Başbakan Abdullah Gül, bazı hak ve özgürlüklerin; özellikle gündeme getirilmeyerek insanımızdan esirgenmek istendiğini söyledi
Başbakan Abdullah Gül, bazı hak ve özgürlüklerin; özellikle gündeme getirilmeyerek insanımızdan esirgenmek istendiğini söyledi. Başbakan Gül, “Kısa bir süre önce demirperde blokunun mensupları olan ülkelerde bile din ve vicdan hürriyeti alanında önemli adımlar atılmaktadır. Dünyanın hiçbir yerinde, başörtülü insanların dışlanmaları söz konusu değildir” dedi.
HEM AB, HEM DAYATMA OLMAZ
Başbakan Gül, “Avrupa Birliği standartlarına ulaşmak için büyük çaba gösterdiğimiz bir dönemde, insanlarımızın en temel haklarının; sırf kılık kıyafetlerinden dolayı ellerinden alınması doğru olur mu?” diye sordu.
Başbakan Abdullah Gül, son günlerin tartışmalı meselesi hakkında Vakit’e önemli değerlendirmelerde bulundu..
Bu konuyu insan hakları çerçevesinde ele aldıklarını ve toplumsal mutabakat çerçevesinde çözmek için gayret göstereceklerini ifade eden Gül, “Bu meselede, diğer alanlarda olduğu gibi toplumsal uzlaşmaya büyük önem veriyoruz. Yasaklamalara ille de biz son vereceğiz gibi bir gayretin içinde değiliz. Bu ülkenin meselesi ise, hep beraber çözeriz. Hiçbir gerginliğe sebep olmadan, siyasi beklenti içine girmeden, sadece, ülkemizin de çağdaş dünyanın ulaştığı standartlara kavuşması için çözmek isteriz. Ben, Meclis içindeki ya da dışındaki hiçbir partimizin, ülkenin faydasına olacak bir çalışmadan imtina edeceğini düşünmüyorum” dedi.
Gül, Türkiye’de bazı hassas meselelerin gündemden çıkmamasının büyük ölçüde bazı hak ve özgürlükleri insanımızdan esirgemek isteyenler tarafından engellendiğini belirterek, “Buna müsaade etmemiz beklenmemeli.
Kısa bir süre önce demirperde blokunun mensupları olan ülkelerde bile din ve vicdan hürriyeti alanında önemli adımlar atılmaktadır. Dünyanın hiçbir yerinde, başörtülü insanların dışlanmaları sözkonusu değildir. Avrupa Birliği standartlarına ulaşmak için büyük çaba gösterdiğimiz, bu konuda milli seferberlik halinde olduğumuz bir dönemde, insanlarımızın en temel haklarının sırf kılık kıyafetlerindeki bazı detaylardan dolayı ellerinden alınması doğru olur mu?”
“KAVGA İSTEMİYORUZ”
Gül, daha sonra şunları söyledi: “Biz kesinlikle kavga ve tartışma istemiyoruz. Herhangi bir art niyetin de sahibi değiliz. Yaşantımızla, ailemizle net bir görüntü veriyoruz. Temel hassasiyetlerimiz bellidir. Biz, herkesin yaşantısına saygı gösteririz. Başı açık olanla örtülü olan arasında en ufak bir ayrım düşünmeyiz. Bütün hanımlarımız saygıdeğerdir. Başı örtülü olan da açık olan da, bu ülkenin eşit ve şerefli vatandaşları olarak başımızın tacıdır. Zaten, vatandaşlarımız arasında da böyle bir problem yoktur. Farklı yaşam tarzlarına sahip olan insanlar, birbirleriyle, uyum içinde yaşayabilmektedirler. Öyle, iddia edildiği gibi bir tarafın diğer tarafı küçük görmesi türünden yaklaşımlara yaygın olarak rastlanmamaktadır. İnsanlarımız birer hoşgörü abidesidir. Milletimizin bu yaklaşımını, devleti yönetenler olarak biz de benimsemeliyiz. Vatandaşlarımızın sergiledikleri muhteşem tavra ortak olmalıyız...”
“MİLLETİ DEVLETE YAKLAŞTIRIYORUZ”
İktidara geldikleri gün Başbakanlık etrafındaki demir parmaklıkları kaldırdıklarını hatırlatan Başbakan Gül, şöyle devam etti: “Bu sembolik olarak çok önemli bir adımdı. Aynı şekilde, insanımızın yaşam tarzlarına, değişik bakış açılarıyla müdahale etmek isteyen, çağdaş dünyanın benimsediği özgürlük standartlarını
bizim insanımıza fazla gören anlayışın oluşturduğu demir parmaklıkları aşmalıyız... Yasaklar hiçbir zaman çözüm getirmedi. Sadece, ekonomik refahı hedeflemek asla yeterli olamaz. Özgürlükler alanının dar olduğu yerlerde de istenilen refah seviyesine ulaşılamaz. Bu bilinçle hareket ediyoruz. Kimseyle tartışmaya girmeden, bu ülkeyi seven insanları, sağcısıyla, solcusuyla bir araya getirip, ortak menfaati bulmak mecburiyetindeyiz.”
“AYRICALIK YOK”
Bundan önceki dönemlerde medya organlarının farklı bakış açılarıyla kategorize edildiğini vurgulayan Gül, kendi iktidarlarında hiçbir medya kuruluşuna ayrıcalıklı muamelede bulunulmayacağını söyledi.
Her medya organının, kendileriyle eşit mesafede olacağını, muhataplarından sadece hukuki şartları yerine getirmelerini talep edeceklerini belirten Gül, “Bizim her konuda objektif kriterlerimiz vardır. Bu kriterler şaşmaz bir ölçü olacaktır. Biz özel olarak, herhangi bir grubu himaye etmeyiz, herhangi bir ili ya da ilçeyi himaye etmeyiz. Bu ülkenin her ferdi bizim kardeşimizdir; her şehri bizim şehrimiz, her köyü bizim köyümüzdür. Bu ülke ancak böyle kalkınır, hedeflerimize, milletçe ancak bu adalet ve hoşgörü ortamında kavuşabiliriz” diye konuştu.
VAKİT
28.11.2002