İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0707:4008:2512:5315:3617:5519:23
Kabe

4, Din Şurası'ana kadın hakları damgasını vurdu

4, Din Şurası'ana kadın hakları damgasını vurdu
Türkiye
|

Diyanet İşleri Başkanlığınca düzenlenen 4. Din Şurası'na kadın hakları ve kadınların eğitimi damgasını vurdu

Diyanet İşleri Başkanlığınca düzenlenen 4. Din Şurası, eğitim hayatı içinde kızların okutulması, kadın haklarının sağlanması, kadına şiddetin önlenmesi ve medyada dini konularda şeffaf bilgi verilmesi kararlarını aldı.

Diyanet İşleri Başkanlığınca düzenlenen 4. Din Şurası kararlarında, irşat faaliyetlerinde kullanılan genel geçer dilin, günün şartlarını ihmal etmeyen bir yetkinlikle güçlendirilmesi gerektiği vurgulandı.
Şura kararlarında, örgün ve yaygın eğitimde ayrım gözetilmeden her bireyin, özellikle de kadınların eğitim ve öğrenim hakkının korunması, kadın hakları, kadına karşı her türlü ayrımcılığın önlenmesi, kadına yönelik şiddet ve kız çocuklarının okutulması konularında başkanlığın, toplumsal duyarlılığın oluşmasına katkı sağlaması önerildi.
''Din ve Toplum'' ana başlığı altında 12-16 Ekim tarihleri arasında Ankara'da toplanan, ''Sosyal Problemler Karşısında Din ve Diyanet'' konusunun ele alındığı şura kararları açıklandı.
Şura kararlarında, İslam'ın inanç, ibadet ve ahlak esaslarıyla ilgili işleri yürütmekle ve toplumu din konusunda aydınlatmakla görevli olan Diyanet'in her üç alanı birbirinden ayıran ya da birini diğerine karşı gerileten her tür yaklaşım ve düzenlemeye karşı gerekli duyarlılığı göstermesi, bu esasların birlik ve bütünlük içinde toplumda karşılık bulmasını sağlamak amacıyla yeterli adımlar atması istendi.
''Örselenen dini duygu ve ihmal edilen maneviyatın'', insanları yeni arayışlara yönelttiği belirtilerek, Başkanlığın hizmetlerinde, doğru bilgi kadar duygu eğitimine de önem verilmesi, İslam'ın temel kaynaklarından beslenen sağlıklı bir dindarlık anlayışının yaygınlaştırılması tavsiye edildi.
Modern toplumlarda yalnızlık, çaresizlik ve güvensizlik duygusunun yaygınlaştığına, şiddet, intihar ve gündelik hayattaki diğer gerilimlerin daha çok görülmeye başlandığına dikkat çekilerek, başkanlığın, dini, milli ve kültürel birikimden beslenen bir duyarlılıkla önlemler alması, toplumun akıl ve ruh sağlığının, manevi ve ahlaki değerlerin korunması için gerekli adımları atması, bu konuda çalışan diğer kurum ve kuruluşlarla işbirliğine gitmesi istendi.
İslam'ın, modern dünyada, önceki dönemlere göre daha yoğun bir şekilde tartışma konusu yapıldığı, bu süreçte İslam ve Müslümanlara karşı yapılan ''itham ve saldırıların'' her düzeyde örseleyici ve yıkıcı olduğu, aynı zamanda İslam dünyasındaki aşırılıkları da beslediği vurgulanarak, Din İşleri Yüksek Kurulu aracılığıyla İslam'a ve Müslümanlara yönelik saptırma, suçlama ve saldırılar karşısında kamuoyunu anında bilgilendirecek açıklamalar yapılması gerektiğine dikkat çekildi.
Dini duyguları yozlaştıran ve zayıflatan, gündelik hayatta dinin apaçık mesajlarının önüne geçen bid'at ve hurafelerle dinin ana kaynaklarının gerçek bilgisi esas alınarak mücadele edilmesi istendi.
''DİN VE TOPLUM ARAŞTIRMALARI MERKEZİ'' KURULMALI
