Hükümet Sözcüsü Cemil Çiçek, Bakanlar Kurulu toplantısı sonrası açıklama yaptı. Sözlerine Nabucco projesi ile ilgili yapılan tarihi imza ile başlayan Çiçek'in açıklamaları şöyleydi:
"Bu proje Türkiye'nin AB konusunda vazgeçilmezliğinin göstergesidir. Bu proje bunun en açık göstergesidir. Bu proje Türkiye'nin güvenlik katsayısının da çok açık göstergesidir. Eğer Türkiye güvenli bir ülke olmasaydı gelecek güvenxcesi olmasaydı, kimse bu yatırımı buraya yapmazdı. Milletimize hayırlı uğurlu olsun.
İkinci konumuz Avrupa Birliği konusuydu. Gelecek dönemin öncelikleri belirlendi. Önceliklerin başında yargı reformu stratejisi var.
Üçüncü konumuz. Haftalık yapılan Ekonomik Koordinasyon Konusu yapılıyor. İki konuda karar alındı ve imzaya açıldı. Teşvik sistemi. Büyük proje yatımları konusunda yapılacak teşvikler. Yeni sistemin 3 ayağı var. 12 sektöre teşvik desteği sağlanacak. Diğeri de bölgelere göre sağlanacak teşvik yatırımları. Bakanlar Kurulu'nda imzaya açıldı.
Kredi fonu da imzaya açıldı. Kobilere kredide zorluklar giderilecek.
Fındık alım stratejisi konusunda yapılacak değişiklikler de toplantıda konuşuldu. Bu konudaki sorunları kökten çözecek bazı adımlar atma konusunda çalışmalar var.
Bu yasa iktidarın ve muhalefetin desteği ile çıkmıştır. Kimsenin konuyu saptırmasına gerek yok. Meclis'in çalışması bellidir. Kayıtlarda her şey bellidir? Meclis televizyonunun kayıtları da ortadadır. Herkes isterse alabilir. Yasanın bu maddesi geçerken muhalefet itiraz etti de kayıtlara mı geçmedi? Herkes olumlu oy kullanarak bu yasa geçmiştir. Bu oy birliği ile çıkmış bir yasa şimdi çıkılmış Anayasa'ya aykırıdır deniyor. Olabilir. Anayasa Mahkemesi kararını verir ve bu uygulanır.
Cumhurbaşkanının şartlı onay vermesi ilk defa olmuyor bugün olan bir şey değildir. Geçmişte de bunların benzerleri yaşandı. Bir önceki cumhurbaşkanının da bu noktada tavsiyeleri olmuştur. Biz bu taleple ilgili bir çalışmayı yapacağız. Cumhurbaşkanı bu taleplerde bulunurken konu Anayasa Mahkemesi'ne gitmemişti. Biz bir taraftan bu çalışmayı yapıp şüpheleri gidermeye çalışırken diğer taraftan da gelişmeleri takip edeceğiz.
Biz Türkiye olarak Kıbrıs'ta çözümü destekliyoruz. Biz her zaman çözümü istedik. Ancak çözüme engel olanlar dünya kamuoyunda takdir edilen taraf oldu. Arzumuz yıl sonuna kadar bir çözüme ulaşılması. Yıl sonuna kadar Kıbrıs'ta bir çözüm olmazsa sorumlusu biz değiliz."
HABER 7 - 14 TEMMUZ 2009 SALI







