İngiltere Dışişleri Bakanı David Miliband’in Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’la önceki gün yaptığı görüşme, iki ülkenin belli konularda yakınlaşabileceğini, buna karşılık anlaşmazlığa konu olan asıl sorunlarda, bir anlaşmaya varmanın henüz gündemde olmadığını gösterdi.
Miliband’in Moskova ziyareti, İngiltere’den Rusya’ya beş yıl aradan sonra dışişleri bakanı düzeyinde ilk ziyaret olması bakımından önem taşıyor. İki ülke ilişkileri, 2005’ten sonra, Rusya’daki İngiliz Kültür Merkezi’nin (British Council) istihbarat faaliyetlerine karıştığı gerekçesiyle Moskova dışındaki bütün şubelerinin kapatılması, diğer taraftan İngiltere’nin, 2000 yılında Londra’ya kaçan ve 2006 yılında İngiliz pasaportu alan eski FSB çalışanı Aleksandır Litvinenko’nun 2007 yılında şüpheli bir şekilde ölümü, İngilizlerin bu olayda Rus istihbaratını suçlamaları ve iki tarafın birbirlerinin ülkelerindeki bazı diplomatları karşılıklı sınırdışı etmeleri gibi nedenlerden ötürü iyice gerginleşmişti.
Moskova ziyareti öncesinde Sergey Lavrov, gerek İngiliz dışişleri bakanında, gerekse kendisinde, gerginlik yaratan konuların dışındaki konularda anlaşmaya varma yönünde istek olduğunu belirtmişti. Ziyaretten sonra yapılan açıklamalarda, tarafların İran’ın uyarılarak Cenevre Anlaşması hükümlerine uygun harekete yönlendirilmesi, Afganistan’ın ve Afgan halkının desteklenmesi ve nükleer silahların yayılmasının önlenmesi konularında görüş birliği içinde oldukları belirtilirken İngiltere’nin İngiliz Kültür Merkezi’nin Moskova dışındaki kentlerde de şube kurulması talebine Rusya’nın olumsuz yanıt verdiği kaydedildi.
Ziyarette üzerinde anlaşma sağlanamayan bir diğer konu ise Lugovoy konusu oldu. İngiltere’nin, eski FSB çalışanı Litvinenko’yu zehirlemekle suçladığı Andrey Lugovoy, halen Rusya parlamentosunda milletvekili durumunda.
CUMHURİYET - 4 KASIM 2009 ÇARŞAMBA
İngiltere ve Rusya temel anlaşmazlıkları çözemedi


İngiltere Dışişleri Bakanı David Miliband’in Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’la önceki gün yaptığı görüşme, iki ülkenin belli konularda yakınlaşabileceğini, buna karşılık anlaşmazlığa konu olan asıl sorunlarda, bir anlaşmaya varmanın henüz gündemde olmadığını gösterdi






