İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0607:3908:2412:5315:3717:5619:24
Kabe

Fransa'da Müslüman kadınların hukuk mücadelesi

Fransa'da Müslüman kadınların hukuk mücadelesi
Dünya
|

Fransa'da Müslüman kadınların başörtüsü yasağına karşı hukuk mücadelesi, hızlanarak devam ediyor

Fransa'da Müslüman kadınların başörtüsü yasağına karşı hukuk mücadelesi, hızlanarak devam ediyor.

Fransa'da devlet okullarında her türlü dini sembolün kullanılmasını yasaklayan yasanın çıkarılmasından bu yana 5 yıl geçti. Bir çok kişi, yasanın sadece Müslüman kadınların taktığı başörtüsü ve tesettürün yasaklanması için birer bahane olduğunu düşünüyor. Nitekim, son yıllarda hızla artan ve başörtüsü yasaklamalarını konu edinen davalar bunun doğrulaması niteliğinde.

Yasanın ürettiği tartışmalar ise bitmek bilmiyor. Birçok parlamento üyesinin, yasanın geçirildiği sırada iddia ettikleri gibi, başörtüsü yasağı, Müslüman kadınları korumuyor; tam aksine, kadınlardan eğitimleri ile dini inançları arasında bir tercih yapmaları isteniyor. Bir başka deyişle, aktif bir sosyal hayat ve inançları sebebiyle dışlanma arasında.

Fransız toplumunun ise yasaya sıkı sıkıya sarıldığı görülüyor. Yasak özel okulları ve şirketleri kapsamamasına rağmen, yasayı fırsat bilen bazı Fransızlar, Müslüman kadınlara yaptırımda bulunuyorlar. Birçok Müslüman kadın, işleri ve inançları arasında bir tercihte bulunmaya zorlanırken, iş arayan veya işini kaybetmek istemeyen diğerleri de inançlarını gizlemek zorunda kalıyor.

BAŞÖRTÜSÜ YASAĞI MAĞDURLARI
"Dini sembollerin kamu okullarında taşınmasını yasaklayan" yasa, sık kullanılan adıyla başörtüsü yasağı, Fransa'da, kamu okulları dışında da uygulanmaya çalışılıyor. Birçok örnek sadece Müslüman kadınların mağdur olduğu bir tarzda cereyan ediyor.

Paris'in Seine Saint Denis bölgesinde bir sürücü kursu, Müslüman bir kadından, kendisine başka bir kurs bulmasını istedi. Yine Paris'teki Hauts de Seine bölgesindeki BNP Paribas banka şubesi, başörtülü kadınlara hizmet vermeyi reddetti.

Son aylarda bu olaylar meydana gelirken, Müslüman kadınlar da karşılaştıkları ayrımcılığı mahkemeye taşımaya karar verdiler. Dayanak noktası ise 2002 yılında, yani başörtüsü yasağı yürürlüğe girmeden önce sonuçlanan bir dava oldu. O davada Dalila Tahri, kendisini, başörtüsünden dolayı işten kovan patronuna karşı açtığı davayı kazanarak, hem işine geri döndü, hem de işsiz kaldığı süredeki maaşlarını da geri aldı.

Yasaktan sonra ise davaların sayısı artmaya başladı. Yasağın mağdurlarından Dr. Samia Said, Ekim 2008'de, okuldaki İngilizce derslerine girmekten men edildi. Okul müdürü, yasanın bunu gerektirdiğini söylese de, okulun devlet okulu olmayıp da özel bir okul olması, başörtüsü yasağının genişletici bir tarzda değerlendirildiği yorumlarına yol açtı.

Güneydeki Toulouse şehrinde ise Paul Sabatier Üniversitesi'ndeki genç bir araştırmacının görevine, hükümet çalışanı olduğu için başörtüsü takamayacağı gerekçesiyle son verildi. Oysa ki, yasak hem memurları kapsamıyor, hem de üniversitelerde uygulanmıyor. Görevine son verilen kadın ise 2 bin 500 imza toplamayı başardı ve davasını mahkemeye taşıdı. 

Fransa İslamofobi Gözlem Kuruluşu(CCIF) da başörtüsü yasağı ile ilgili davalarda artış yaşandığını gözlemlediklerini söylüyor. Fransız Müslümanları, gizlice yapılan resmi ayrımcılığa karşı mücadele etmek için biraraya geliyorlar. Genç nesiller, haklarını, daha fazla utangaç durarak veya korkarak elde edemeyeceklerinin farkındalar. Bunun bir sonucu olarak da, daha fazla vakanın yargıçların önüne gelmesi bekleniyor.

DÜNYA BÜLTENİ - 4 NİSAN 2009 PAZARTESİ
AKRA