İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0607:3908:2412:5315:3717:5619:24
Kabe

Tedbir alınmazsa Sırplar savaş çıkaracak...!

Tedbir alınmazsa Sırplar savaş çıkaracak...!
Dünya
|

Yugoslavya'nın dağılmasının ardından bağımsızlıklarını ilan eden Slovenya ve Hırvatistan'a saldıran Sırplar Batı dünyasından gelen tepkiler karşısında kuvvetlerini Bosna Hersek'e kaydırdı. 4 yıl aralıksız süren Bosna'daki iç savaşta Sırbistan Devleti Bosnalı Sırpları silahlandırarak savaşa resmen katılmıştı. 150 binden fazla Boşnak Müslüman’ın öldürüldüğü, 29 bin insanın kayıp olduğu ve 2 milyon insanın ülke dışına zorla göce maruz bırakıldığı bu iç savaşta, Sırp çetnikler, silahsız ve savunması

Yugoslavya'nın dağılmasının ardından bağımsızlıklarını ilan eden Slovenya ve Hırvatistan'a saldıran Sırplar Batı dünyasından gelen tepkiler karşısında kuvvetlerini Bosna Hersek'e kaydırdı. 4 yıl aralıksız süren Bosna'daki iç savaşta Sırbistan Devleti Bosnalı Sırpları silahlandırarak savaşa resmen katılmıştı. 150 binden fazla Boşnak Müslüman’ın öldürüldüğü, 29 bin insanın kayıp olduğu ve 2 milyon insanın ülke dışına zorla göce maruz bırakıldığı bu iç savaşta, Sırp çetnikler, silahsız ve savunmasız Müslüman Boşnakları topyekûn yok etme hareketi başlatmıştı.

Büyük çoğunluğu Osmanlı döneminden kalan 850 Cami ve tarihi eser hedef alındı. 'Büyük Sırbistan' hayali uğruna Bosna Hersek'te sürdürülen toplu katliamlar BM Güvenlik konseyi kararıyla 'Güveli Bölge ilan edilen Srebrenica kasabasında 8372 Müslüman Boşnak 5 gün içinde BM ve Uluslararası Toplumun ihaneti sonucu Sırp canilerce katledildi. Lahey BM Adalet Divanı tarafından Soykırım olarak kabul edilen 'Srebrenica katliamları' insanlık tarihinde kara bir leke olarak yerini almıştır.

1995 yılında Uluslararası toplumun baskıları sonucu varılan 'Zoraki Barış Anlaşması' hala Bosna Hersek'de güveni sağlayamadığı açıkça görülmektedir. Çünkü Sırp caniler Dayton Barış Anlaşması'nın uygulanmasına sürekli engel olmaktadır. Bilindiği gibi Dayton, Ohio'da imzalanan ilk barış anlaşması, Bosna'daki ihtilafa son vermiş ve ülkeyi birbirine ortak kurumlarla bağlı mini devletlere bölmüştü. İsviçre modeli baz alınarak Bosna Hersek'te 'Boşnak - Hırvat Federasyonu' ile 'Bosna Sırp Cumhuriyeti' olarak iki ayrı parça ve 10 ayrı Kanton'dan oluşması kararlaştırıldı. Dayton Barış Anlaşması ile silahlar susmuş ve normal hayata geçiş süreci başlatılmış olsa da barış ve güven ortamı sağlandığı anlamına gelmediği tüm dünya tarafından bilinmektedir. Taraflar zoraki bir beraberliği kabullenmiş olsalar da her an yeni bir savaşın başlayacağı endişesi ve korkusu ile yaşamaktadırlar. Dünyada eşi bulunmayan ülkeyi taraflar adına AB ve BM'yi temsilen Amerikanın garantörlüğünde bir 'Yüksek Temsilci' idare etmektedir. Sırplar,  işledikleri savaş suçları (ki bunların başında hiç şüphesiz 'Srebrenica Soykırımı' gelmektedir) nedeniyle Uluslararası toplum tarafından cezalandırılmış olduklarından dolayı, bir de Sırbistan’ın AB'ye alınması ve bir takım kredi kaynaklarının kesilmemesi adına fazla seslerini çıkaramıyorlardı. Miloşeviç sonrası Sırbistan’ın yönetimine Batı yanlısı siyasilerin getirilmesinden sonra AB ve Amerika ile başlayan işbirliği ve yakınlaşma Sırpları katliamcı ruhunu yeniden hareketlendirdiği gözlenmektedir.  Son yıllarda Dayton anlaşmasının ruhuna aykırı hareketlerinin yanında ırkçı, şoven tavırları ile kin ve intikama dayalı tehditler savurmaya başlamışlardır. Savaş sırasında canlarını kurtarmak amacıyla ülke dışına kaçmak zorunda bıraktıkları Müslüman Boşnakların Dayton Anlatması çerçevesinde tekrar evlerine ve toplarlarına geri dönmelerine engel oldukları gibi tehdit ve korku yayıyorlar.  Bu tehdit ve engellemeler sadece aşırı ırkçı 'Çetnik gruplar' ile yerel yönetimde olanlar değil, aynı zamanda Bosna Hersek Merkezi yönetiminde bulunan Sırp siyasiler tarafından da açıkça yapılmaktadır.

