Almanya’da Merve, Hollanda’da Arzu katliamlarından sonra şimdi de Belçika’da Mikail isimli bir genç gardiyanlar tarafından kimliği nedeniyle dövülerek öldürüldü. Mikail isimli gencin Cuma namazı çıkışında polisin bir sorusuna cevap vermediği için gözaltına alındığı öğrenildi.
Diğer taraftan Almanya’nın Bavyera Eyaleti Anayasayı Koruma Dairesi ayrıca İslam’ı da terörizm ile eşdeğer tutarak Batı’nın gerçek yüzünü göstermiş oldu.
Şimdi de Belçika’da bir Türk’ü gözaltında döverek öldürdüler
Her fırsatta Türkiye’ye insan hakları konusunda ders vermeye çalışan ama teröristleri beslemekten de çekinmeyen Belçika’da bir Türk, cezaevinde dayak ve işkence sırasında öldü. Charleroi kentinde Cuma günü gözaltına alınan Türk vatandaşı Mikail Tekin (32) esrarengiz şekilde öldü. Tekin’in ölüm nedeni netlik kazanmazken, olaya karışan gardiyanlar sorguya alındı. Tekin’in önce kalp krizinden öldüğü iddia edilirken, boğazında yemek kalıntıları bulunması üzerine ailesine yemek yerken boğularak öldüğü bildirildi. Mikail Tekin’in kardeşi Cebrail Tekin, abisinin dövüldüğünü ve haksız yere hapse atıldığını söylerken, “Ağabeyim Mikail, Cuma namazı sonrası bir tanıdığının aracına ceza yazan trafik polisine şahsın camide olduğunu ve birazdan çıkacağını hatırlatmış. Sinirlenen memur la tartışmışlar. Bunun üzerine nezarete alınan ağabeyimin ertesi gün ölüm haberini aldık. Abim polisler tarafından götürülmeden önce yanındaki arkadaşlarına, ‘Bana bir şeyler olabilir, polis arabalarının plakalarını alın’ diyerek, sanki başına gelebilecekleri tahmin etmiş” dedi.
Mikail’in dövülerek ve boğularak öldürüldüğünü belirten baba Tekin, cinayete tanık olan hapishanedeki diğer mahkumların gardiyanlara karşı eylem yaptığını, gardiyanların ise savcı tarafından sorgulanan 3 cinayet zanlısı arkadaşlarına destek için hapishane önünde toplanarak adeta tahrikte bulunduklarını söyledi. Tekin, hapishanede, son 5 yılda birçok yabancı kökenlinin intihar süsü verilerek ya da ilaçla öldürüldüğünü kaydetti. Katledilen Mikail Tekin’in, 1,5 yıl önce Charleroi’deki bir yangında, itfaiyecilerin cesaret edemediği bir ortamda, evde yanmak üzere olan 80 yaşındaki bir kadını kurtardığı için Charleroi belediye başkanınca ödüllendirildiği öğrenildi. Olayı doğrulayan komşu Saint Hulie Pienette de Mikail gibi, herkese elinden geldiğince yardım etmeye çalışan birinin hapishaneye gönderilmesine ve burada katledilmesine anlam veremediğini söyledi. Yakınları, Mikail’in, mahallesinde uyuşturucu kullanan gençleri de ikaz ederek onları faydalı işler yapmaya yönlendirdiğini anlattı.
CİNAYETİ BELGELEDİ, TBMM DEVREYE GİRDİ
Hemşire olarak çalışan ve Mikail’in halasının kızı olan Selvihan Karasu ise, yaşananları ırkçılığa bağladı. Gardiyanların aksi yöndeki uyarılarına rağmen Mikail’in cesedinin fotoğraflarını çekerek bir anlamda cinayeti belgeleyen Karasu, oldukça beyaz bir tene sahip olan Mikail’in morarmış yüzünü gördüğünde tanıyamadığını belirterek, bileklerindeki izlerden, ellerinin bağlı olduğu anlaşılan Mikail’in sırtındaki ve kafasındaki morluklarla ağız, burun ve kulaklarındaki kanın darp ve boğulmayı işaret ettiğini kaydetti. TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanı Zafer Üskül de Belçika’da bir Türk mahkûmun cezaevinde “fiziksel şiddet görerek öldüğü” iddialarıyla ilgili Belçika Parlamentosu’ndan bilgi istedi. Alınan bilgiye göre, Üskül, olayla ilgili muadili Belçika Parlamentosu Adalet Komisyonu Başkanı’na, Dışişleri Bakanlığı kanalıyla bir yazı gönderdi.
Türk iş kadını Arzu Erbaş katledilmişti
Önceki gün ise, sahibi olduğu kreş çıkışında uğradığı bıçaklı saldırı sonucu Türk iş kadını Arzu Erbaş katledilmişti. Amsterdam’da başarılı bir iş kadını olarak tanınan, iki çocuk annesi 33 yaşındaki Arzu Erbaş, 12 yerinden bıçaklanmıştı.
Merve El-Şerbini isimli Mısırlı Müslüman genç bir kadın da geçtiğimiz ay İslam düşmanı bir faşistin saldırısına uğrayarak mahkeme salonunda öldürülmüştü. Merve’ye ve başörtüsüne saldıran İslam düşmanları hakkında dava açan Merve El-Şerbini 1 Temmuz 2009 tarihinde Dresden Mahkeme Salonunda Alman faşistler tarafından 3 yaşındaki çocuğunun gözleri önünde öldürülmüştü. 3 aylık hamile olan Merve’nin ardından Alman medyası da karışmıştı.
TİMETURK - 13 AĞUSTOS 2009 PERŞEMBE







