Her yıl Miraç Gecesi'nin, Dünya Mescid-i Aksa günü olarak ilan edilmesi de istenen bildirgede, ''Dünya Mescid-i Aksa Günü'nde uluslararası etkinliklerle, Mescid-i Aksa geniş bir gündem bulmalıdır'' görüşüne yer verildi.
Bildirgede, Türkiye'nin, üyesi olduğu BM, İKÖ ve medeniyetler arası diyalog zeminlerini, parlamentolar arası dostluk gruplarını ve ikili ilişkilerini kullanarak Mescid-i Aksa ve Kudüs'teki yıkımın durdurulmasında etken olması gerektiğine de vurgu yapıldı. Kudüs halkının, işgalin birebir muhatabı ve mağduru olduğu belirtilen bildirgede, şunlara yer verildi: ''Uzun yıllardır devam eden baskı siyaseti halihazırda sürmektedir. Filistinliler'in topraklarının müsaderesi, evlerinin yıkılması, Yahudi yerleşim yerlerinin inşası, ikamet ve ruhsat işlemlerinde Müslümanlar'a ayrımcılık yapılması sonucu, Kudüs'te demografik yapı Yahudi yerleşimcilerin lehine değişmektedir. Yahudi nüfus 1948 öncesinde, Kudüs nüfusunun yüzde 10'unu oluştururken, bu oran hali hazırda yüzde 70'e ulaşmıştır. Bunda ekonomik kısıtlamalar, utanç duvarı ve Müslüman halka yönelik baskı siyasetinin artması sonucu yaşanan zorunlu göçler etkilidir. Kudüslüler'in bireysel mülkleri için başlattıkları hukuki davalara destek olunarak göç etmelerine engel olunmalıdır. Mülkiyet hakları ile ilgili benzer hukuki davalar kentteki vakıf arazileri ve kutsal mekanlar için de yoğun olarak desteklenmelidir."
MİLLİ GAZETE - 27 NİSAN 2009 PAZARTESİ
Dünya Mescid-i Aksa Günü ilan edilsin


Her yıl Miraç Gecesi'nin, Dünya Mescid-i Aksa günü olarak ilan edilmesi de istenen bildirgede, ''Dünya Mescid-i Aksa Günü'nde uluslararası etkinliklerle, Mescid-i Aksa geniş bir gündem bulmalıdır'' görüşüne yer verildi






