Nilgün Açıkalın, Türkiye'de 2006 yılında 30 milyar metreküpe ulaşan doğalgaz tüketiminin 2010 yılında 44 milyar metreküpe, 2015 yılında ise 54 milyar metreküpe yükseleceğinin tahmin edildiğini kaydetti. Türkiye'nin jeopolitik açıdan çok önemli bir bölgede bulunduğunu kaydeden Açıkalın, "Türkiye, dünya ispatlanmış petrol rezervlerinin yüzde 73'üne ve doğalgaz rezervlerinin yüzde 72'isine sahip bölgelerle komşu. Bu aşamada Türkiye, doğalgaz sektöründe güçlü ve önde gelen oyunculardan biri olarak önemli roller üstlendi" dedi.
Dünya enerji ihtiyacının 2030 yılına kadar yüzde 60 civarında artacağına işaret eden Açıkalın, petrol ve doğalgazın enerji içerisindeki paylarını koruyacağını ifade etti. Açıkalın, özellikle 2030 yılına kadar sadece doğalgaz üretim çalışmaları için yaklaşık 3 trilyon dolara ihtiyaç olduğunun altını çizdi.
'Dengeler hassaslaşıyor'
Açıkalın, dünyanın en büyük doğalgaz ithalatçı ve aynı zamanda dünyanın en hızlı büyüyen enerji pazarlarından biri olan AB'de de 1990'dan bu yana toplam enerji talebinin her yıl düzenli olarak yüzde 1 artığına dikkat çekti. Açıkalın, AB'nin ithalata bağımlılığının 2025 yılına kadar daha da artacağını söyledi.
"Önümüzdeki 20 yılda Avrupa'da toplam enerji talebi yaklaşık yüzde 45 artacak" diyen Açıkalın, 2010 itibarıyla doğalgazın birincil enerji tüketimindeki payının ise yüzde 27'ye yükseleceğinin tahmin edildiğini söyledi. 2017'ye kadar Avrupa'nın Rus gazına olan bağımlılığının devam edeceğine işaret eden Açıkalın, "Rusya'nın da ihraç gelirlerinden dolayı Avrupa'ya bağımlı olacağı hassas denge damgasını vuracak" dedi.
RADİKAL -7 MAYIS 2007 PAZARTESİ






