İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0507:3808:2312:5315:3817:5719:25
Kabe

Madalyayı unuttular

Güncel
|

Sendikacı Yeter’in de aralarında bulunduğu 15 kişiye gözaltında işkence yaptıkları iddiasıyla yargılanan 9 polisten 5’i beraat etti. Sanıkların bir daha suç işlemeyeceğine kanaat getiren mahkeme, 4 polise verilen 11 ay 20 gün hapis cezasını da erteledi.

Suç tarihinde başkomiser olan Bayram Ali Kartal, komiserler Yusuf Öz ve Sedat Selim Ay ile polis memurları Erdoğan Oğuz, Zülfikar Özdemir, Necip Tükenmez, Şaban Toz, Bülent Duramanoğlu ve Şahin Kaplan’ın tutuksuz yargılandıkları dava dün sonuçlandı. Yasadışı MLKP örgütü üyesi olan 15 kişiye gözaltında işkence yaptıkları iddiasıyla yargılanan sanıkları, İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki karar duruşmasında avukatları temsil etti. ZEYBEK’İN DURUMU AYRI Mahkeme, yeterli delil elde edilemediği için, Özdemir, Tükenmez, Toz, Duramanoğlu ve Kaplan’ın beraatlarına karar verdi. Kartal, Ay, Öz ile Oğuz ise müştekilere suçlarını itiraf ettirmek için baskı yaptıkları ve darp ettikleri gerekçesiyle 11 ay 20’şer gün ağır hapis, 2 ay 27’şer gün memuriyetten men cezasına çarptırıldı. Sanıkların cezalarını altıda bir oranında artıran mahkeme, daha sonra takdir yetkisini kullanarak, aynı oranda indirim uyguladı. Mahkeme, ceza ertelenirse sanıkların aynı suçu bir daha işlemeyeceklerine dair kanaat oluştuğu için oyçokluğuyla bu yönde karar aldı. Kararda, Asiye Güzel Zeybek’in aynı tarihte gözaltında tecavüze uğradığına dair iddianın bu davayla ilgisinin bulunmadığı, kendisine karşı yapılan eylem için gerekli mercilere suç duyurusunda bulunma hakkının bulunduğu belirtildi. KARARA BİR MUHALİF OY Üye hâkim Mehmet Uysal, beraat kararıyla ilgili olarak, sanıkların işkenceyi kanıt elde etme yöntemi olarak kullandıklarını söyledi. Uysal; Kartal, Ay, Öz ve Oğuz’un işledikleri suçun sabit olmasına, suçun niteliği, işleniş biçimi ve mağdurların çokluğuna, İstanbul Ağır Ceza Mahkemeleri’nde sanıklarla ilgili pek çok dava bulunmasına ve suça ilişkin yeterli delil olmasına rağmen asgari ceza verilmesini eleştirdi. İşkence sonucu öldüğü belirtilen Süleyman Yeter’in avukatı Keleş Öztürk ise, beş yıldır süren davanın zamanaşımına 14 gün kala gelen karar için, "İşkence tespit edilmesine karşın beraat gibi karar verilmiştir. Sadece bu mahkemede, sanıkların pek çok davası bulunmasına rağmen cezaları ertelendi. İşkence bu ülkede devlet politikasıdır. Mahkeme de, idare de aynı işi yapıyor. Bu şekilde işkence önlenemez. İşkence ile mücadele insanlık mücadelesidir" dedi. 2. kez gözaltına alındı ve... 48 saat sonra öldü... Erzincan’da 1962’de doğan Yeter, liseyi İstanbul’da tamamladı. Bir süre çimento fabrikasında çalışan Yeter, eşi Ayşe Yumli ile 29 Aralık 1990’da grev alanında düğün yaptı. 1994’te DİSK’e bağlı TEKSİF sendikasında yönetime girdi. Ardından Limter - İş Sendikası eğitim uzmanı olarak görev yapan Yeter, üç arkadaşıyla 21 Şubat 1997’de İstanbul Terörle Mücadele Şubesi’nce gözaltına alındı. Mahkeme tarafından bırakılan zanlılar, işkence, taciz ve tecavüz davası açtı. Teşhis edilen beş polis, 1999’da Yeter’i ikinci kez gözaltına aldı. 48 saat sonra Yeter ölmüştü. Gözaltında ölüm davası sürüyor... Yeter’le ilgili bir başka dava ise İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nde üç yıldır sürüyor. Savcı, komiser yardımcısı Ahmet Okutucu ile polis memurları Erol Ertan ve Mehmet Yutar’ın "işkence sonucu adam öldürmek" suçlamasıyla yargılandığı davanın son duruşmasında, esas hakkındaki görüşünü açıklamıştı. Savcı, Yeter’in sorgusuna katılmayan ve sadece nezarethaneye götürüp - getiren Ertan’ın suçu işlediğine dair yeterli delil bulunamadığı gerekçesiyle beraatını istedi. Okutucu ve Yutar hakkında ise "işkence yaparak adam öldürmek" suçundan 4-10 yıl ağır hapis cezası talep edildi. MİLLİYET - 03.12.2002
AKRA