İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0607:3908:2412:5315:3717:5619:24
Kabe

Kafkasya'da neler oluyor?

Kafkasya'da neler oluyor?
Dünya
|

Bugün, Kafkasya’da her alanda değişim ve dönüşüm yaşanmaktadır. Geçmişten günümüze kadar gelen Kuzey ve Güney Kafkasya’daki sorunlar halen çözülmemiş durumdadır. Uluslararası ilişkiler, "ülkeler arasındaki ilişkileri yorumlama ve yürütme sanatı", uluslararası sistemin yapısı ve işleyişini, sistem içinde yer alan devletlerin, uluslararası örgütlerin ve devlet-dışı aktörlerin davranışlarını ve birbirleriyle etkileşimlerini konu alır. Yetmiş yılı aşkın süredir Kafkaslar huzur yü

Bugün, Kafkasya’da her alanda değişim ve dönüşüm yaşanmaktadır. Geçmişten günümüze kadar gelen Kuzey ve Güney Kafkasya’daki sorunlar halen çözülmemiş durumdadır.

Uluslararası ilişkiler, "ülkeler arasındaki ilişkileri yorumlama ve yürütme sanatı", uluslararası sistemin yapısı ve işleyişini, sistem içinde yer alan devletlerin, uluslararası örgütlerin ve devlet-dışı aktörlerin davranışlarını ve birbirleriyle etkileşimlerini konu alır. 

Yetmiş yılı aşkın süredir Kafkaslar huzur yüzü görmüyor. Gerginliklerin gittikçe tırmandığı bu bölgede daha uzun süreden beri yoksulluk,  yolsuzluk, çatışma ve insan hakları ihlalleri yaşanıyor.

Kafkaslarda yaşayanlar son yüzyılın en talihsiz milletlerinden birisi. 

Dağıstan, Çeçenistan ve İnguşetya'dan son dönemde şiddet olayları giderek kontrol edilemez bir duruma geldi. Rusya’ya Federasyonu’na bağlı bölgede suikastlar düzenlenerek, insan hakları eylemcileri hedef alınıyor, faili meçhul cinayetler işleniyor.   

İnguşetya Özerk Cumhuriyeti’nin nüfusunun büyük çoğunluğu müslümandır. Toplam nüfusu 300 bin civarındadır.  

İnguşların, Çeçen halkı ile yakın kültürel, tarihî ve dil bağları mevcuttur. Bu ülke 19. yüzyıldan bu yana Rusya’nın egemenliği altındadır. 

1936 yılında Çeçen-İnguş Özerk Cumhuriyeti olarak Sovyetler Birliği içinde varlığını sürdürdü. 

1991 yılında Çeçenistan bağımsızlığını ilan etti. İnguşlar buna karşı çıktı.

İnguşlarla Kuzey Osetler arasında da Prigorodny şehrinin egemenliği konusunda ihtilaflar çözülmemiş durumdadır. Bu ihtilaf Prigorodny şehrinin 1992 yılında İnguşetya’ya bağlanmak istemesi üzerine çıktı.

Rusya'ya bağlı İnguşetya Cumhuriyeti'nin en büyük kenti Nazran'da bombalı saldırı gerçekleştirildi. Nazran'daki emniyet müdürlüğü binasına patlayıcı yüklü araçla intihar saldırısı düzenlendi.

En az 20 kişi öldü, 138 kişi de yaralandı.

Yaralananlar meskûn alanlarda yaşayan sivillerden oluşuyordu.

Bu olayın ardından İnguşetya'da üç gün yas ilan edildi.

Rusya'nın Çeçenistan sınırındaki İnguşetya Cumhuriyeti'nde son zamanlarda polis ve hükümet yetkililerini hedef alan saldırılarda artış gözleniyor. Haziran ayında İnguş Cumhurbaşkanı konvoyuna düzenlenen bir bombalı saldırı düzenlenmişti. Bu saldırıda Cumhurbaşkanı Yunus-Bek Yevkurov ağır yaralandı. Temmuzda İnguşetya’ya gönderilen 2500 Rus askeri gönderildi.

Kafkasya bölgesindeki şiddet olayları, Moskova'nın önüne en önemli güvenlik problemi olarak çıkıyor. Kuzey Kafkasya’da artan saldırıların Moskova'nın Kuzey Kafkasya politikasını zayıflatacağı görülüyor. 

Güney Kafkasya ve Türkiye Ermenistan ilişkileri
Ankara, Erivan ve İsviçre’nin başkenti Bern’den eşzamanlı açıklamalar yapıldı. Türkiye Cumhuriyeti ve Ermenistan diplomatik ilişkiler kurma kararı aldılar. Türkiye’nin Ermenistan’la protokoller üzerinde uzlaşmaya varıldığını dış işleri yetkilileri tarafından bildirildi. Bu protokollerle Ermenistan'la diplomatik ilişki kurulması ve sınırların açılması için bir takvim öngörülüyor.

Protokol üzerindeki siyasi müzakerelerin altı hafta içerisinde tamamlanması bekleniyor. 

Mutabakata varılan belgeler her iki ülke parlamentolarına da onay için sunulacak. Eğer onaylanırsa yürürlüğe girecek.

En önemli süreç de bundan sonra başlayacaktır.  Çünkü "Ermeni" soykırımı iddialarının ele alınıp çözüme kavuşturulması bu onayın yürürlüğe girmesine bağlıdır.

