30'dan fazla kişinin hayatını kaybettiği sel felaketinin ardından Çevre ve Orman Bakanlığı 2010 yılını "Taşkınla Mücadele Seferberlik Yılı" ilan etti.
Bugün kameraların karşısına geçen Çevre Bakanı Veysel Eroğlu, 500 milyon liralık bir bütçeyle gerekli önlemlerin kısa sürede alınabileceğini söyledi. Plana göre, dere yataklarında yapılacak her türlü işlemde DSİ'nin görüşü alınacak.
Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü'nde basın toplantısı düzenleyen Eroğlu, öncelikli bölgelerde dere yataklarındaki yapıların 1-1,5 yılda yıkılabileceğini, ancak diğer yerlerin zaman alacağını belirtti. Eroğlu, tapulu olan yerlerde istimlak yapılması gerektiğini söyledi.
En büyük sıkıntılarının dere yataklarındaki işgaller olduğunu belirten Eroğlu,bugüne kadar pek çok dereyi kendi imkanlarıyla ıslah ettiklerini, pek çok yerde de idari imkanları kullanarak ıslah yapılabileceğini kaydetti.
Mimar Sinan'ın köprüsü bozulmuş
İstanbul'daki sel felaketiyle ilgili belediyelerin ihmali olup olmadığı sorusu üzerine Eroğlu, Silivri'yi bizzat gezdiğini belirterek, bölgede Mimar Sinan zamanında yapılan 4 gözlü köprünün 2 gözünün kapatılarak, yüksek yapılaşmaya izin verildiğini söyledi.
Bu nedenle köprünün akışı taşıyamadığını ifade eden Eroğlu, "Geçmişte belediyenin yaptığı çok önemli bir hata var. Şu anki belediyeyi söylemiyorum. Bana göre, çok vahim bir hata. Mimar Sinan akışı hesaplamış, o 4 göz koyduysa bizim köprüye 6 göz koymamız gerekirdi" dedi.
30 ölümden sonra seferberlik...
Bir gazetecinin, "30 kişi öldükten sonra mı seferberlik ilan edilmeliydi? Meteoroloji, günlerce uyarıda bulundu, ancak İstanbul Büyükşehir Belediyesi bizzat aranarak uyarıldı mı?" soruları üzerine Eroğlu, "Meteoroloji, her zaman otomatik olarak hem kurumları, hem vatandaşları sürekli uyarıyor. Görevi bu zaten. Ama bu bir tahmin. Yağışın şiddeti tam olarak tahmin edilemeyebilir. Nitekim Ankara için bir uyarı yaptık, ancak gerçekleşmedi. İkinci olarak, çalışmalar yapıyoruz, ancak bu çalışmalar topyekun yapılmalı. Belediyelere, DSİ'ye, vatandaşlara, herkese görev düşüyor. Bu nedenle seferberlik ilan edildi. Seferberlik, ilgili kurumların çalışmadığı için yapılmadı. Çalışmalar hızlandırılsın, imkanlar daha fazla buralara aktarılsın diye yapıldı" dedi.
Veysel Eroğlu, küresel ısınma nedeniyle beklenmeye hava şartlarıyla karşılaşılabildiğini belirterek, "Bu nedenle meteoroloji verileri dikkate alınarak taşkın risk haritaları güncellenecek" dedi.
Taşkınların en önemli sebebinin şiddetli ve aşırı yağış olduğunu belirten Eroğlu, dere yataklarındaki tekniğe aykırı yapılaşmanın, buralara moloz, sanayi ve evsel atıklar atılmasının da taşkınlara neden olan faktörler arasında olduğunu söyledi.
SEFERBERLİK ÇALIŞMALARI
Bakan alınacak önlemleri şöyle özetledi:
- Taşkınla mücadelenin en önemli yollarından biri ağaçlandırma. Bu konuda Ağaçlandırma ve Erozyon Kontrolü Genel Müdürlüğü ile Orman Genel Müdürlüğü hızlı bir şekilde çalışmalara başlayacak.
- Derelerdeki imar ve kadastro durumu gözden geçirilecek.
- Küresel ısınma nedeniyle beklenmeyen hava şartlarıyla karşılaşılabiliyor. Bu nedenle meteoroloji verileri dikkate alınarak taşkın risk haritaları güncellenecek.
- Büyükşehir sınırları içinde dere ıslahı ve bakımı konularında su ve kanalizasyon işletmeleri, diğer yerlerde belediyeler ve DSİ yetkilendirilecek.
- Bütün bölgelerde her bir dere için ayrı rapor hazırlanacak ve buralarla ilgili 6 ayda bir rapor verilecek.
- Meteoroloji ve DSİ tarafından mevcut erken uyarı sistemleri geliştirilecek.
- İzmir, Muğla, Antalya, Samsun, Trabzon ve Adana'ya 6 yeni radar kurulacak.
- Türkiye'nin çeşitli yerlerine 200 otomatik gözlem istasyonu açılacak.
Bakanlık olarak dereleri süratli şekilde ıslah edebileceklerini, bu konuda en büyük problemin işgaller olduğunu dile getiren Eroğlu, Antalya'da taşkın önleme kapsamında iş makineleriyle yapılan dere ıslahı çalışmalarında başarıya ulaşıldığını anlattı.
Türkiye'nin tüm kentlerinde dere yataklarındaki yapılaşmaların DSİ yetkililerince kontrol edileceğini, yeni yapılaşmalarda da DSİ görüşü alınacağını belirten Eroğlu, "Dere yatakları sel, deprem açısından risklidir. Dere yataklarını mutlaka güzel mesire alanları haline getirmeliyiz. Bunu yaptığımızda dereleri kurtarmış oluruz" dedi.
CNN TURK - 16 EYLÜL 2009 ÇARŞAMBA