde eleştirdi. AB Komisyonu’nun parasal işlerden sorumlu üyesi Joaquin Almunia ise şöyle konuştu: "Bu kez almamız gereken kararları almamamızın maliyetini karşılayamayız. Hepimiz farkına vardık ki, bu tip kararlar birkaç yıl önce alınıp uygulansaydı, büyük bir olasılıkla bu kriz çıkmayacaktı."
HÜRRİYET - 06 NİSAN 2009 PAZARTESİ







