İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0507:3808:2312:5315:3817:5719:25
Kabe

‘Toplu işkence gördük’

‘Toplu işkence gördük’
Dünya
|

Suriyeli muhalif Dera'da yaşananları anlattı:

Suriyeli muhalif Dera'da yaşananları anlattı:
Muhammed Abasid protestoların başladığı Dera kentinden. Takma isim kullanıyor. Evli ve çocukları var. Soğukkanlı, kendinden emin. Özgürlük ve şu an sahip olmadıkları diğer temel haklar için mücadele verdiklerini söylüyor. İlk başta sadece göstericilerden birisiymiş. Olaylar geliştikçe daha çok görev üstlenmeye başlamış. Şimdi Dera ve çevresindeki köylerdeki protestoları koordine etmekten sorumlu. Bazı muhaliflerin görevi fotoğraf ve video çekmek... Her insan hakkı ihlalini tarihleriyle; fotoğrafla, mümkünse de videoyla belgelemeye çalıştıklarını anlatıyor. Böylece, bu kişileri ileride mahkeme karşısına çıkarabilmeyi umuyorlar.
Ona yakalandığı takdirde hangi risklerle karşı karşıya olduğunu soruyorum. “Sadece kendi hayatım için değil, çocuklarımın hayatı için de endişeleniyorum. Genelde, güvenlik güçleri intikam olarak muhaliflerin çocuklarını öldürüyor. El Cezire televizyonunda yayımlanan fotoğraf ve videolarla kimlikleri tespit edilenler tutuklandı, öldürüldüler ama cesetlerinin bile nerede olduğunu bilmiyoruz. Toplu mezarlar bulduk.”
Abasid, ellerindeki fotoğraf, görüntü ve verileri intikam saldırılarından korunmak için medyayla şu an paylaşmadıklarını anlatıyor: “Bir kadının yerlerde sürüklendiğini gösteren bir fotoğraf vardı. Fotoğraf elden ele dolaştı ve El Cezire’de yayımlandıktan sonra güvenlik güçleri gelip o fotoğrafı çekeni bulana kadar bütün mahalleyi sorguladı. Sonra fotoğrafı çekeni işkenceyle kör ettiler.”
Abasid’in sadece yakın akrabalarından 22 kişi ölmüş. 12’si kuzeniymiş. Ölenlerin arasında, ikinci kattaki evinin camından cep telefonuyla fotoğraf çekerken keskin nişancılar tarafından öldürülen 20 yaşında genç bir kadın da varmış. Başka bir kuzeni, gözleri önünde kafasından vurulmuş.
“Güvenlik güçleri ev ev dolaştı, 15 yaşından büyükleri stadyuma topladı ve 2 gün boyunca toplu işkenceden geçirdi.” Elektroşoka uğramış, dayak yemiş, ellerinden bağlanarak asılmışlar.
Suriye’de protestoları bastırmaya yönelik operasyonlara İran’ın da destek verdiği yönündeki iddialarla ilgili sorumuza ise şahit olduğu bir olayı anlatarak yanıt veriyor Abasid: “Dera’daki üçüncü protesto gösterilerinde ana postane binasının çatısında dört keskin nişancı vardı. Bir grup genç binaya tırmandı, keskin nişancıları etkisiz hale getirdi ve onları rehin aldı. Keskin nişancıların uzun sakalları vardı, saçları ise yoktu. (Sakal uzatmak da kafa kazıtmak da Suriye’de yasak.) Üstelik Arapça da bilmiyorlardı. Göstericiler bu kişileri sorgulamak için bir dükkâna götürmeye çalışırken, askerler olayı fark edince göstericileri otomatik silahlarla vurdu, ikisini öldürdüler, keskin nişancıları kurtardılar. Oradaydım ve her şeyi gördüm.”
Peki Devlet Başkanı Beşşar Esad’ın “silahlı teröristlerin güvenlik güçlerine saldırdığı” iddiaları için ne diyordu? Dera’da gösteriler hep barışçıl oldu. Hatta göstericiler, silah taşımadıklarını göstermek için tişörtlerini çıkarıp, üstleri çıplak yürüdüler. Abasid, rejimin göstericileri suçlu göstermek için çeşitli taktikler uyguladığını da anlatıyor.
“Uluslararası toplumdan ne bekliyorsunuz?” sorumuza Abasid, “Esad’ı gayrimeşru ilan etmelerini ve demokratik bir rejim kurulmasına yardımcı olmalarını bekliyoruz” yanıtını veriyor. Abasid, röportajın sonunda işkenceden öldüğü söylenen Hamza El Hatib’den de söz ediyor: “El Hatib tutuklandı ve işkence gördü. Vücudunda matkapla delikler açıldı.
Cumhuriyet / 2 Temmuz 2011
AKRA