İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0607:3908:2412:5315:3717:5619:24
Kabe

Danıştay'a hukukçulardan tepki

Danıştay'a hukukçulardan tepki
Güncel
|

Hukukun Üstünlüğü Derneği "Danıştayın, katsayı düzenlemesini ikinci defa iptal etmesi, konuyu bir katsayı düzenlemesinden ziyade, ideolojik bir mesele olarak algıladığını ortaya koymaktadır"açıklamasında bulundu.

Danıştayın, katsayı düzenlemesini ikinci defa iptal etmesi, konuyu bir katsayı düzenlemesinden ziyade, ideolojik bir mesele olarak algıladığını ortaya koymaktadır.
 
Danıştay, kendi verdiği karar doğrultusunda YÖK’ün gerçekleştirdiği katsayı düzenlemesini, ikinci defa iptal etmiştir. Verilen iptal kararı kamu vicdanını derinden yaralamış olup, öğrencilerimizin sınav heyecanını söndürerek onları belirsizliğe sürüklemiştir. Adaletin tecellisi için karar vermesi gereken yargı organları, bunun yerine, adaletsiz bir düzenin devamı için karar verdiği izlenimi vermektedir.
Danıştayın yürütmenin durdurulması kararı zorlama yorumlara dayalı olup, ideolojik yaklaşımın ürünü olduğu izlenimi vermektedir.
Danıştay kararının gerekçesi zorlama yorumlardan oluşmaktadır. Yüksek mahkeme, idarenin takdir yetkisine müdahale sayılabilecek iddialı ifadeler kullanmaktadır. İdarenin yargı kararları üzerine farklı katsayı uygulaması konusunda bağlı yetki içinde bulunduğunu belirten Danıştay, bu katsayıların belirlenmesi noktasında sahip olduğu takdir yetkisini şu ifadelerle sınırlandırmaktadır. ''Ancak bu yetkinin kullanımı da mutlak ve sınırsız değildir. Bir başka anlatımla uygulanmakta olan ve zaman içinde birtakım sonuçlar doğurarak istikrar kazanan bir düzenlemenin değiştirilmesi ya da kaldırılması için hukuk düzeninde veya maddi olayda bir değişiklik olması gerekir. Yani önceki uygulamayı kaldıran ve yeni bir uygulama getiren düzenlemenin hukuken geçerli sebeplere dayanması gereği tartışmasızdır.'' Bu gerekçenin ileri sürülmesi halinde idarenin tüm işlemleri hukuki denetim adı altında yerindelik denetimine tabi tutulmuş olacaktır.
Bu gerekçenin ileri sürülmesi, ülkemizde “yargı vesayeti” olduğuna delil teşkil edebilecek niteliktedir. Şüphesiz idarenin her işlemi, hukuki denetimden geçirilebilir. Ancak bir ideolojik görüşün savunucusu anlamına gelebilecek ve yetki tecavüzü sınırına gelen karar ve işlemlerden her kurum kaçınmalıdır.
Son dönemde ortaya çıkan sorunların ortak özelliği, 1982 anayasasından ve çarpık devlet yapılanmasından bilhassa da yargı teşkilatından kaynaklanmış olmalarıdır. bu sebeple, en kısa sürede başta anayasa olmak üzere gerekli reformlar gerçekleştirilmelidir.
Uzun süredir kamuoyu, sivil toplum örgütleri ve siyasi partiler olmak üzere toplumun her kesimi ile devlet organları tarafından, Anayasa başta olmak üzere temel yasalarda kapsamlı bir reform ihtiyacı olduğu ileri sürülmektedir. Ancak, toplumdan gelen değişim talebinin önündeki engelleri kaldıracak olan reformlar bir türlü hayata geçirilememektedir. Bu kapsamda; Anayasa, milli eğitim mevzuatı ve yargı reformu gibi temel konularda gerekli reformlar yapılmaz ise, ülkemiz daha derin sorunlara, milletimiz de telafi edilemez hak kayıplarına maruz kalacaktır.
Bu sebeplerle, Danıştay 8. Dairesinin verdiği kararı haksız bulduğumuzu belirterek, YÖK ve Parlamentonun kısa dönemde yüksek öğrenime girişteki belirsizliği giderici, uzun dönemde ise, bu tür sorunları ortadan kaldıran düzenlemeler yapması gerektiğini belirtiyoruz.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur. 09.02.2010
Hukukun Üstünlüğü Derneği
AKRA