FAİZLERE “SİYASİ MÜDAHALE” UYARISI
Yeni metinde nominal ve reel faizlerin yüksekliğine dikkat çeken Yılmaz, “Ancak kısa vadeli faiz oranlarını ekonomik temellerden ve politika taahhütlerinden bağımsız bir biçimde farklı amaçlarla değiştirerek borçlanma faizleri başta olmak üzere faizler genel düzeyini kalıcı bir biçimde etkilemek mümkün değildir. Geçmiş bunun örnekleri ile doludur” dedi.
Başkan Yılmaz, Merkez Bankası’nın farklı amaçlar ile politika faizlerini düşürmesi durumunda ortaya çıkabilecek sakıncaları şöyle sıraladı:
”Enflasyonla mücadele ve politika uygulamalarına ilişkin tereddütler oluşur. Güvenilirlik azalır, enflasyon beklentileri bozulur, risk primi artar, Türk parası değer kaybeder. Hazine faizleri yükselir, reel faizler artar, Hazine daha yüksek faizlerle borçlanmak zorunda kalır. Kamu maliyesi etkilenir, bütçe dengesi bozulur. Makro dengeler tehlikeye girer, ekonomide kırılganlık artar, kısır bir döngü oluşur.”
“SIKI MALİYE POLİTİKASI ZORUNLU”
Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz, sıkı maliye politikasının enflasyonun en önemli ayaklarından biri olduğuna dikkat çekti. Başkan Yılmaz, “Sıkı maliye politikası mutlaka devam ettirilmeli. Alınan tasarruf tedbirleri olumlu” dedi. Gelirler politikasının enflasyon hedefini tehlikeye atmaması uyarısında bulunan Başkan Yılmaz sunumunda şunları söyledi:
“Tarihsel olarak bakıldığında bütçe dengesinin gayri safi milli hasılaya oranının 1975'ten bugüne her genel seçim döneminde bozulduğunu görmekteyiz. Bu konuda son derece dikkatli olunması gerekir. Yerel yönetimlerin harcamalarının takibi şeffaf bir yapıya kavuşmalıdır. Mali uyumun kalitesi, gerek enflasyonla mücadele gerekse mali disiplin alanındaki başarıların kalıcılığı açısından son derece önemlidir.”
YAPISAL REFORMLAR DURAKSADI
Başkan Yılmaz, faizler genel düzeyinin iç-dış gelişmelere ve beklentilere bağlı olarak zaman zaman dalgalı bir seyir izlediğini anımsattı. Yılmaz, politika faizleri ile kalıcı bir şekilde, aynı yönde hareket etmediğine, daha düşük veya daha yüksek seviyelerde oluştuğuna işaret etti. Yılmaz, 13 Eylül 2006 ile 1 Mayıs 2007 tarihleri arasında; siyasi belirsizlik, erken seçim tartışmaları, yüksek enflasyon beklentileri artarken, yapısal reformlarda duraksama olduğuna dikkat çekti.






