Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, bor madeni ile ilgili herhangi bir özelleştirme programının olmadığını, böyle bir düşüncenin hiçbir zaman oluşmadığını bildirdi. Bakan Yıldız, maden çıkarılan bölgedeki halkın daha fazla fayda sağlamasını amaçladıklarını, bunun için en son çıkarılan Maden Kanunu'nda bazı düzenlemeler yaptıklarını anımsattı.
Yıldız, söz konusu düzenlemeyle ruhsat sahibi tarafından yatırılan devlet hakkının yüzde 25'inin ruhsatın bulunduğu ilin özel idaresine, yüzde 25'inin ruhsatın bulunduğu bölgede altyapı yatırımlarında kullanılmak üzere köylere hizmet götürme birliklerine aktarılmasını sağladıklarını belirti. Bakan Yıldız, maden arama faaliyetiyle ilgili iş yeri açma harcının yüzde 50'sinin de yine ruhsatın bulunduğu bölgedeki köylere hizmet götürme birliklerine aktarılmasına imkan getirildiğini hatırlattı.
Bor madeninde özelleştirmeye gideceği yönündeki iddiları yanıtlayan Yıldız, bor madeni ile ilgili herhangi bir özelleştirme programı olmadığını bildirdi. Böyle bir düşüncenin hiçbir zaman oluşmadığını belirten Yıldız, bor madeninin bir kişinin tapulu arazisinde bulunması halinde bile bu madenin tamamının devlete ait olduğunu ifade etti.
Madencilik sektöründe, yeni bakış açısıyla yapısal değişiklik düşüncesinin devam edeceğini belirten Yıldız, madencilik faaliyetlerinde uygulama yönetmeliği ile ilgili çalışmanın son aşamasına geldiklerini bildirdi.
''Çantacılık'' ve ''gereksiz spekülatif ruhsat bulundurmanın'' da ortadan kalkacağını anlatan Yıldız, ''Henüz yönetmeliği çıkartmamış olmamıza rağmen, 3 aylık hazırlık dönemine rağmen yalnızca yaz aylarında elde ettiğimiz rakamları sizinle paylaşmak isterim. Kanun bildiğiniz gibi 24 Haziranda çıkarılmıştı. 30 Eylüle kadar yapılan ruhsat müracaatları 685 adet oldu. Aynı döneme ait geçen yıl bu rakam 5 katı, 3 bin 108 adetti. Yani daha hiçbir şey yapmamıza rağmen 5'te 1'i kadar bir verimlilik elde etmiş olacağız'' diye konuştu.
HABER7 / 6 EKİM 2010







