Kıskandırıcı bir zarafet içinde seyreden Obama’nın Nobel Barış Ödülü törenini izlerken, bir de baktım ki, Türkiye ekonomisi üçüncü çeyrekte yüzde 3,3 daralmış, yılın 9 ayındaki küçülme ise yüzde 8,4’e çıkmış.
İki aydır yükselişte olan kapasite kullanım oranı da Kasım’da yüzde 70,7’ye gerilemiş... Bunu görünce komşumuz Yunanistan’a geri dönmeyi, oradaki “kriz derslerine” göz atmayı kaçınılmaz buldum.
***
Epeydir Yunanistan ekonomisinin eğik bir düzlemde yuvarlanıp durduğunu, ülkenin kamu borçlarını ödeyemez hale geldiğini gözlüyoruz.
Üstelik bu krizin İspanya gibi diğer ülkelere sıçrama eğilimi de artmakta...
Çünkü...
Yunanistan’ın yaşadığı sorunlar, İrlanda ve İspanya için de geçerli. Nitekim piyasalar Dubai ve Yunanistan endişesiyle sarsılırken, Standard&Poors’un İspanya’nın kredi notu görünümünü negatife indirmesi borsada satışları artırdı.
Ancak Yunanistan’la ilgili kaygılar, yeni seçilen hükümetin bütçe açığı/milli gelir oranı tahmininin, önceki hükümetin öngörüsünden çok yüksek olmasıyla iyice arttı. Yeni hükümet, bu yıl bütçe açığının milli gelirin yüzde 12,7’sine çıkacağını açıkladı. Bu da AB’nin koyduğu yüzde 3’lük tavanın dört kat üzerinde. Ayrıca bu, bir önceki hükümetin tahmininin iki katından fazla... Zaten bu nedenle Yunanistan’ın resmi istatistik kurumunun ve dolayısıyla devletin güvenilirliği ciddi biçimde zedelendi.
***
Küresel kriz, Yunanistan’ın uzun süredir devam eden ekonomik sorunlarının büyümesine yol açtı. Aslında var olan ama üzeri örtülen derinleşmiş sorunları gün yüzüne çıkardı. Kriz, doğurduğu ağır tahribat yanında, zafiyetlerini giderme açısından da ciddi bir uyarıcı rol oynar. Eskimiş, çürümüş, köhnemiş yapıların tasfiyesini, masaya yatırılmayan ağır sorunların mutlak çözümünü sağlar.
***
Yunanistan’da ne oldu?
Komşumuzun en büyük sorunu yaşlanan nüfusu ve hiçbir şey yapılmazsa 15 yıl içinde batması muhtemel olan sosyal güvenlik sistemi... Nüfusun büyük bölümü yaşlandığından sosyal güvenlik sistemi büyük açıklar veriyor, kamu bu açıkları AB’den gelen hibe Euro’larla finanse edebiliyordu.
Bu kadar da değil, IMF raporuna göre ücretlerin ve sosyal güvenlik sisteminin köklü bir değişikliğe tabi tutulması şart. Çünkü ücretler verimlilikle paralel olarak artmıyor. İşçi ve memurlar Almanya ve Fransa düzeyinde ücret alırken, verimlilikleri bir Alman işçiye göre çok geride. Ücretlerdeki verimlilik farkı nedeniyle ortaya çıkan finansman açığı da bütçeden karşılanıyor. Bu yapısal kötürümlüğün yanında ülkenin büyük gelir kaynaklarından turizm ve gemicilik sektörleri krizden büyük darbe alınca, devletin gelirleri de azaldı.
Yunanistan’ın kamu borcunun mali istikrarı tehdit etmesi, ülkenin kredi notunu olumsuz etkiledi. Kredi derecelendirme kuruluşu Fitch, Yunanistan’ın kredi notunu bir basamak düşürerek “BBB+”ya indirdi. Standard&Poors, Yunanistan’ın kredi notunu olası bir not indirimi için negatif izlemeye aldı ve Doğu Avrupa’da en büyük riskin Yunan bankalarında bulunduğunu belirtti.
Karar fiilen, Yunan hükümetinin borçlanmakta daha zorlanacağı ve daha yüksek oranlar vermesi gerekebileceği anlamına geliyor.
***
Ne yapmalı?
Yunanistan’ın İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana AB’de borçlarını ödeyemeyecek ilk önemli ülke olabileceğini kaydeden İngiltere Merkez Bankası’nın eski yöneticilerinden Willem Buiter, “borç ödeyememe sorunu kaçınılmaz. Ancak, harcamalarda kalıcı kesintiler ve vergilerin gayri safi yurtiçi hâsılanın en az yüzde 7’sine yükseltilmesi gibi radikal mali önlemler alınmazsa, Yunanistan için gidişat belli” demekte... Kısacası, Yunan kamu maliyesinin iflas edip etmeyeceği tartışılmakta...
***
Yakından izleyenler için Yunanistan’da olup biten çok büyük sürpriz değil... Ne var ki kriz üstü örtülen ağırlaşmış sorunları hızlıca ortaya çıkarıverdi... Ekonomisi için küresel bir strateji yapmayan, katma değer konusunu daha öncelikli olarak tartışmayan, eğitim anlayışını topyekûn ameliyat masasına yatırmayan, bilim ve teknoloji üretmeye toplumsal irade koymayan Türkiye’nin de Yunanistan krizinden çıkaracağı epeyce ders var...
Küresel hız gittikçe artıyor, onu yakalamaya dönük ivmesi eksik kalanı da cezalandırıyor... Geç kalan hapı yutuyor...
STAR - 11 ARALIK 2009 CUMA / MEHMET ALTAN