İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0607:3908:2412:5315:3717:5619:24
Kabe

Bush, Irak konusunda partizanca söylemi terk etmeli

Dünya
|

Bush Irak savaşına muhalefeti, başarısızlığa verilen mantıklı tepkiden ziyade, 'Demokratların körlüğü' diye niteleyip siyasete indirgiyor. Muhalefetin kökünü ilkeler de salabilir; Başkan, Kongre'nin sorularını yanıtlamalı

Bush Irak savaşına muhalefeti, başarısızlığa verilen mantıklı tepkiden ziyade, 'Demokratların körlüğü' diye niteleyip siyasete indirgiyor. Muhalefetin kökünü ilkeler de salabilir; Başkan, Kongre'nin sorularını yanıtlamalı

Başkan Bush ve Yardımcısı Dick Cheney'in Irak politikalarının başarılı olduğunu söyleyebilmesi mümkün değil, bu yüzden de çok iyi becerdikleri bir şeyi tekrarlıyorlar: Amerikan dış politikasının geleceğine dair ciddi bir savı ele almak ve onu bayağı bir partizan hır gürüne dönüştürmek.
Asker sayısının 'artırılmasına' dair gerçek bir sav değil bu. Irak'taki güçleri yıllarca orada tutmak konusunda bir kararlılık sergileyip sergilemeyeceğimiz ya da büyük kısmını birkaç yıl içinde çekip çekmeyeceğimiz üzerine bir kavga. Asker artırımı küçük bir başarı kaydetse bile, durumun bütün olarak iyileşeceğinin, Iraklı liderlerin iç çatışmanın sona erdirilmesi için adım atacağının ve istikrarlı hükümet kuracağının, garantisi yok.
ABD'nin Irak'taki başkomutanı General Petraeus, Kongre savaşla ilgili kararları oylarken Washington'da arzı endam etmesine rağmen, durumu değerlendirirken siyaset oyunlarına girmedi. Doğru biçimde Sünni direnişinin kalesi Anbar'da ilerleme kaydedildiğinden dem vurdu, ama şunu da ekledi: "Kaide'nin korkunç saldırılar düzenleme yeteneği geri gidişe işaret ediyor ve burası ciddi ciddi odaklandığımız bir bölge."
Başkanın bu haftaki yorumları o kadar ölçülü değildi. "Yapay bir çekilme takvimini reddedeceğim" deyip ekliyordu: "Askerlere işlerini nasıl yapacaklarını söyleyen Washington siyasetçilerini de." Bu açıklamayı gözden geçirelim. Kongre'nin 'yapay bir takvime' sahip olması, 'doğal bir takvim' gibi bir şey olmasını gerektiriyor. Peki nedir bu takvim? Başkanın cevabını tahmin etmek güç değil: Zafere ulaşınca. Peki içinde bulunduğumuz vahim bataklıktaki 'zafer' tanımı ne? Yönetim bizi bir yere götürmeyen şeylerden söz ediyor sadece.
2280 gün boyu Beyaz Saray'da yaşamış bir siyasetçi için 'Washington siyasetçileri'ne saldırmak cüretin de ötesinde. Petraeus asker artırımını yürütme emirlerini, adına başkomutan denilen belli bir Washington siyasetçisinden almadı mı? Veya Cheney'in açıklamasını alın: "Bazı Demokrat liderler, yeni Irak stratejisine körlemesine karşı çıkmanın iyi bir siyaset olduğuna inanıyor." Cheney yönetimin politikalarına muhalefetin, dört yıllık bir başarısızlığa verilen mantıklı bir tepkiden ziyade 'körlük' olması gerektiğini sanıyor. Ve muhalefetin kökünü ilkelerin değil, 'siyaset'in salması gerektiğini. Mantıklı insanların yönetimin fikirlerine katılmamak için nedeni olamazmış gibi.
Bush ve Cheney'in yaptığı sadece yanlış değil, tehlikeli de. Irak'ta başarıya meraklı olsalardı, bu partizanca söylemi terk ederlerdi. Çoğunluk bugün onların politikalarına karşı. Başkan Amerikalıları Irak'ta dişe dokunur bir sonuç almanın hâlâ mümkün olduğuna ikna etmeli. Esaslı soruları da cevaplamalı: Askerleri daha ne kadar Irak'ta tutmayı planlıyor? İki yıl mı? Daha mı fazla? Ve hangi amaçla? Başkanın çekilme çağrısını da içeren ilave bütçe yasasını veto etmeye hazır olmasıyla birlikte tartışmada kanıt yükü değişmek zorunda. Kanıt yükü, Irak'ta askeri gücün sınırlarının ötesine geçtiğimizi söyleyenlerin omzunda değil artık. Tersine, yıllardır kahramanlık taslayan ve yanlış iyimserlik sergileyenlerde. Amerikalılar Bush'un şu anki iddialarına niye inansın ki? Kongre mantıklı bir süre içinde askerlerimizi eve getirmek için niye bastırmasın ki? Ve Başkan Demokratlara bağırmayı bırakıp Kongre'yle konuşmaya niye başlamasın? Bush isterse ülkeyi Irak konusunda mantıklı bir seçeneğin arkasında birleştirebilir. Alınganlık yararsız ve böyle giderse bugüne dek başkana bağlı kalan Cumhuriyetçilerin de sabrı taşacak.
RADİKAL -30 NİSAN 2007 PAZARTESİ  (E. J. Dionne THE WASHİGTON)
AKRA