1975'ten bu yana her yıl bir araya gelen Almanya, ABD, Kanada, Fransa, İtalya, Japonya ve İngiltere, 1997'de Rusya'nın da katılımıyla G-8 olarak anılmaya başladı.
Dünya nüfusunun yüzde 14'ünü oluşturan bu sekiz ülke, küresel ekonominin yüzde 65'ini yönlendiriyor.
Son dönemde özellikle Afrika kıtasında artan yoksulluk liderlerin gündemindeki en önemli maddeler arasında.
2005 yılında İngiltere dönem başkanlığı sırasında İskoçya'da yapılan zirvede çoğu Afrika'ya verilmek üzere az gelişmiş ülkeler için 50 milyar dolarlık insani yardım vaat edildi.
Ancak İngiliz yardım kuruluşu Oxfam'ın verilerine göre, 50 milyar doların ancak yüzde 40'ı yani 20 milyar dolar toplanabildi.
Verdiği yardım sözünü en yüksek oranda tutan ülke İngiltere. İngiltere 14.9 milyar dolar tutarında taahhüt ettiği yardım miktarının 13.3 milyar dolarını sağladı
İtalya ise sözünü en az tutan ülke konumunda. İtalya ayırması gereken 9.5 milyar dolarlık bütçenin sadece 1.4 milyar dolarını yardım fonlarına aktardı.
Zirvenin en önemli gündem maddelerinden biri küresel ısınma. Almanya, 2050 yılı itibarıyla emisyon hacminin 1990'a göre yüzde 50 azaltılması konusunda uzlaşma istiyor.
Fakat petrol lobisinin baskısı altında olan ABD Başkanı George W. Bush buna yanaşacak gibi gözükmüyor.
Almanya'nın Baltık Denizi kıyısındaki Heilgendam kasabası liderlerin buluşması öncesinde dış dünyaya kapatıldı.
Polis 7 kilometrelik bir güvenlik çemberi oluşturdu. Zirvenin yapılacağı alan 14 kilometre uzunluğunda, 2.5 metre yüksekliğinde, 13 milyon euroya mal olan bir çitle çevrildi.
Zirvede 16 bin polis görev yapacak. Yani her protestocuya 1 polis düşüyor. En büyük korku, cumartesi günküne benzer şiddet olaylarının çıkması.
CNN TURK - 6 HAZİRAN 2007 ÇARŞAMBA