Bosna-Hersek Cumhurbaşkanlığı Konseyi'nin Bosnak Temsilcisi Haris Sladziç, Sırpların sebep olduğu ve her gecen gün artarak devam eden gerilim hakkında Başbakan R. Tayyip Erdoğan'ı bilgilendirdi. Ortak basın toplantısında ülkesinde siyasi tansiyonun çok yüksek olduğuna işaret ederek endişelerini açıkça ifade etti. Dr. Haris Sladziç Balkanlarda kalıcı barışın sağlanmasına önem veren Türkiye'den yardım istedi. Kısacası Sırplar Dayton anlaşmasını hiçe sayarak meydan okuyorlar,  Eğer tedbir alınmasa barış öncesi kanlı çatışmalar yeniden başlar ve kısa zamanda bu çatışmalar tüm Balkanlara yayılır. Bu konuda gelişmelerin önemli ve tehlikeli olduğunu gören Bosna-Hersek'teki barış sürecine nezaret eden uluslararası kurum olan 'Yüksek Temsilci' ile Barış Uygulama Konseyi (PIC) Yönetim Kurulu büyükelçileri, Sırp siyasilerin Dayton Barış Anlaşmasına karşı çıktıklarını söylediler. Yüksek temsilci ve Bosna Parlamentosunun aldığı kararlara kafa tuttuklarını doğrulayarak Sırpların uyarıldığı halde olumlu bir gelişme şikâyetçi oldular. Hazırladıkları raporda “Bosna Hersek'te Sırp siyasilerin başlattığı tutum gerilimi arttırmakta ve zarar vermektedir. Bu durum Sırp ırkçılarını cesaretlendirmiştir. Gerilimi arttıran bu duruma son vermek için ‘Uluslararası Toplum’ mutlaka devreye girmelidir” görüşüne yer verildi. 

Son üç yıldır Bosan'da milliyetçi söylemin sürekli artması ve ülkenin ana etnik grupları arasındaki siyasi gerginliğin tırmanması nedeniyle AB üyeliği için gereken reformların uygulanması durdu. Anlaşmazlıkların giderilmesi ve tansiyonu düşürmek amacıyla kısa bir zaman önce ABD ve AB'den gelen uzman ekipleri Bosna Hersek'e gelerek tarafların siyasi liderleriyle görüşmeler gerçekleştirdiler. Ancak bir arpa boyu yol alınmadı. Heyet adına yapılan açıklamada Sırplara uyarılar yapılırken “Söz konusu çıkmaz ve gerilim AB ve NATO üyeliği yolundaki ilerlemeyi engelliyor. Sırp tarafın bu girişimleri kabul edilemez” denildi.  Zaten Sırplar'da bunu istiyor ve bunun için uzlaşmaz bir tavır takınıp gerdikçe geriyorlar.    

Geçmişte uyarılara kulak asılmadığı için Bosna ve Kosova'da yüz binlerle ifade edilen Müslüman katledildi. Sırp canilere tanınan fırsatlar sonucu yerleşim yerleri yerle bir edildi. Bugün yaşanan gerilim geçmişin benzeri insanlık faciasının ayak sesleridir. Vakit geç olmadan insan haklarına saygı duyan tüm kuruluşlar ve kurumlar harekete geçmeli. Yeni Srebrenica'lar yaşanmaması adına Sırp canilerine fırsat tanınmamalı. Aynı inancın ve ruhun mensupları olarak İslam dünyası geçmişten dersler çıkararak ortak plan ve politikalar üreterek Müslüman Boşnakları sahipsiz bırakmamalıdır.  Uyarıyoruz; Bu gerilim düşürülmezse, Sırplar daha da şımarır ve savaş yeniden başlar...

TİMETÜRK - 19 EKİM 2009 PAZARTESİ

AKRA