Diyanet İşleri Başkanı Ali Bardakoğlu, ülkelerin ve insanların açgözlülüğünün dünyayı yaşanmaz hale getirdiğini söyledi. Barışın sevgiye dayandığını, ancak severek sevginin kurulabileceğini ifade eden Bardakoğlu, ''Ama burada sevgi deyince kendimizi sevmeyi kastetmiyorum. Yanı başımızdakini sevmeyi kastediyorum. Kendimizi sevdikçe bencillik artar. Kavga, hırs, gerilim çoğalır'' diye konuştu.
Bardakoğlu, en büyük sevginin Allah sevgisi olduğunu ve bütün sevgilerin, o sevginin bir yansımasını oluşturduğunu ifade ederek, ''Sevgiyi konuşmaya değil, içini doldurmaya ve yaşamaya ihtiyacımız var'' dedi.
"Rahmet çağrısı"
Bardakoğlu, dinin insan ve toplum hayatında her zaman olduğundan daha fazla önemini koruduğunu ve korumak da zorunda olduğunu söyledi.
Çünkü insanın var oluşuyla birlikte olan bir hadise olduğunu, dinin sonradan ortaya çıkmadığını anlatan Bardakoğlu, insanın dindar olarak doğduğunu, dindar olarak var olduğunu kaydetti.
Bardakoğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü:
''21. Yüzyıl'da din yok olmadı. Din var olmaya devam etti. Ama aşırı dünyevileşmenin ve maddileşmenin altında dini değerlerimiz kayboldu gitti. Mal ve mülk aslında paylaşma imkanıdır. Ama biz hırslarımız nedeniyle mal ve mülkün altında kaldık. Biz mal ve mülkü yönetecekken, mal ve servetimiz bizi yönetti. Biz mevkiyi ve makamı yönetecekken, makam, mevki bizi şekillendirdi. Sözün özü, dünyanın üzerinde yürümek için yaratılan insan, adeta dünyanın altında kaldı. Bu birazda paylaşamadığımız için oldu. Ötekini göremediğimiz, ötekini sevemediğimiz için oldu. Ülkelerin ve insanların aç gözlülüğü, dünyayı yaşanmaz hale getirdi. Dünyada ne çekiyorsak, insanların kendi eliyle ürettiklerinden çekiyoruz. Bunlar bize Rabbimizden gelen cezalar değil. Dinlerin rahmet çağrısına kulak verdikçe, insanların arasında rahmet artacaktır.''
MİLLİ GAZETE - 26 AĞUSTOS 2009 ÇARŞAMBA







