AK Parti lideri Recep Tayyip Erdoğan, İsveç Başbakanı Göran Persson ile görüşmesinde, başbakanın, Kürt sorununu nasıl çözeceklerini sorması üzerine, “Tayyip Erdoğan’ın hakkı neyse Kürt vatandaşlarımızın hakkı da aynıdır
Biz Türkiye’deki Kürt vatandaşlara azınlık gözüyle bakmıyoruz. Partimiz son genel seçimde en fazla oyu da Güneydoğu Anadolu bölgesinden aldı. Parti olarak bölgesel, dinsel ve ırksal milliyetçiliğe ve ayrımcılığa karşıyız. Kürt vatandaşlarımızın sorunlarının bireysel hakların genişletilmesiyle çözüleceğine inanıyoruz.” cevabını verdi.
Erdoğan’ın, Dışişleri Bakanı Anna Lindh'in de katıldığı görüşmesinin perde arkasında azınlık hakları ve Kürt sorunu gündeme gelirken; Erdoğan, haklar konusundaki titizliğini İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı iken yaşadığı bir olayla anlattı. Erdoğan, Darülaceze’nin onarımı gerçekleştirilirken aynı avluda bulunan kilise ve havrayı da onarttığını, hatta buralardan sorumlu dini liderlerden yardım isteyerek aslına uygun restore edilmesi için çalıştığını belirtti. Erdoğan, İstanbul’da yine bir mescidin yanına birer de havra ve kilise inşa ettirdiğini aktardı.
Size, Diyarbakır’ı ben gezdireyim
Persson’ın siyasi yasaklar konusuna da değinmesi üzerine Erdoğan, tüm yasaklara karşı olduklarını, özellikle siyasi yasağı olan herkesin, kişi ayırt etmeden yasaklarını kaldıracağı yönünde de garanti verdi. Erdoğan “Bu sadece benim meselem değildir. Erbakan’ın, Akın Birdal, Murat Bozlak’ın da yasakları kaldırılacak. İfade, din ve vicdan hürriyeti önündeki engelleri kaldıracağız” diye konuştu.
Bu arada İsveç Dışişleri Bakanı Annah Lindh’in Dışişleri eski Bakanı İsmail Cem’in bakanlığı sırasında Diyarbakır’a gitmek istediği; ancak Türkiye’ye girişine izin verilmediği de ortaya çıktı. Bunun üzerine Erdoğan, Bayan Lindh’i davet ederek, kendisini Diyarbakır’ı gezdirme sözü verdi. Başbakanın, “Keşke mayıs ve haziranda Stockholm’e gelseydiniz. Buranın güzelliklerini o zaman görebilseydiniz” dediği, Erdoğan’ın da, “Kalplerin ve gönüllerin güzelliği yeterli.” sözü üzerine Persson’un, “Şimdi niye birinci parti çıktığınızı daha iyi anlıyorum” dediği ortaya çıktı.
ZAMAN
28.11.2002