İsrail'de Yahudi yerleşimciler işgal altındaki Doğu Kudüs'te yaşayan Filistinlileri mahkeme kararları ile evlerinden atmaya çalışıyor.
Yahudi yerleşimciler, Şeyh Cerrah semtindeki toprakların İsrail devletinin kurulduğu 1948'den önce kendilerine ait olduğunu iddia ediyorlar. Yerleşimciler, şu ana kadar Filistinlilere ait altı evi boşalttırdılar ve eve sahip oldular.
Lübnan'da yayınlanan The Daily Star'ın bildirdiğine göre, Filistinliler ve İsrailli bir insan hakları grubu, Yahudi yerleşimcilerin 28 evden daha 27 Filistinli aileyi attırmaya çalıştıklarını bildirdiler.
Üç çocuk babası 51 yaşındaki Maher Hanun, evinin önünde diktiği bir pankartta, "Etnik temizliği durdurun." yazısını yazdı. Hanun, mahkeme kararı ile Şeyh Cerrah'taki evini 19 Temmuz'a kadar boşaltmak zorunda. Şeyh Cerrah, işgal altındaki Doğu Kudüs duvarının yakınında bulunuyor.
Yahudi yerleşimcilerin özellikle Mescid-i Aksa çevresinde ikamet eden Filistinlileri evlerinden zorla çıkartma girişimlerinin İsrail'in ABD ile olan ilişkilerini bozabileceği ileri sürülüyor.
ABD başkanı Barack Obama, perşembe günü Mısır'dan Müslüman dünyaya konuşacak. Obama, Filistin Yönetimi geçici başkanı Mahmud Abbas ile yaptığı son görüşmede İsrail'e yeni yerleşim yerleri inşaatlarını durdurması çağrısını yinelemişti.
Şeyh Cerrah'taki altı Filistin evine yerleşen Yahudi yerleşimciler, İsrail varlığı olduğunu belirtmek için İsrail bayrakları astılar. Evlerin önünde silahlı Yahudi yerleşimciler bekliyor.
İsrail başbakanı Benjamin Netanyahu, işgal altındaki Kudüs'te şehrin doğusu dahil Yahudilere ait inşaatlara kısıtlamaları kabul etmeyeceklerini söyledi. Netanyahu, ayrıca, İsrail işgali altındaki Batı Şeria'da yeni yerleşim yerleri inşaatlarının tamamen durdurulması ile ilgili ABD isteğini de reddetti.
Abbas, işgal altındaki Doğu Kudüs'ün kurulacak Filistin devletinin başkenti olacağını ve bu devletin işgal altındaki Batı Şeria ve Gazze Şeridi'ni de ihtiva edeceğini söyledi.
İsrail, Doğu Kudüs'ü 1967 Ortadoğu Savaşı sırasında uluslararası hukuku ihlal ederek işgal etti.
Yahudi yerleşimcilerin çıkarmak istedikleri evde ailesi ile birlikte 1956'dan beri yaşadığını söyleyen Hanun, "Doğduğumuz evden neden çıkmamız gerekiyor? Daha fazla Yahudi yerleşim yerinin inşa edilmesi için bizi evlerimizden zorla atmak istiyorlar." diye konuştu.
Yahudi yerleşimciler Hanun'un evinin çevresindeki 28 Filistin evinin yıkılması ve yerine 200 evden meydana gelecek yeni Yahudi yerleşim yeri ve bir bahçe inşaatı için İsrail işgali altındaki Doğu Kudüs belediyesinden izin almak istedi, fakat başarılı olamadı. Ancak Osmanlı ve İngiliz dönemi belgelerden hareket ederek Filistinlilerin evlerinin bulunduğu Doğu Kudüs'teki bölgede Yahudilerin çeşitli arazilere sahip olduğunu İsrail mahkemelerine kabul ettirdiler.
Bir Filistinli aile Kasım'da mahkeme emri zoruyla evini boşalttı. Hanun ve komşularının evlerini boşaltmaları için 19 Temmuz'a kadar sürüleri var. Aksi halde zorla evden atılacaklar ve para cezası alacaklar.
İşgal altındaki Doğu Kudüs'te eşitliği savunan ve 2004'te kurulan İsrailli insan hakları grubu Ir Amim (Milletler Şehri), yayınladığı raporda, "Bu gelişmeler İsrail'in bu bölgedeki kontrolünü artırıyor. Gelecekte Kudüs sınırları konusunda yapılacak uzlaşmayı tehlikeye atıyor." denildi.
Ir Amim, İsrail mahkemelerinin Osmanlı ve İngiliz belgelerine bakarak Doğu Kudüs'teki arazilerin Yahudilere ait olduğuna karar verdiği fakat Filistinlilerin Osmanlı ve İngiliz belgelerine dayanarak Batı Şeria'da benzer girişimlerinin aynı sonuç vermediğine dikkat çekti.
Çoğu Müslüman yaklaşık 260 bin Filistinli İsrail işgali altındaki Doğu Kudüs'te yaşıyor. İsrail kimlik kartı taşıyorlar, kamu ve sağlık hizmelerinden faydalanıyorlar, Batı Şeria'daki Filistinlilerden farklı olarak daha geniş seyahat özgürlüğüne sahipler. Doğu Kudüs'te yaşayan Filistinlilerin çok azı tam İsrail vatandaşlığına sahip.
Doğu Kudüs'teki Filistinliler, işgal altındaki Doğus Kudüs'ün içinde ve çevresinde inşa edilen Utanç duvarının ve şehirdeki Filistinlileri yönelik İsrail politikalarının esas amacının Filistinlileri şehirden uzaklaştırmaya yönelik olduğunu vurguluyorlar.
DÜNYA BÜLTENİ - 2 HAZİRAN 2009 SALI







