28 Şubat darbe sürecinde Diyanet İşleri Başkanlığı Kuruluş ve Görevleri Kanunu'nda yapılan bir değişiklikle Kur'an Kursları'na gidebilme yaşının 12'ye çekilmesi ve daha erken yaşlarda Kur'an öğrenmenin engellenmesine dönük uygulama ve yasakların kaldırılması yönündeki girişimler, sivil toplum örgütleri tarafından da büyük bir memnuniyetle karşılanıyor. Konuya ilişkin olarak bir açıklama yapan Bem-Bir-Sen Genel Başkanı Mürsel Turbay, 28 Şubat'ın antidemokratik uygulamalarından birinin daha yok olmasının demokrasi açısından son derece memnuniyet verici olduğunu belirtirken, "Kur'an öğrenimi üzerindeki anlamsız yasak, tarihin çöplüğündeki yerini alacak" dedi.
28 Şubat postmodern darbesi ile milletin evlatlarının manevi değerlerden sistemli olarak uzaklaştırılmak istendiğine dikkat çeken Turbay, "Bunlardan birisi de Kur'an kurslarına katılabilmek için getirilen yaş sınırlamasıdır. 12 yaşın altındaki çocuklara Kur'an eğitimini devlet eliyle yasaklayan böyle bir uygulama asla kabul edilebilir değildi. 1997 yılından bu yana demokratik tüm sivil toplum kuruluşlarının hemen her zeminde dile getirdikleri bu yasaktan dönülmüş olması, demokrasi adına da büyük bir kazanımdır. Ne var ki birkaç neslin maneviyatının kaybolmasına, Kur'an dan uzak tutulmasına neden olanları, buna destek verenleri, yasakçıları bu millet asla unutmayacak ve affetmeyecektir" dedi.
Turbay, son yıllarda yaşanan şiddet olaylarına bakıldığında annesini, babasını, kardeşini öldüren çocuklarla karşılaşıldığını, toplumsal şiddet, tecavüz ve cinnet olaylarında yaş grubu olarak 11-18 yaş arası çocuk ve gençlerin büyük rol aldığının rahatlıkla görülebileceğini belirtirken de, "İslami hayat tarzının getirdiği güzelliklerle tanışmayan, manevi iklimden uzak, sosyolojik ve psikolojik açıdan pek çok arazı bünyesinde taşıyan bu gençler, birer potansiyel suçlu olarak toplumun içinde rahat rahat gezmekteler. İlgili Devlet Bakanlığı'nın, manevi eğitimin üzerindeki yasakları kaldırmaya dönük bu çabalarını sendika olarak takdirle karşılıyor, başta başörtüsü yasağı ve sendikal örgütlenme özgürlüğü olmak üzere, demokratik hak ve özgürlükler önündeki bütün yasaklamaların, kısıtlamaların da aynı demokratik bakış açısı ile ele alınmasını bekliyoruz" diye konuştu.
MİLLİ GAZETE - 7 EKİM 2009 ÇARŞAMBA