Peki, neden Türkiye ile Ermenistan arasında diplomatik ilişkiler yok. Sorun hangi ülkeden kaynaklanıyor.

Bugün, Ermenistan ile Türkiye arasında hiç bir diplomatik ilişki mevcut değildir.  Türk-Ermeni kara sınırı kapalıdır. 

Türkiye Cumhuriyeti 16 Aralık 1991'de Ermenistan Cumhuriyeti'nin bağımsızlığını tanıyan ilk devletlerden birisidir.

İlişkileri derinden etkileyen en önemli iki konu mevcuttur. Bunlardan birisi asılsız soykırım iddialarıdır.  İkincisi de Dağlık Karabağ sorunudur.

Ermenistan'ın Azerbaycan'a bağlı  Dağlık Karabağ’ı işgal etmesi yüzünden, Ermenistan'la Azerbaycan arasında meydana gelen savaş, Türkiye'yle Ermenistan arasındaki ilişkilerin bozulmasına neden oldu.

1993 yılında Türkiye Ermenistan'la olan kara sınır kapılarını insan ve mal trafiğine kapattı. Azerbaycan'la Ermenistan arasındaki savaş, Ermenistan'ın Azerbaycan topraklarının % 20'ini işgali ile neticelendi. 

Türkiye'nin bunları kabul etmemesi ve Ermenistan'ın işgal altında bulundurduğu Azerbaycan topraklarını terk etmemesi iki ülkenin diplomatik ilişkiler kurmasını engellemektedir.

Ermenistan, Türkiye Cumhuriyeti ile sınırları belirleyen 1921 tarihli Kars anlaşmasını tanımıyor.   

Son zamanlarda yapılan enerji ve demiryolu anlaşmaları Azerbaycan, Gürcistan ve Türkiye’nin stratejik önemini artırmıştır. Türkiye’nin Ermenistan’la olan sınırlarını kapatması Ermenistan ekonomisini olumsuz yönde etkilemektedir. 

Nüfus sayısında azalma gözlenilen Ermenistan’da, yolsuzluk, yoksulluk ve istikrarsızlık hüküm sürüyor. Türkiye Ermenistan’ın Batı’ya açılması önemli ülkelerden birisidir. Türkiye ile sınırların kapalı olması Ermenistan’ı ekonomik, ticari, sosyal ve kültürel yönden çok zorluyor. Ermenistan tarafı Türkiye ile sınırların açılmasını uzun zamandır çok arzu ediyordu. Ermenistan’ın Gürcistan, İran ve Türkiye ile kara sınırı var. İran İslam Cumhuriyeti ile sınırı çok dağlık bölgeden oluşuyor. 

Dolayısıyla, bu coğrafi durum ticaret için elverişli değildir. Gürcistan’da son zamanlar istikrarsızlık hüküm sürüyor. Ermenistan için ekonomik ve ticaret açısından Gürcistan riskli bir bölgedir.  Ermenistan için en garanti ticaret yolu Türkiye’den geçiyor.

Türkiye, üyesi olduğu kuruluşlarda Ermenistan’a veto uygulayabiliyordu.   Yapılan protokoller gerçekleşirse, Ermenistan uluslararası platformlarda tüm vetolardan kurtulacak. 

Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Erdoğan, Azerbaycan Devlet Başkanı Aliyev’i söz konusu mutabakatla ilgili olarak bilgilendirdi.

Dışişleri Müsteşarı Büyükelçi Feridun Sinirlioğlu ve Müsteşar Yardımcımı Ünal Çeviköz Cumartesi günü Bakû’ye giderek, Azerbaycan Yönetimini protokolün neler getireceği konusunda daha ayrıntılı bilgilendirdiler.

Ermenistan, Türkiye’den, kara sınırının açılmasını, diplomatik ilişki kurulmasını, hava, kara ve demiryolu bağlantıları kurulmasını istiyor. Türkiye, Ermenistan’a uluslararası kuruluşlarda uyguladığı tüm vetoları kaldırıyor.  Enerji alanında işbirliği yapılmasını istiyor.  

Türkiye, Ermenistan’dan Türkiye ile mevcut sınırı resmen tanımasını, soykırım iddialarını araştırmak üzere bir alt komite kurulmasını, Ermenistan devletinin, soykırım iddialarını uluslar arası alanda Türkiye’ye karşı kullanmamasını, bu konuda herhangi bir lobi faaliyeti içine girmeme taahhüdünde bulunmamsını, Ermenistan da, Türkiye gibi, arşivlerini araştırma için açmasını istiyor. 

Bilindiği gibi Azerbaycan Cumhuriyeti topraklarının bir bölümü Ermenistan tarafından işgal edilmiştir. Azerbaycan’dan gelen ilk tepkiler, Dağlık Karabağ Sorunu çözülmeden sınır kapsının açılması Azerbaycan’ın milli çıkarlarına terstir.


Türkiye Cumhuriyeti ile Ermenistan arasında varılan mutabakatın, Türkiye ve Azerbaycan muhalefet partilerinin ve kamuoyları tarafından nasıl karşılanacağı merak konusu.

Dr. Mürteza HASANOĞLU / HABER 7 - 8 EYLÜL 2009 SALI

AKRA