İrşat faaliyetlerinde kullanılan dilin günün şartlarını ihmal etmeyen bir yetkinlikle güçlendirilmesi gerektiği vurgulanarak, ''Yer yer zayıfladığı ya da tıkandığı anlaşılan bu dilin, günümüzde tam bir karşılık bulmasını sağlayıcı düzeyde güncellenmesine ihtiyaç vardır ve Diyanet İşleri Başkanlığı bu konuda çalışma yapmalıdır'' denildi.
Vaaz ve irşat hizmetlerinin toplumun bütün kesimlerinin ihtiyaç ve beklentilerini karşılayacak şekilde yürütülmesi gerektiği belirtilerek, vaaz ve irşat hizmetlerinin sorunlarını ele alan bir kongre düzenlenmesi önerildi.
Diyanet'in, dini ve sosyal gelişmelerle ilgili kapsamlı ve derinlemesine fırsat-tehdit analizleri yapması, ulusal ve uluslararası ölçekte meydana gelen gelişmeleri dikkate alarak din alanında ortaya çıkan her tür ilgi ve farklılaşmayı değerlendirerek kapsamlı ve derinlikli bilgi üretimi sağlaması için ''Din ve Toplum Araştırmaları Merkezi'' kurulması tavsiye edildi.
Camilerde kadın, çocuk ve gençlere yönelik programlar düzenlenmesi, cami hizmetlerinin çeşitlendirilmesi ve özellikle öğrencilerin yararlanabileceği kütüphane ve okuma salonları oluşturulması gerektiği ifade edildi. Merkezi vaaz ve ezan uygulamasının, kadro imkanları dikkate alınarak tekrar değerlendirilmesi, tedrici olarak yüz yüze vaaz uygulamasına geçilmesi, bazı camilerdeki vaaz ve hutbelerin naklen yayınlanması önerildi.
Henüz yerleşik hayata geçmemiş vatandaşlara yönelik din hizmetlerinin sunulması için yeni projeler geliştirilmesi istendi.
TURİST REHBERLERİNE EĞİTİM
Tarihi ve turistik camilerde sunulan rehberlik hizmetlerinde, bu mekanların dini ve kültürel miras içindeki yeri ve buralarda verilen din hizmetleri hakkında bilgi verilmesi gerektiği kaydedilerek, ''Bu çerçevede turizm rehberlerinin ve din görevlilerinin bu alanda eğitim almaları gerekmektedir. Diyanet, bu konuda ilgili kurum ve kuruluşlarla işbirliği yapmalıdır'' denildi.
Sosyal açılımlı din hizmetlerinin önemine vurgu yapılarak, başta aile olmak üzere, sosyal hizmet üniteleri, hastaneler, ceza ve tutukevleri gibi değişik hizmet alanlarında kayda değer sonuçlar alabilmek için yeni yapılanmaya ihtiyaç duyulduğu belirtildi.
Başkanlığın mevcut hizmet içi eğitim müfredat ve faaliyetlerinin cami dışı hizmet alanlarıyla ilgili programlarla donatılmasının yararlı olacağı kaydedilerek, ''Sosyal Açılımlı Din Hizmetleri'' alanında Diyanet bünyesinde yeni bir idari birim kurulması tavsiye edildi.
Aile kurumunun saygınlığını korumak ve sürekliliğini sağlamak amacıyla, başkanlığın, aile değerlerini hafife alan, aile kurumunu yıpratan, evlilik dışı birliktelikleri öven veya sıradanlaştıran her türlü girişimi dikkatle takip etmesi, gereken duyarlılığı göstermesi ve bu konuda ilgili kurum ve kuruluşlarla işbirliği yapması istendi.
KADIN DİN GÖREVLİSİ SAYISI ARTTIRILMALI
İslam'ın, cinsiyet temelli bir ayrımcılığı asla onaylamadığı vurgulanarak, şunlar kaydedildi:
''Uygar dünyada, kültürü, dili, etnik kökeni, cinsiyeti, dini, mezhep ve inancı, inancının gereği olarak sürdürdüğü yaşam biçimi veya giyim kuşamı nedeniyle kimseye, özellikle de kadınlara hiçbir hak mahrumiyeti yaşatılmamalıdır. Bu itibarla, örgün ve yaygın eğitimde ayrım gözetilmeden her bireyin, özellikle de kadınların eğitim ve öğrenim hakkının korunmasına, bütün hak ihlallerine karşı, özellikle kadın hakları, kadına karşı her türlü ayrımcılığın önlenmesi, kadına yönelik şiddet, aile içi şiddet, kız çocuklarının okutulması gibi konularda başkanlık toplumsal bir duyarlılığın oluşmasına katkı sağlamalı ve kadınların din hizmetlerinden daha etkin şekilde yararlanmasına yönelik çalışmalarına hız vermeli, kadın din görevlisi sayısı artırılmalıdır.''
