İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0607:3908:2412:5315:3717:5619:24
Kabe

''İstihbarat…''

''İstihbarat…''
Güncel
|

Devletler için istihbarat, herzaman olduğundan daha fazla şimdi önemli... Çünkü belirsizliğin arttığı, küresel ve bölgesel aktörlerin kıyasıya rekabet ettiği ve kimin hangi oyun planına göre hareket edeceğinin bilinmediği bir dönemde istihbarat, devletler için adeta bir pusula görevi görüyor.

Devletler için istihbarat, herzaman olduğundan daha fazla şimdi önemli... Çünkü belirsizliğin arttığı, küresel ve bölgesel aktörlerin kıyasıya rekabet ettiği ve kimin hangi oyun planına göre hareket edeceğinin bilinmediği bir dönemde istihbarat, devletler için adeta bir pusula görevi görüyor.

İstihbarat bizde yanlış anlaşılır ve algılanır. Biz, istihbarat kavramından daha çok ülke içine yönelik faaliyetleri anlarız. Kamuoyu böyle algıladığı gibi ülkeyi yönetenlerin vizyonu da ancak içeriye dönük istihbaratla sınırlıdır.
Oysa günümüzde büyük istihbarat savaşları uluslararası arenada yaşanıyor. Küresel güçler, uluslararası eylem planlarını hazırlarken istihbarat örgütlerinin kendilerine sunduğu rapolardan ve öngörülerden yararlanıyor. Amerika Birleşik Devletleri'nin istihbarat çalışmalarında uzayı bile kullandığı biliniyor.
Günümüzde istihbaratın temelini "stratejik bilgi" oluşturuyor. Bu bilginin ille de siyasi ya da askeri nitelikte olması gerekmiyor. Ekonomi ya da finans alanında bir stratejik bilgi de, çoğu zaman ülkelere tahmin dahi edilemeyecek üstünlükler, rekabet avantajları sağlayabiliyor. Bu bilgilerle oyun planlarının sağlamasını yapabiliyor veya gerekli gördükleri değişiklikleri zamanında yapma imkanına kavuşabiliyorlar.
Stratejik bilginin elde edilmesi kadar, bu bilginin analiz edilmesi ve doğru kullanılabilmesi de önemli... Burada istihbaratın aslında ne kadar entellektüel birikim gerektiren, stratejik vizyona ihtiyaç duyan bir nitelik taşıdığı da ortaya çıkıyor. İstihbarat asla teknik takip, telefon dinleme, izleme ya da benzeri faaiyetlerden ibaret değil... Kaldı ki günümüzün teknolojik imkanlarıyla kişiler ya da kurumlar hakkında bilgi toplamak sorun olmaktan çıktı. Asıl sorun bu bilgilerin ne anlama geldiğini çözümlemek ve nasıl/nerede/ne zaman kullanılacağına karar verebilmek... Dünyada bu işi iyi yapan, bilimin imkanlarından yararlanan, istihbaratın entellektüel yönünü öne çıkartan ve öngörüleriyle kendi devletinin çıkarlarını koruyan istihbarat örgütleri var.
Asıl merak edilen soru şu: Peki bizde durum nasıl? Türkiye, kendi çıkarlarını koruma konusunda istihbarat kavramından ne kadar yararlanabiliyor? İstihbarat görevi yapan örgütler, ülkemizin küresel rekabette geri kalmaması için hangi stratejik bilgileri/raporları/öngörüleri karar vericilere sunuyorlar, oyun planımızın şekillenmesinde nasıl bir katkıda bulunuyorlar? Bu sorunun cevabını aramadan önce, uzun yıllar Milli İstihbarat Teşkilatı'nda üst düzey görevlerde bulunan istihbarat uzmanı Mehmet Eymür'ün şu açıklamasını okumanızı öneririm: "Türkiye yabancı ülkelerin ajanları için cennet oldu. MİT'in karşı casusluk faaliyetlerini engelleme becerisi zayıfladı..."
Türkiye jeostratejik önemi ve bölgesel güç olma hedefi nedeniyle pek çok ülke tarafından yakından izleniyor; attığı her adım özellikle Ortadoğu, Kaskaslar ve Ortaasya bölgelerine yönelik uzun vadeli planlar yapan küresel güçlerce değerlendirmeye tabi tutuluyor.
Küresel güçler bunu Türkiye'ye gönderdikleri istihbarat uzmanları vasıtasıyla yapıyor. Bazen ülkemizde ABD ile kimi Avrupa ülkelerinin istihbaratçılarının hesaplaşmalarına da tanık olunuyor. Mehmet Eymür'ün ifadelerinden, yabancı devletlerin ülkemizdeki istihbarat çalışmalarına engel olunamadığı sonucu çıkıyor. Kendi ülkesindeki istihbarat çalışmalarından yeterince haberdar olamayan, karşı istihbarat geliştiremeyen, etkisiz hale getiremeyen istihbarat kurumlarından, uluslararası alanda stratejik değeri olan bilgiler derlemesini ve karar vericileri ülkemizin çıkarlarını korumaları yönünde yönlendirmesini beklemek ne kadar doğru olur? Türkiye'deki istihbarat algısı ve anlayışı mutlaka değişmeli; istihbarat kurumları, uluslararası alanda çıkarlarımızı korumamıza yardımcı olacak şekilde yeniden yapılandırılmalı ve devletin önemli kararları oluşturulurken stratejik bilgiye gereken önem verilmelidir.
MİLLİ GAZETE - ABDULLAH ÖZKAN / 31 ARALIK 2009 PERŞEMBE
AKRA