46 sayfalık rapor şöyle:
‘Rusya bile KKTC’yi tanıyabilir’
* Başarısızlık kalıcı bölünme anlamına gelir. Bu AB-Türkiye ilişkilerinde daha fazla gerilim, Doğu Akdeniz’de yeni anlaşmazlıklar, AB-NATO ilişkilerinde daha az işbirliği, Kıbrıs Türk tarafını saran merkezkaç güçlerin palazlanması ve Rumların refahı için yeni risklere yol açar.
* Son şans olan müzakerelerin sonunda ya bölünme ya da birleşme olacak. Müzakerelerden sonuç alınamazsa KKTC’nin tanınma ihtimali artar. Rumların müttefiki Rusya’dan bile Türklere olumlu mesaj gidiyor.
* Bölünmede en fazla Rumlar kaybeder, kuzeyde kalan mülkler veya bunların tazminatlarından olurlar.
* Bölünme Türkler açısından Türkiye’ye daha fazla bağımlılık, eğitimsiz-yoksul göçmen akını, yerli nüfusun kaçması anlamına gelir. Türkiye de AB’ye üyelik perspektifini yitirip yabancı yatırımcılardan olur.
* Fırsat penceresi KKTC cumhurbaşkanlığı seçiminin yapılacağı Nisan 2010’a kadar açık. Bu tarihe dek çözüm olmazsa Talat koltuğunu daha şahin birine bırakabilir.
* 2010 başında bir çözüm anlaşması referanduma götürülmeli. Sürece daha hızlı dahil olması gereken AB, ABD ve Rusya ile birlikte çözüme mali destek vaat eden bağış konferansı organize etmeli.
RADİKAL - 1 EKİM 2009 PERŞEMBE