Cinsel davranış bozukluklarının ''kamuoyunda tedirginlik meydana getirecek bir şekilde yayılma eğilimi'' gösterdiği ifade edilerek, ''Diyanet, insan doğasına aykırı, Müslüman tabiatının hiçbir şekilde kabul edilemez bulduğu her türden cinsel davranış bozukluğu karşısında, toplumun yeterli düzeyde bilgilendirilmesine öncülük etmeli, kişiler hedef gösterilmeden ve rencide edilmeden, sorunların sağlıklı bir şekilde giderilmesi konusundaki girişimlere destek verilmelidir'' görüşüne yer verildi.
Diyanet'in huzur evleri, yetiştirme yurtları, hastaneler, cezaevlerinde ve engellilere yönelik din hizmetlerinde, alanın gerektirdiği duyarlılıklara uygun hizmet sunması gerektiği belirtildi.
Çevre sorunları konusunda sosyal sorumluluğun artırılması, sigara, alkol, uyuşturucu gibi zararlı alışkanlıkların önlenmesi için Başkanlığın kampanyalar düzenlemesi istendi. Kriz ve afet öncesi ve sonrasında önemli bir misyon üstlenmelisi için ilgili personele eğitim verilmesi önerildi.
''MEDYADA ÖN PLANA ÇIKARILAN ROLLER, GENÇLER İÇİN SARSICI''
Yazılı ve görsel basında, zaman zaman, ''din görevlisi imajı, dini sembol, temsil ve faaliyetler konusunda halkın güvenini sarsıcı nitelikte yayınlara yer verildiği'' ifade edilerek, bilgisizlik ya da özensizlikten kaynaklanan bu gibi durumlarda Diyanet'in ilgilileri uyarmasının doğru olacağı belirtildi.
Başkanlığın, medya kuruluşlarına, taleplerine bağlı olarak, dini konularda yardımcı olması, din ve dini kurumlarla ilgili olarak yanlış ve yanıltıcı haberlerin önlenebilmesi için açıklık, şeffaflık ve güven içinde karşılıklı bilgi akışının sağlanması tavsiye edildi.
''Medya aracılığıyla ön plana çıkarılan roller, obje ve klişeler, özellikle yeni kuşakların dünya algısını olumsuz şekilde etkilemektedir'' görüşüne yer verilerek, üretilen modellerin, gençlerin duygu ve karakter dünyasında ciddi sarsıntılara yol açtığı ifade edildi. Başkanlığın, bu etkilenimi yönlendiren değişim ve farklılaşmaları dikkatle izlemesi, gerekli önlemleri alma konusunda kayda değer adımlar atması önerildi.
DİN ÖĞRETİMİ, TEMEL EĞİTİMLE BİRLİKTE BAŞLATILMALI
Çocukluk döneminde dinle ilgili soru ve merakların, doğru bilgilerle karşılanabilmesinin önemi vurgulanarak, ''Anayasa'nın 24. maddesinin de gereği olan din öğretiminin, temel eğitimle birlikte başlatılması ve derslerin branş öğretmeni tarafından okutulması konusunda gerçekleştirilecek her türlü girişim desteklenmelidir'' denildi.
Diyanet'in web sayfasında, ilk ve orta öğretimdeki öğrencilerin araştırmalarında başvurabilecekleri müfredata uygun bilgi ve materyallere yer verilmesi, ilahiyat fakültelerinde yaygın din eğitimi hizmetleriyle ilgili yeni bölüm veya sertifika programları oluşturulması önerildi. 
İlahiyat fakültelerinin alan bilgisi desteği ve öğretmen yetiştirme tecrübesi de göz önüne alınarak, eğitim fakültesi bünyesinde yer alan Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Bölümü'nün ilahiyat fakültesine aktarılmasının yararlı olacağı ifade edildi.
HABER 7 - 7 KASIM 2009 CUMARTESİ
AKRA