KKTC'de bugün, Barış ve Özgürlük Bayramı tören ve etkinliklerle kutlanacak. Lefkoşa'da düzenlenecek geçit töreninde, Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat ile Türk hükümeti adına, Devlet Bakanı Cemil Çiçek konuşacak. Başmüzakereci Egemen Bağış da törenlere katılacak.
Kutlama etkinlikleri çerçevesinde, Türk Deniz Kuvvetleri'ne bağlı TCG Giresun ve TCG Zafer firkateynleri, Tuğamiral Abdullah Gavremoğlu komutasında, Girne açıklarına demirledi. Firkateynler, bugün ve yarın halkın ziyaretine açık olacak.
TSK, yarın yapılacak törenlere Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanlığı birliklerinin yanı sıra Türk Yıldızları ve Deniz Harp Okulu öğrencileriyle katılacak.Türk Deniz Kuvvetleri'nin göz bebeği Deniz Harp Okulu'nun 3. sınıf öğrencileri de bu yıl Lefkoşa'da icra edilecek törenlere katılacak.
İki yıl sonra Teğmen rütbesiyle Deniz Kuvvetleri saflarına katılacak olan genç bahriyeliler, yarın Dr. Fazıl Küçük Bulvarı'nda tören geçişi yaparak halkı selamlayacak.
Türk Yıldızları (Akrotim Filo Komutanlığı) yarın Lefkoşa'da icra edilecek törenlerdeki uçuşlarından sonra, nefes kesen gösterilerini 17.45-18.45 saatleri arasında Girne'de Dome Otel önünde gerçekleştirecek.
Talat halka seslendi
Cumhurbaşkanı Talat, 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı nedeniyle Bayrak Radyo Televizyonundan (BRT) halka hitap etti.
Talat, Kıbrıs Türk halkının kabul edebileceği, çıkarlarını koruyan bir barış anlaşması yapma göreviyle karşı karşıya bulunduklarını, hedefin çözüm ve güvenlik olduğunu, bu yönde çok yoğun ve çok yönlü çalıştıklarını belirtti.
Talat, Kıbrıs Türk halkının uzun yıllar boyunca temel haklarına sahip çıkma mücadelesi verdiğini, bu kazanımlarıyla yetinmediklerini, çünkü nihai hedeflerinin "adil, kalıcı ve güvenli bir çözüm ve AB içinde hak ettikleri yeri alarak, uluslararası hukuk tarafından kabul görmek" olduğunu söyledi.
Çözüme çok uzak olmadıklarını, ancak halka hayal kırıklıkları yaşatmak istemedikleri için sessiz ve temkinli davrandıklarını belirten Talat, gelecek güvencesi için, olası bir barış antlaşmasında, Rum tarafına tehdit içermeyen Türkiye'nin garantörlüğünü tartışma konusu yaptırmayacaklarını kaydetti.
Bütün siyasi kesimleri toplumsal uzlaşma ve Türkiye Cumhuriyeti ile birlikte saptanan dış politika ve müzakere stratejisi etrafında birlik içinde olmaya çağıran Talat, çözüm ipini, hangi görüşten olursa olsun herkesin birlikte göğüslemesi gerektiğine işaret etti.
Talat, bunun nedenini, "Çünkü Kıbrıs'ta şimdikinden daha huzurlu, daha güvenli ve istikrarlı bir hayat anlamına gelen çözümü, bize başkaları altın tepsi içinde sunmayacaktır. Bunu kendi öz gücümüzle, çabamızla, aklımızla, becerimizle elde edeceğiz" sözleriyle açıkladı.
"Dur deyişin 35. yılı"
Bugünün, 1960'ta kurulan Kıbrıs Cumhuriyeti'ni, bir Elen devletine dönüştürmek hedefiyle gerçekleştirilen ve çok sayıda insanın hayatına mal olan Yunan askeri darbesine "Dur" deyişlerinin 35. yıl dönümü olduğunu kaydeden Talat, 20 Temmuz'la birlikte can ve mal güvenliklerinin sağlandığını, temel hak ve özgürlüklerinin güvence altına alındığını, Kıbrıs'taki ortaklık haklarının tescil edildiğini, böylece gerçekçi bir çözüme doğru adım atıldığını anlattı.
