Bankacılık sektöründe kredi faizleri, mevduat faizlerinin iki katı düzeyinde seyrediyor. Bu duruma tepki gösteren Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, geçen hafta sonu yapılan Kartepe Ekonomi Zirvesi’nde reel sektör kan kaybederken bankaların kâr patlaması yaşadığını söylemişti.
Hisarcıklıoğlu, mevduat ve kredi faizleri arasındaki büyük farklılıklara dikkat çekmişti.
Bankaların mevduata uyguladıkları faizlerin kredi faizlerinden düşük olması normal. Asıl sorun kredi faizlerinin yüksekliği. Mevduata verilen faizle kurumsal ve bireysel müşterilere verilen kredi faizleri arasında 6, 18 ve 14 puana varan farklar var.
Bankalar, şu günlerde en itibarlı kurumsal müşteriye bir yıl vadede yüzde 16 ile 18 arasında değişen oranlarda kredi veriyor. Büyük şirketlerden daha riskli gördükleri KOBİ’lere ise yine yıllık bazda yüzde 25 ile 30 arasında değişen faizle kredi veriyor.
Bireysel müşteriye 1 yıl vadeli ihtiyaç kredilerinin yıllık faizi yüzde 22 ile yüzde 26 arasında değişiyor. Buna karşın bankalar, müşterilerinin bir yıl vadeli mevduatına yüzde 8 ile 12 arasında değişen oranlarda faiz veriyor.
‘Riskten korkuyorlar’
Merkez Bankası’nın faiz düşürmesine karşın bankaların kredi faizlerini düşürmemelerini değerlendiren bir bankacı, Hisarcıklıoğlu’na hak verirken bankacılık sektörünün nedenlerini şöyle sıraladı: “Bankalar 2009’da daha riskli gördükleri segmentlere verdikleri kredilerin faizlerini yüksek tutuyor. 2007 ve 2008’de daha düşük faizle verdikleri kredilerin oranı bilançolarda artıyor. Hem bunu telafi etmek istiyorlar hem de bilançolarında yeni tahribatların oluşmasını önlemek istiyorlar.”
Kamular etkili olamıyor
Bankaların en fazla yüksek faiz uyguladığı KOBİ ve bireysel alanda hükümetin devlet bankalarını talimat vererek etkin kılmaya çalışması ise şu günlerde piyasa payları nedeniyle özel bankalar üzerinde faiz düşüşü yönünde bir sonuç yaratmıyor.
MİLLİYET - 10 NİSAN 2009 CUMA







