Örgütün Genel Sekreteri Irene Khan, "Korku ve dini köktencilik ortamında hükümetler cinsiyet eşitliğini teşvikten geri adım attı. Kadınların seçme özgürlüğünü kısıtlama değil koruma sorumlulukları olmalı" dedi. Özellikle çarşaf ve başörtüsüne değinip Türkiye'yi örnek gösteren Khan, şu vurguyu yaptı: "Giysi parçaları farklı kültürler arasındaki uyuşmazlığın iskeleti oldu. Bir tarafa göre zulmün görünür simgesi, diğerine göre dini özgürlüğün temeli. Suudi Arabistan ile İran'daki kadınların çarşaf giymeye zorlanması yanlış. Türkiye ve Fransa'daki kız ve kadınların başörtüsü takmasının kanunla yasaklanması da eşit derecede yanlış. Batılı liderlerin bir giysi parçasının sosyal uyum karşısında büyük engel olduğunu savunması saçma. İfade ve din özgürlüğü kapsamında, bir kadın giysisini seçmekte özgür olmalı. Hükümet ve dini liderler, her kadının bu seçimi yapabileceği güvenli bir ortam yaratmakla görevlidir."
Korku politikalarının, insan haklarında gerilemeye neden olduğunu ve tehlikeli biçimde dünyada bölünmeler yarattığını söyleyen Khan, "ABD, dünyaya, terörle savaşındaki dev bir savaş alanı muamelesi yapıyor" dedi.
RADİKAL -24 MAYIS 2007 PERŞEMBE






