Son dönemde tırmanışa geçen et fiyatlarını frenlemek için ‘hayvan ithalatına’ yönelinmesi nedeniyle eleştiri oklarını üzerine çeken Tarım ve Köy İşleri Bakanı Mehdi Eker, fiyatlardaki yükselişi ‘kaçak kesime’ bağladı. Bakan Eker, “Türkiye’de yılda 1 milyon 100 bin ton kırmızı et kesiliyor. Ancak mezbahanelerdeki rakamlar 450 bin ton kesim yapıldığını gösteriyor. İki katından fazla kaçak et kesimi var“ dedi.
Tarım Bakanı Eker, dün gazetelerin Ankara temsilcileriyle biraraya gelerek ‘tarım’ gündemindeki konular hakkında bilgi verdi. Et fiyatlarının yükselişini engellemek için kalıcı önlemler üzerinde çalıştıklarını belirten Bakan Eker, şunları söyledi:
“Üzerinde çalıştığımız en önemli tedbir, hayvanlığı geliştirmek. Bunun için Doğu ve Güneydoğu’da yüzde 40 hibe veriyoruz. Ayrıca besi için yüzde 50 sübvansiyonlu kredi veriyoruz. Bu konuda önemli gelişme sağladık. Türkiye’deki sorun et kesimlerindeki kayıtdışılık. Türkiye’de kayıtdışılık yarı yarıya. Her yıl 900 bin ton büyükbaş, 200 bin ton küçükbaş hayvan kesiliyor. Ancak kayıtlı kesim 450 bin ton.”
Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehdi Eker, Türkiye’nin her yıl yüksek fiyatlar ödeyerek İsrail’den hibrit tohum ithal ettiği yönündeki yorumlara da açıklık getirdi.
Bakan Mehdi Eker, “Bu da tarımda gerçeği yansıtmayan efsanelerden biridir. Türkiye, İsrail’den ithal ettiğinden daha fazla gıda ürününü bu ülkeye ihraç etmektedir. Türkiye’nin İsrail’e sattığı tarım ürünü yıllık 142 milyon dolar. Bunun içinde gıda ürünleri ve tohum da var. İsrail’den aldığımız ise 27 milyon dolar. Bunun içinde tarım ürünleri, gıda ve tohum da yer alıyor” diye konuştu.
AB ile gıda faslının açılmasıyla birlikte Paris’in köyüyle Hakkari’nin köyünde aynı kriterlere göre gıda üretimi yapılacağını anlatan Bakan Eker, Türkiye’nin başlangıç halinde bile AB’nin bazı ülkelerinden çok daha iyi durumda olduğunu ifade etti.
Denetim sıkılaşacak
Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı tarafından hazırlanan raporda ‘Tarım’ faslının tüketici, üretici ve sanayiye sağlayacağı katkılar şöyle sıralandı:
- Tüm işletmeler kayıt altına alınacak. Et, süt, yumurta, balıkçılık ürünleri, hayvansal yan ürün işleyen tesisler, balıkçı tekneleri dahi kayıt altına alınacak ve hijyen kuralları uygulanacak.
* İşletme, nakil ve kesimde hayvana eziyet çektirilmeden refahı sağlanacak.
* Güvenilir gıda konusunda tüketici her türlü bilgiye erişebilecek.
* Gıda zincirinin her aşamasında izlenebilirlik sağlanacak.
* Riske dayalı bir kontrol sistemi oluşturulacak, denetim hizmetleri bu çerçevede değerlendirilerek daha etkin hale getirilecek.
* Bitkisel ürünlerde ilaç kalıntısının önüne geçilecek.
* İlaç satışı reçeteye tabi olacak, kullanımı kaydedilecek.
* Başta şap, brusella, tüberküloz olmak üzere, bulaşıcı hayvan hastalıkları önlenecek.
* Kayıtsız hayvan kalmayacak, her türlü hayvan hareketi takip edilecek.
* Hızlı Alarm Sistemi kurulacak, sorunun kaynağına ulaşılarak tekrarını önleyecek tedbirler alınacak.
- Gerekli hallerde sağlık için risk görülen ürünlerin toplatılması sağlanacak.
RADİKAL / 7 TEMMUZ 2010