Cumhurbaşkanı Talat, 20 Temmuz'un çözümsüzlüğün simgesi olarak değil, çözüm yolunda bir açılım olarak görülmesini ve 1974 olaylarına, artık savaşa ve düşmanlığa ilişkin değil, barışa ve dostluğa ilişkin dersler çıkaran bir anlayışla yaklaşılmasını istedi.
Kıbrıs'ta çözüm, barış ve dostluğun, Kıbrıs Türk halkının yok sayılmasıyla, adanın ekonomik, sosyal, kültürel hayatından silinmesiyle, siyasi eşitlik ve kendi kendini yönetme hakkının inkar edilmesiyle sağlanamayacağını vurgulayan Talat, "İşte, 20 Temmuz 1974'le birlikte değişen siyasi parametreler, bu gerçekliği hem Rum tarafına, hem de dünyaya somut bir şekilde göstermiş oldu" dedi.
Cumhurbaşkanı Talat, şu anda, bu yeni ve sağlam zemin üzerinde, çok daha güvenli ve kararlı bir şekilde müzakereleri sürdürdüklerini, Kıbrıs Türk halkının haklarını elde etme ve çözüm yolunda emin adımlarla ilerlediklerini bildirdi.
Nihai hedef
KKTC Cumhurbaşkanı, bu kazanımlarla yetinemeyeceklerini, çünkü nihai hedeflerinin adil, kalıcı ve güvenli bir çözüm, Avrupa Birliği içinde hak ettikleri yeri alarak, uluslararası hukuk tarafından kabul görmek olduğunu vurguladı.
"O nedenle, bir an önce Kıbrıslı Türkleri yeni bir ortaklık devleti içinde, Kıbrıslı Rumlarla eşit haklara sahip, kurucu ortak olarak dünya ile bütünleştirmeliyiz" diyen Talat, "gençlerin ve gelecek kuşakların bu adada, dünyayla sağlam bir iletişim, bir alışveriş içerisinde, Avrupa uygarlığının ve bütün insanlığın parçası olarak, hiçbir gelecek kaygısı hissetmeden, güven içinde yaşayabilmesi, malına mülküne sahip çıkabilmesi için kesin bir çözüme ihtiyaç duyulduğunu" söyledi.
Bugün karşı karşıya bulundukları görevin, "Kıbrıs Türkü'nün çıkarlarını koruyan ve halk tarafından kabul edilebilir bir çözüm bulmak, Rum tarafıyla süren müzakereleri en kısa zamanda bir barış antlaşmasıyla sonuçlandırmak" olduğunu kaydeden Talat, "Hedef budur: Çözüm ve güvenliktir. Bu hedef için çok yoğun ve çok yönlü bir şekilde çalışıyoruz. Sizin beklentilerinizi karşılamak ve güveninize layık olmak için elimizden geleni yapıyoruz" dedi.
KKTC Cumhurbaşkanı, çözüme çok uzak olmadıklarını ifade ederek, yine de sessiz ve temkinli davrandıklarını, çünkü Rum tarafının ya da Avrupa Birliği'nin geçmişteki tutarsız, ikiyüzlü davranışlarından dersler çıkarıp, bir defa daha Kıbrıs Türk halkına hayal kırıklıkları yaşatmak istemediklerini söyledi.
ABD'den "Kıbrıs'ta çözüm" uyarısı
Atina'da yayımlanan Ethnos gazetesine konuşan Matthew Bryza ise, "Kıbrıs'ta sürdürülen çözüm çabalarının, AB'nin geleceğiyle ilgili başka süreçlere de zarar verebileceğini" kaydetti. Bryza, bu durumda müzakere sürecinin tehlikeye gireceğini ve sürecin yakın gelecekte canlanmasının çok zorlaşacağını belirtti.
CNN TURK - 20 TEMMUZ 2009 PAZARTESİ